Trafik ve İlk Yardım Haftası kapsamında değerlendirmelerde bulunan Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Öğretim Görevlisi ve Yol ve Trafik Güvenliği Danışmanı Özgür Şener, artan şehir trafiği ve kaza oranlarına dikkat çekti. Sürücü belgesi eğitimlerinin yalnızca aracı A noktasından B noktasına hareket ettirmekten ibaret olmaması gerektiğini belirten Şener; direksiyon başındaki sorumlulukların, tehlike algısının ve trafik kültürünün henüz okul çağındayken bireylere kazandırılması gerektiğini ifade etti.
İş amacıyla kullanılan araçla yapılan kaza iş kazası sayılıyor
Ticari alanda faaliyet gösteren firmaların ve saha çalışanlarının trafiğin önemli bir parçası olduğunu belirten Özgür Şener, şirket araçlarıyla geçirilen trafik kazalarının mevzuat gereği iş kazası kapsamında değerlendirildiğini hatırlattı. Şener, büyükşehirlerde artan trafik sıkışıklığının sürücülerde stres ve agresifliğe yol açarak "trafik terörünü" tetiklediğini, bu yoğunluğu azaltmak adına raylı toplu taşıma sistemlerinin tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.
Motosiklet kullanımı arttı: Güvenli taşıt değil, güvenli sürücü esastır
Türkiye'deki motosiklet sayısının 2019'da 1 milyon iken 2024 yılında 8 milyona ulaştığına dikkat çeken Şener, kaza sayılarının da buna bağlı olarak 44 binden 123 bine yükseldiğini aktardı. Motosikletlerin veya araçların kendi başlarına tehlikeli olmadığını dile getiren Şener, "Asıl mesele güvenli sürücüdür. Hız limitlerine uyan, öngörülü sürüş yapan ve trafiği okuyabilen sürücüler kazaları önleyebilir" ifadelerini kullandı.
Yaya geçitleri canla test edilmemeli
2023 yılında meydana gelen trafik kazalarında 6 bin 548 kişinin yaşamını yitirdiğini, 350 bin kişinin ise yaralandığını belirten Şener, yaya geçidi kullanımına ilişkin uyarılarda bulundu. Yayaların geçiş önceliğini araçların önüne aniden atlayarak test etmemesi gerektiğini söyleyen Şener, sürücülerin de yaya geçidinde durmadan önce dikiz aynalarından arkadaki trafiği kontrol etmelerinin hayati önem taşıdığını kaydetti.
Sürücülere güvenli sürüş ve araç içi teknoloji önerileri
Özgür Şener, trafikte çatışma ve tartışmalardan kaçınmak adına şu tavsiyelerde bulundu:
-
Güvenli tarafta kalın: Trafikteki diğer tüm sürücüleri henüz yeni ehliyet almış ve hata yapmaya meyilli olarak değerlendirip tedbirli sürün.
-
Şirket içi sürüş değerlendirmesi yapın: Şirketlerin çalışanlarına araç teslim ederken yalnızca ehliyet yılına değil, pratik sürüş değerlendirmelerine bakması gerekir.
-
Okul ve park çevrelerinde hızı düşürün: 11-12 yaş altındaki çocukların tehlike algısı gelişmediği için okul ve park bölgelerinde hız 10-20 km/s seviyelerine indirilmelidir.
-
Destekleyici teknolojilerden yararlanın: Araçlarda yaya algılama, kör nokta uyarısı, acil frenleme ve kör nokta kameraları gibi önleyici güvenlik sistemlerinin bulunmasına özen gösterilmelidir. Türkiye genelinde her yıl mayıs ayının ilk haftasında kutlanan Trafik ve İlk Yardım Haftası, toplumda trafik bilincinin artırılması, yaya ve sürücü güvenliğinin sağlanması ve kaza oranlarının düşürülmesi amacıyla çeşitli farkındalık etkinliklerine sahne olmaktadır. Trafik güvenliğinin kalıcı olarak sağlanması; kuralların sıkı denetlenmesinin yanı sıra bireylerin erken yaşlardan itibaren sorumluluk sahibi birer sürücü ve yaya olarak yetiştirilmesinden geçmektedir. Sürücü belgesi alım süreçlerinin içeriğinin zenginleştirilmesi ve güvenli sürüş kültürünün yaygınlaştırılması, trafikteki can kayıplarının önüne geçilmesinde en kritik adımdır.





