Hayat bazen insanın karşısına en beklemediği anda, hiç ummadığı bir köşede çıkıyor. Yılların getirdiği yorgunlukları, hatıraları ve yaşanmışlıkları sırtlayıp "tamam" dediğiniz bir yerde, kader size yepyeni bir sayfa açabiliyor. Yaşlılar Haftası vesilesiyle ziyaret ettiğim Eskişehir’deki huzurevinde tam da böyle, kalbe dokunan ve insana hayatın mucizelerini yeniden hatırlatan bir hikâyeye tanıklık ettim.
Aynı çatı altında yolları kesişen 83 yaşındaki Hayati Yazgı ile 56 yaşındaki Ayten Buraz Yazgı’nın hikâyesi bu…
2022 yılının Temmuz ayında, huzurevinin o samimi bahçesinde kıyılan nikâhla hayatlarını birleştirmişler. O gün bugündür de el ele, gönül gönüle aynı yolu yürüyorlar. Hayati Amca, o ilk zamanları tebessümle anlatıyor: "Evlilik kararını en güzel şu bahçeler biliyor, oralarda çok gezdik..." diyor. Birbirlerine yurt, birbirlerine sığınak olmuşlar. Ayten Hanım ise "Hiç düşünmediğim bir zamanda gerçekleşti, birbirimizin eskilerini yâd ederken 'neden olmasın' dedik ve yol arkadaşı olduk" sözleriyle özetliyor bu güzel buluşmayı.
Günümüzde evlilik kavramı sıkça şekilci kalıplara, toplumsal beklentilere ve statü telaşlarına kurban edilirken; Hayati Amca ile Ayten Abla bize evliliğin asıl harcını hatırlatıyor. Nedir o harç? Karşılıklı anlayış, içten bir sohbet, yükü hafifleten bir omuz ve samimi bir yol arkadaşlığı...
Onların hikâyesi bir kez daha kanıtlıyor ki; mutlu bir evliliğin yaşı, mekânı, zamanı ya da konumu yoktur. İnsan kaç yaşında olursa olsun, nerede yaşarsa yaşasın; ruhuna dokunacak, derdini rahatça dökebileceği ve sadece gözlerinin içine bakarak huzur bulacağı bir eş arar. Huzur bazen lüks bir konakta değil, bir huzurevi bahçesindeki bankta paylaşılan bir bardak çayda ve içten bir tebessümde saklıdır.
Ayten Hanım’ın uzun evliliğin sırrını soranlara verdiği cevap aslında hepimize bir ders niteliğinde: "Biz hep olduğundan yetindik. Güzel bir sevgi ve saygı olursa her türlü işin hakkından gelirsiniz." Hayati Amca’nın gençlere "Pek acele etmesinler" tavsiyesi ile Ayten Hanım’ın "Önce birbirlerini iyi tanısınlar" çağrısı ise günümüzün hızlı tüketilen sevdalarına verilmiş en kıymetli öğüt.
Hayat, planlar yaparken başımıza gelenlerdir derler. Yaşlılar Haftası’nda huzurevi bahçesinde el ele tutuşan bu iki güzel yüreğe bakarken bir kez daha anladım: Sevgiye ömür biçilemez, sevgide geç kalmak diye bir şey de yoktur. Yeter ki yürekte saygı, kalpte sadakat ve gözlerde o ilk günkü heyecan eksilmesin.
Hayati ve Ayten Yazgı çiftine, o yeşil bahçede kenetlenen ellerinin hiç ayrılmayacağı; sağlık, anlayış ve huzur dolu upuzun bir ömür diliyorum. Hayat yolculuğunda birbirinin yükünü hafifleten, birbirine ev olan tüm yüreklere sevgilerimle.