10 Eylül İntiharı Önleme Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, intihar riskinin erken fark edilmesinin ve açık iletişim kurulmasının hayat kurtarıcı olduğunu vurguladı. Tunçel, davranışlardaki ani değişikliklerin ciddiye alınması gerektiğini belirterek kriz anında yapılması gereken adımları paylaştı.
Ani Davranış Değişiklikleri Erken Uyarı İşareti Olabilir Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, psikolojik krizlerin her bireyde farklı biçimlerde ortaya çıkabileceğini ve bu nedenle davranışlardaki ani değişimlerin yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti. Yoğun umutsuzluk, günlük sorumlulukları aksatma, sosyal çevreden uzaklaşma, uyku ve iştah düzeninde bozulmalar ile alkol ve madde kullanımındaki artışın uyarıcı faktörler arasında yer aldığını kaydetti. Vedalaşma davranışları sergilemek, kişisel eşyaları dağıtmak veya vasiyet niteliğinde adımlar atmanın doğrudan risk göstergesi olduğuna değinen Tunçel, bu tür işaretlerin "geçici bir dönem" denilerek göz ardı edilmemesi ve profesyonel değerlendirme alınması gerektiğini ifade etti.
Doğrudan Soru Sormak Risk Oluşturmaz Daha önce intihar düşüncesini dile getirmeyen kişilerin de risk taşıyabileceğini vurgulayan Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, bireylerin yaşadığı yoğun acıyı dışarıya yansıtmakta zorlanabileceğini aktardı. İntihar fikrini doğrudan sormanın kişinin aklına bu düşünceyi sokacağına dair yaygın inanışın doğru olmadığını belirten Tunçel, yargılamadan sorulan açık soruların kişinin hissettiklerini paylaşmasına ve yardım arayışına girmesine alan açtığını bildirdi.
Kriz Anında Yalnız Bırakılmamalı Ve Güvenlik Sağlanmalı Kriz durumlarında sakin kalmanın ve bireyi yalnız bırakmamanı temel kural olduğunu dile getiren Tuğçe Tunçel, kişiyi suçlayıcı veya küçümseyici ifadelerden kaçınılması gerektiğini belirtti. Yakın bir risk durumunda kişinin kendisine zarar verebileceği araçlara erişiminin engellenmesi ve 112 Acil Çağrı Merkezi gibi profesyonel sağlık birimlerine başvurulması gerektiğini vurguladı. Sorumluluğun tek bir kişide kalmaması, yardım talebi reddedilse dahi güvenlik öncelikli tutularak uzman desteğine başvurulması gerektiğini aktardı.
Dünya Sağlık Örgütü ve Uluslararası İntiharı Önleme Derneği öncülüğünde her yıl 10 Eylül tarihinde düzenlenen etkinlikler, toplumda ruh sağlığı farkındalığını artırmayı amaçlamaktadır. Erken müdahale mekanizmalarının geliştirilmesi ve psikolojik krizlerin tabular yıkılarak açıkça konuşulabilmesi, küresel ölçekte yürütülen önleyici sağlık stratejilerinin temelini oluşturmaktadır.
Kriz durumlarının yatışmasının riskin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmediğini hatırlatan Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, psikoterapi ve psikiyatrik değerlendirmeleri kapsayan uzun vadeli bir takip planının şart olduğunu kaydetti. Yardım istemenin bir zayıflık değil, iyileşme yolunda atılan güçlü bir adım olduğunu belirten Tunçel, doğru zamanda kurulan empati odaklı iletişimin hayat kurtarıcı role sahip olduğunu vurgulayarak sözlerini tamamladı.





