Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, yasın yalnızca ölümle sınırlı olmadığını; boşanma, iş kaybı veya hayallerin yıkılması gibi durumlarda da yaşandığını belirterek sağlıklı yas sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yasın Doğası ve Evreleri

Kederin, sevilen birinin veya anlam taşıyan herhangi bir unsurun kaybı karşısında verilen doğal ve sağlıklı bir psikolojik tepki olduğunu vurgulayan Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, yas tutabilmenin kişideki bağ kurma kapasitesinin bir göstergesi olduğunu belirtti. Toplumda yaygın olarak bilinen inkâr, öfke, pazarlık, depresif duygulanım ve kabullenme şeklinde sıralanan beş evreli modelin aksine, güncel psikoloji literatürünün bu sürecin doğrusal olmadığını ortaya koyduğunu ifade etti. Kişinin bazı günler kendini iyi hissederken bazı günler kaybı ilk günkü gibi yoğun yaşayabileceğini dile getiren Tunçel, sürecin temel amacının kaybı unutmak değil, onun yarattığı acıyla birlikte yaşamayı öğrenebilmek olduğunu kaydetti.

Yas Süresi ve Dikkat Edilmesi Gereken Belirtiler

Yasın belirli bir zaman sınırı bulunmadığına dikkat çeken Tunçel, ilk birkaç ayın daha yoğun geçebileceğini fakat etkilerin bireyin kişilik yapısına, sosyal desteğine ve yaşam öyküsüne bağlı olarak bir yıl veya daha uzun sürebileceğini belirtti. Günlük yaşamı sürdürmeyi engelleyen uzun süreli işlev kaybı, sürekli ve değişmeyen özlem, aşırı suçluluk duygusu, sosyal ilişkilerin tamamen sonlandırılması, umutsuzluk, intihar düşünceleri ile uzun süreli uyku ve iştah bozukluklarının uzamış yas bozukluğu veya klinik depresyon açısından mutlaka bir ruh sağlığı uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Bastırılan Duyguların Psikolojik ve Fiziksel Etkileri

Toplumda sıklıkla dile getirilen "güçlü olmalısın" veya "ağlama" gibi telkinlerin duyguları ortadan kaldırmadığını, yalnızca ifade biçimini değiştirdiğini belirten Tunçel, bastırılan duyguların kaygı bozuklukları, depresyon, öfke patlamaları veya travma sonrası stres belirtileri şeklinde ortaya çıkabileceğini söyledi. Ayrıca bu durumun kas ağrıları, baş ağrısı, mide-bağırsak sorunları, kronik yorgunluk ve bağışıklık sisteminde zayıflama gibi fiziksel rahatsızlıklara yol açabileceğini; sağlıklı yasın acıyı gerektiğinde ifade edebilmekten geçtiğini aktardı.

Farklı Kayıp Türleri ve Tedavi Yaklaşımları

Kederin sadece ölüm sonrası ortaya çıkmadığını, boşanma, iş kaybı, ciddi bir hastalık tanısı alma, uzuv kaybı, göç veya gelecek hayallerinin yıkılması gibi durumlarda da tetiklendiğini belirten Tunçel, her kaybın bireyin yaşamındaki özel anlamının dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Yasın uzaması veya işlevselliği ciddi şekilde bozması durumunda yas odaklı psikoterapi, bilişsel davranışçı terapi, travma odaklı terapiler ile aile ve grup terapilerinin devreye girebileceğini ifade eden Tunçel, ilaç tedavisinin doğrudan yası ortadan kaldırmak için değil, eşlik eden ağır anksiyete, depresyon veya travma sonrası stres durumlarında psikiyatri uzmanları tarafından planlanabileceğini ekledi.

Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi bünyesinde gerçekleştirdiği açıklamalarda, yas kavramının güncel psikoloji literatüründeki yerini değerlendirerek toplumda doğru bilinen yanlışlara ve ruh sağlığını koruma yöntemlerine dikkat çekmiştir.

Yas süreci, bireyin yaşamındaki anlam, güven duygusu ve rollerin değişmesiyle biçimlenen kişiye özgü bir süreçtir. Doğal bir tepki olan kederin bastırılmadan ifade edilmesi ve gerekli hallerde uzman desteğine başvurulması, bireyin yaşamla yeniden sağlıklı bağ kurabilmesi açısından önem taşımaktadır.

Kaynak: Haber Merkezi