Tiroit bezi hücrelerinin kontrolsüz çoğalmasıyla oluşan tiroit kanseri vakaları son 40 yılda 3 kat arttı. Kadınlarda erkeklere kıyasla 4 kat daha fazla görülen hastalık, erken evrede belirti vermediği için genellikle tesadüfen tespit ediliyor.

Tiroit Kanseri Kadınlarda 4 Kat Daha Fazla Görülüyor

Hastalığın Nedenleri ve Risk Altındaki Gruplar

Tiroit kanserindeki artışın temel nedenleri arasında sağlıksız beslenme, obezite, tütün kullanımı ve kanser yapıcı maddelere maruz kalma öne çıkıyor. Ayrıca iyot eksikliği de önemli bir etken kabul ediliyor; bu nedenle karalahana gibi iyot emilimini azaltabilecek sebzelerin aşırı tüketiminden kaçınılması öneriliyor. Hastalık kadınlarda erkeklere göre 4 kat daha sık görülürken, bu durumun hormonlar ve otoimmün rahatsızlıklarla ilişkili olduğu değerlendiriliyor. Çocukluk çağında radyasyon tedavisi görenler ile ailesinde guatr veya tiroit kanseri öyküsü bulunanlar yüksek risk grubunda yer alıyor.

Toplumda oldukça yaygın olan tiroit nodüllerinin yalnızca küçük bir kısmı kanser riski taşıyor. Yavaş seyreden papiller tip en sık rastlanan tür iken, daha hızlı ilerleyen anaplastik tip ile hormon üretmeyen hücrelerden kaynaklanan medüller tip daha nadir görülüyor.

Erken Tanının Önemi ve Tedavi Seçenekleri

Sessiz ilerleyen tiroit kanseri, ancak ileri evrelere ulaştığında boyunda şişlik, seste kısıklık, nefes darlığı ve yutkunma güçlüğü gibi belirtiler veriyor. Ultrasonda şüpheli nodül tespit edilen hastalara biyopsi yapılarak kesin tanı konuluyor. Kötü huylu dokuların vücuda yayılmadan önce çıkarılması için cerrahi müdahale ilk seçenek olarak uygulanıyor.

Erken teşhis edilen vakalarda tiroit bezinin yalnızca tek tarafının alınması yeterli olabiliyor. Bu sayede hastaların ömür boyu hormon ilacı kullanma zorunluluğu ortadan kalkarken atom tedavisine duyulan ihtiyaç da azalıyor. İleri evrelerde ise glandın tamamı ve lenf bezlerinin çıkarılması gerektiğinden operasyon riski artıyor ve kalıcı ilaç kullanımı zorunlu hale geliyor. Deneyimli cerrahlarca yaklaşık 4 santimetrelik kesiden yapılan ameliyat sonrasında hastalar 3-4 gün içinde normal yaşamlarına dönebiliyor.

Kaynak: Haber Merkezi