Eksik dişlerin yerine doğal diş kökü işlevi gören titanyum implantlar, uygun hastalarda ve uzman hekim kontrolünde uygulandığında kalıcı ve estetik bir çözüm sunuyor. Diş implantı tedavisinde çene kemiğinin yapısı, hastanın genel sağlık durumu ve işlem sonrası ağız bakımı, başarının temel belirleyicileri arasında yer alıyor.

Egepol Hastaneleri Diş Hekimi Tankut Tuncer, diş implantı tedavisi, uygulama süreçleri, hasta seçim kriterleri ve işlem sonrası bakım hakkında önemli bilgiler paylaştı.

Çene Kemiğine Uygun İmplant Tercihi Önem Taşır

İmplantların titanyumdan üretilen ve diş kökünü taklit eden özel vidalar olduğunu belirten Diş Hekimi Tankut Tuncer, uygulamanın çene kemiğinde açılan özel boşluklara yapıldığını ifade ediyor. İstenilen kemik sıkılığı elde edildiğinde hemen protez yerleştirilebildiğini, ancak genel süreçte implantın kemikle kaynaşması için 2 ila 3 ay beklendiğini aktaran Tuncer; kemik yoğunluğu, genişliği ve yüksekliğine göre en uygun implant türünün seçildiğini vurguluyor. Hastanın çene yapısının elverişli olması durumunda alt ve üst çeneye toplam 12 adet implantın aynı anda uygulanabildiği ve günümüz teknolojisiyle yüzde 98'e varan başarı oranlarına ulaşıldığı belirtiliyor.

Doğru Hasta Seçimi Tedavi Başarısını Belirliyor

İmplant tedavisinin genellikle ergenlik döneminden sonra, yani 18-19 yaş itibarıyla uygulanabildiğini ve üst yaş sınırının bulunmadığını ifade eden Tankut Tuncer, hastanın genel sağlık durumunun uygunluğuna dikkat çekiyor. Kontrol altına alınmayan şeker hastalarında doku iyileşmesinin gecikmesi ve enfeksiyon riskinin yüksek olması nedeniyle işlem yapılmasının sakıncalı olduğu vurgulanıyor. Ayrıca aşırı sigara kullanımı veya madde bağımlılığı olan bireylerde, tedaviye başlanmadan önce bu alışkanlıkların ortadan kaldırılması gerektiği ifade ediliyor.

İmplant Sonrası Ağız Bakımı ve Kontroller Aksatılmamalı

İmplantların hiç bakım gerektirmediğine dair yaygın yanlış bir inanış bulunduğunu söyleyen Tuncer, ağız hijyenine dikkat edilmemesi ve 6 ay ile 1 yıl arasındaki düzenli kontrollerin aksatılması halinde implant çevresindeki dokularda enfeksiyon gelişebileceğini ve implant kayıplarının yaşanabileceğini belirtiyor. Kaybedilen bir implantın çıkarılarak greft (kemik tozu) uygulaması sonrası yeniden yapılması gerekebileceği, ancak bu durumun ek maliyet ve risk taşıdığı ifade ediliyor. İmplantların korunması için düzenli fırçalama, diş ipi ve ağız duşu kullanımının yanı sıra yetişkinlerin yılda en az bir kez diş muayenesinden geçmesi gerektiği hatırlatılıyor.

Eksik dişler sadece çiğneme fonksiyonunu etkilemekle kalmayıp bireylerde estetik ve sosyal problemlere de yol açabiliyor. Ağız sağlığının yanı sıra psikolojik açıdan da olumlu etkiler sunan implant tedavilerinde, hekim tecrübesi ve doğru tedavi planlaması kayıpların önüne geçilmesinde temel faktör olarak öne çıkıyor.

Diş implantları eksik diş tedavisinde yüksek başarı oranına sahip, konforlu ve estetik bir tedavi seçeneğidir. Başarılı bir tedavi süreci için doğru hasta tespiti, kişiye özel implant seçimi, uzman hekim müdahalesi ve hastanın işlem sonrasında ağız hijyenini titizlikle sürdürmesi gerekmektedir.

Kaynak: Haber merkezi