Bir şehrin eğitimdeki başarısını yalnızca üniversite sınavlarında aldığı derecelerle ölçmek bence eksik kalır. Çünkü eğitim dediğimiz şey sadece akademik başarıdan ibaret değil. Bir gencin eline meslek kazandırmak, onu üretimin bir parçası haline getirmek ve öğrendiği bilgiyi uygulayabileceği bir ortam sunmak da en az diğer başarılar kadar önemli.
Eskişehir bu konuda son yıllarda önemli işler yapıyor. Özellikle Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi bünyesinde faaliyet gösteren Özel EOSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, mesleki eğitimin doğru planlandığında ve doğru imkanlarla desteklendiğinde neler başarabileceğini bir kez daha gösterdi.
TEKNOFEST Mesleki Yetenek Yarışması'nda okul öğrencileri dört Türkiye derecesi elde etti. Buraya kadar baktığımızda bile önemli bir başarıdan söz ediyoruz. Fakat asıl dikkat çekici nokta kaynakçılık kategorisinde ortaya çıktı.
Türkiye birincisi, Türkiye ikincisi ve Türkiye üçüncüsü aynı okuldan çıktı. Bence bu cümlenin üzerinde biraz durmak gerekiyor. Çünkü burada artık tek bir öğrencinin bireysel başarısından bahsetmiyoruz. Aynı okulun üç farklı takımının Türkiye genelinde ilk üç sırayı alması, ortada tesadüfle açıklanabilecek bir sonuç olmadığını gösteriyor.
Bir öğrencinin başarılı olması elbette mümkündür. İyi hazırlanır, çok çalışır ve yeteneğini ortaya koyar. Ancak bir okulun aynı kategoride Türkiye'nin ilk üç derecesini alması başka bir şeyi anlatır. O okulda verilen eğitimin, öğretmenlerin emeğinin, öğrencilerin çalışma disiplininin ve öğrencilerin uygulama yapabileceği imkanların bir bütün olarak işe yaradığını gösterir.
Üstelik başarı yalnızca kaynakçılık kategorisiyle de sınırlı değil. Elektrik Kumanda Panosu Tasarımı ve Uygulama kategorisinde de Türkiye üçüncülüğünün gelmesi, okulun farklı alanlarda da iddialı bir noktaya geldiğini ortaya koyuyor.
Bana göre burada asıl konuşmamız gereken konu mesleki ve teknik eğitimin kendisi. Uzun yıllar boyunca meslek liselerine biraz farklı gözle bakıldı. Sanki üniversiteye gitmenin alternatifiymiş gibi değerlendirildi. Oysa bugün sanayinin en önemli ihtiyaçlarından biri nitelikli insan kaynağı. Fabrikalar, üretim tesisleri ve teknoloji şirketleri yalnızca diploma sahibi gençleri değil, yaptığı işi bilen, el becerisi olan, teknolojiyi kullanabilen ve üretim sürecine doğrudan katkı sağlayabilecek gençleri arıyor.
Eskişehir'in de sanayi kenti kimliğini daha ileriye taşıması için tam olarak böyle bir insan kaynağına ihtiyacı var. Bu nedenle Özel EOSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin başarısını yalnızca bir okul başarısı olarak görmemek gerekiyor. Bu başarı aynı zamanda mesleki eğitimin geleceği açısından da önemli bir mesaj veriyor. Öğrenciye doğru eğitim verildiğinde, öğretmenine imkan sağlandığında ve eğitim üretimle buluşturulduğunda ortaya çok güçlü sonuçlar çıkabiliyor.
Kaynakçılıkta Türkiye'nin ilk üç derecesinin aynı okuldan çıkması da bunun en güzel örneklerinden biri. Burada öğretmenlerin emeğini de ayrıca görmek gerekiyor. Çünkü öğrencinin yeteneğini ortaya çıkarması, onu yarışmaya hazırlamak, eksiklerini tamamlamak ve aylar süren bir çalışma sürecinde motivasyonunu korumasını sağlamak kolay değil. Bu başarıda öğrenciler kadar öğretmenlerin, teknisyenlerin ve okul yönetiminin de emeği var.
Eskişehir OSB'nin mesleki eğitime yaptığı yatırımın karşılığının böyle derecelerle ortaya çıkması da ayrıca önemli. Bir okula yapılan yatırımın sonucunu sadece okulun fiziki imkanlarında değil, yetiştirdiği öğrencilerin ortaya koyduğu işlerde görmek gerekiyor.
Bugün TEKNOFEST'te Türkiye derecesi alan bu gençler yarın Eskişehir'deki fabrikalarda, atölyelerde, teknoloji şirketlerinde ve üretim tesislerinde görev alacak. Belki yeni teknolojiler geliştirecek, belki kendi işletmesini kuracak, belki de başka gençlere meslek öğretecek. O yüzden bu başarıya bakarken yalnızca alınan kupayı ya da dereceyi konuşmamak lazım. Asıl mesele, bu gençlere bir gelecek ve bir meslek kazandırılması.
Eskişehir'in sanayisi büyüyecekse, üretimi artacaksa ve yüksek teknoloji hedefleniyorsa bunun yolu yalnızca yeni fabrikalar kurmaktan geçmiyor. O fabrikalarda çalışacak, üretecek, geliştirecek ve teknolojiyi ileri taşıyacak insanları da yetiştirmek gerekiyor.
Özel EOSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin TEKNOFEST'te elde ettiği dört Türkiye derecesi, bunun mümkün olduğunu gösteriyor. Hele ki kaynakçılıkta Türkiye birinciliği, ikinciliği ve üçüncülüğünün aynı okuldan çıkması... Bence bu sonuç, üzerinde düşünülmesi gereken çok net bir başarı hikayesi.
Mesleki eğitime yatırım yapıldığında, gençlere güvenildiğinde ve onlara kendilerini gösterebilecekleri imkanlar sunulduğunda ortaya gerçekten gurur verici sonuçlar çıkabiliyor.