Trabzon'da düzenlenen 10. Uluslararası Bilimler Işığında Yaratılış Kongresi'nde konuşan Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan; insan beyninin çalışma mekanizması, yapay zekâ sistemleri ve varoluşun anlamı üzerine değerlendirmeler yaptı. Karadeniz Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleşen organizasyonda evrendeki hassas dengelere değinen Tarhan, yapay zekâ ile kâinatın matematiksel yapısı arasındaki benzerliklere dikkat çekti.

Karadeniz Teknik Üniversitesi Osman Turan Salonu'nda "Kâinat: Ölçü, Denge ve Anlam" ana temasıyla düzenlenen kongrenin açılış panelinde sunum yapan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, insan beynini Bayesçi model çerçevesinde ele aldı. Beynin dış dünyayı edilgen bir şekilde kaydetmediğini belirten Tarhan, organın sürekli tahminler yürüten ve bu tahminleri beş duyudan elde edilen yeni kanıtlar ile geçmiş tecrübeler ışığında anbean güncelleyen dinamik bir yapıda çalıştığını kaydetti.

Bilimsel eleştiri ve gençlerin inanç sorularına yaklaşım

2024 yılında kamuoyuyla paylaştıkları Yaratılış Manifestosu metnine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tarhan; fizik, matematik ve biyoloji alanlarında çalışan akademisyenlerden karşı bilimsel tezler veya eleştiriler beklediklerini ancak bu yönde bir geri dönüş almadıklarını ifade etti. Gençlerin inanç ile yaratılış konularındaki sorularının önemsenmesi gerektiğine işaret eden Tarhan, dinî referansları benimsemeyen bireylere karşı yalnızca bu referanslarla yanıt vermenin yetersiz kalacağını, sürecin bilimsel temeller doğrultusunda yürütülmesinin ikna ediciliği artıracağını vurguladı.

Tüketim kültürü, haz anlayışı ve anlam arayışı

Kapitalist yaşam tarzının haz odaklı bir yapıyı desteklediğini ifade eden Tarhan, mevcut sistemin beyni dopamin salgılamaya yönlendirdiğini ve hedonizmi bir yaşam felsefesi olarak sunduğunu belirtti. Aristoteles'in mutluluk kavramına göndermede bulunan Tarhan, bireylerin sürekli kazanıp tüketmeye dayalı döngü yerine "anlam mutluluğunu" hedeflemeleri gerektiğini söyledi. İnsanın varoluşunu ve yaşam düzenini bir cihaz ile üreticisi arasındaki ilişkiye benzeten Tarhan, en verimli çalışma yöntemini cihazı tasarlayanın bileceğini dile getirdi.

Dijital evren modeli ve yapay zekâ karşılaştırması

Evrenin oluşum sürecini bilgi, matematik, tasarım, enerji, madde ve canlılık sırasıyla açıklayan Tarhan; insan gözünün elektromanyetik spektrumun yalnızca kısıtlı bir bölümünü algılayabildiğini hatırlattı. Yapay zekâ algoritmaları ile evrendeki matematiksel işleyişi kıyaslayan Tarhan, bu sunumundaki verileri ChatGPT sistemine yönelttiği sorular üzerinden oluşturduğunu açıkladı. Yapay zekanın veri temelinde parametre değiştirmesine karşın doğadaki süreçlerin fizik kuralları doğrultusunda ilerlediğini aktaran Tarhan, yapay zekanın bir amaç doğrultusunda çalışmasından yola çıkarak evrenin de bir amacı ve dış zekâsı olması gerektiği görüşünü savundu.

Aşkınlık ihtiyacı ve süperdeterminizm kavramı

Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisine değinen Tarhan, "kendini aşma" ile "aşkınlık" ihtiyacının kendini gerçekleştirme seviyesinden daha üstün bir psikososyal gereksinim olduğunu ifade etti. Başkalarına yardım etme, doğa, estetik ve bilimsel arayışların bu kapsamda yer aldığını belirten Tarhan, konuşmasının son bölümünde süperdeterminizm kavramını dinî literatürdeki Levh-i Mahfuz ile ilişkilendirdi. Tarhan, evrene ait bilgilerin fiziki yaratılıştan önce var olduğu yönündeki yaklaşımını paylaştı.

1-2 Ekim 2026 tarihlerinde Trabzon'da gerçekleştirilen 10. Uluslararası Bilimler Işığında Yaratılış Kongresi; Trabzon Valisi Tahir Şahin, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı gibi yetkililerin katılımıyla düzenlendi. Kongre, kâinattaki düzen, hassas ayarlar ve yaratılış konularını bilimsel disiplinler ışığında ele almayı amaçlıyor.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan'ın kongredeki sunumu, yapay zekâ teknolojileri ile evrenin işleyiş prensipleri arasında kurulan felsefi ve bilimsel bağı ortaya koyuyor. İnsan beyninin tahmin odaklı çalışma yapısından tüketim toplumunun getirdiği psikolojik süreçlere kadar geniş bir yelpazede sunulan değerlendirmeler, varoluşun anlaşılmasında bilimsel veriler ile anlam arayışının birlikte ele alınması gerektiğini gösteriyor.

Kaynak: haber merkezi