Şanlıurfa yakınlarında yer alan ve "Tarihin Sıfır Noktası" olarak adlandırılan Göbeklitepe, yaklaşık 12 bin yıllık geçmişiyle insanlık ve uygarlık tarihine dair bilinenleri değiştirmeye devam ediyor.
İnsanlık Tarihini Değiştiren Tapınak Yapıları
Şanlıurfa kent merkezine yaklaşık 18 kilometre mesafede bulunan Göbeklitepe, arkeoloji dünyasının en önemli keşifleri arasında yer almaktadır. Mısır Piramitleri’nden ve İngiltere'deki Stonehenge'den binlerce yıl önce inşa edilen yapı, yerleşik hayata geçiş ve inanç sistemlerinin doğuşuyla ilgili kabulleri kökten değiştirmiştir. Çapları 30 metreyi bulan dairesel yapılarda yükselen T biçimli devasa kireç taşı sütunlar, dönemin mimarlık ve mühendislik seviyesini gözler önüne sermektedir.
Taşlara Kazınan Hayvan Figürleri ve Semboller
Göbeklitepe’deki sütunların üzerinde yer alan kabartmalar ve estetik işçilik, arkeologlar ile ziyaretçilerin büyük ilgisini çekmektedir. Sütun yüzeylerinde aslan, boğa, yaban domuzu, tilki, ceylan ve yılan gibi çok sayıda hayvan figürünün yanı sıra soyut semboller ve el motifleri detaylı bir şekilde işlenmiştir. Uzmanlar, bu kabartmaların dönemin inanç dünyasını, totemlerini ve avcı-toplayıcı toplulukların doğayla olan ilişkisini sembolize ettiğini değerlendirmektedir.
Kültür Turizminde Yoğan İlgi ve Ziyaretçi Akını
UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan ören yeri, her yıl yüz binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlamaktadır. Bölgede kurulan modern koruma çatısı ve yürüyüş yolları, ziyaretçilerin tarihi dokuya zarar vermeden kazı alanını yakından incelemesine imkan tanımaktadır. Turizm acenteleri ve bölge rehberleri, kültür turları kapsamında Göbeklitepe'ye olan talebin her geçen gün arttığını ve bölge ekonomisine önemli katkı sağlandığını belirtmektedir.
İlk olarak 1963 yılında İstanbul ve Chicago Üniversitelerinin ortaklaşa yürüttüğü yüzey araştırmaları sırasında fark edilen alan, 1995 yılında Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Şanlıurfa Müzesi iş birliğiyle başlatılan kazılarla dünya gündemine oturmuştur. Profesör Doktor Klaus Schmidt başkanlığında yürütülen çalışmalar, avcı-toplayıcı insan topluluklarının tarımdan bile önce büyük tapınaklar inşa ettiğini kanıtlayarak tarih biliminde yeni bir dönem başlatmıştır.
Arkeolojik kazıların henüz küçük bir bölümünün tamamlandığı Göbeklitepe, toprak altında keşfedilmeyi bekleyen diğer dairesel yapılarıyla gizemini korumaktadır. Sürdürülen bilimsel araştırmalar ve geliştirilen ziyaretçi altyapısı sayesinde ören yeri, Türkiye'nin uluslararası alandaki en prestijli kültür mirası noktalarından biri olma konumunu güçlendirmektedir.




