Okul öncesi eğitim döneminin yaklaşmasıyla birlikte çocukları için kreş ve anaokulu arayışına giren ailelere uzmanlardan önemli uyarılar geldi. Üsküdar Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, okulun fiziki yapısından önce çocuğun gelişimsel ve psikolojik gereksinimlerinin ön planda tutulması gerektiğini vurguladı. Öğretmen kadrosundaki süreklilik, sınıf mevcudu ve güvenlik gibi detayların temel kriterler arasında yer aldığını belirten Kadıoğlu, çocuğun kendini güvende hissettiği ortamların tercih edilmesi gerektiğini ifade etti.
Sadece Fiziki Özelliklere Değil Temel İhtiyaçlara Bakılmalı
Kreş arayışındaki velilerin sıklıkla gösterişli donanımlara ve geniş bahçelere odaklandığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, asıl belirleyici unsurun çocuğun okula uyumunu sağlayacak psikolojik faktörler olduğunu söyledi. Kadıoğlu, öğretmen kadrosunun değişim sıklığı, sınıfta çocuk başına ayrılan zaman, mevcudun seviyesi ve oryantasyon programlarının varlığı gibi temel soruların sorulması gerektiğini belirtti. Ailelerin karar aşamasında okul ile ev arasındaki mesafe, güvenlik önlemleri, beslenme ve uyku rutinleri gibi faktörleri de hassasiyetle incelemesi önem taşıyor.
Çocuğun Yaş Grubuna Göre Beklentiler Değişiklik Gösteriyor
Kreş seçiminde yapılan en yaygın hatalardan birinin tüm yaş gruplarını aynı kriterlerle değerlendirmek olduğunu vurgulayan Kadıoğlu, yaşa göre ihtiyaçların farklılaştığını aktardı. 0-2 yaş aralığında bakımın sıcaklığı ve sürekliliğinin ilk sırada yer aldığını belirten uzman, 2-4 yaş döneminde evden ilk kez ayrılan çocuk için kademeli uyum sürecinin sorulması gerektiğini ifade etti. 4-6 yaş grubunda ise kurallara uyum sağlama, sıraya girme ve kişisel ihtiyaçları ifade edebilme gibi sosyal becerilerin öne çıktığı kaydedildi.
Sınıf Mevcudunda Yasal Sınır ile İdeal Sayı Arasındaki Fark
Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okul öncesi kurumlarda sınıf mevcudunun üst sınırının 20 öğrenci olduğunu hatırlatan Kadıoğlu, bu rakamın bir hedef değil üst sınır olarak görülmesi gerektiğini bildirdi. Uluslararası standartlara göre yaş küçüldükçe grup büyüklüğünün azalması gerektiğini vurgulayan uzman, 0-2 yaş grubunda 6-8 çocuğa birden fazla yetişkin düşmesi gerektiğini belirtti. Velilerin sadece kâğıt üzerindeki rakamlara değil, sınıfta fiilen görev yapan yetişkin sayısına ve yardımcı öğretmen bulunup bulunmadığına dikkat etmesi gerektiği aktarıldı.
Kurum Yönetimine Yöneltilmesi Gereken Somut Sorular
Okul görüşmelerinde ailelerin sorabileceği somut detayları paylaşan Kadıoğlu; son iki yıldaki öğretmen değişim oranı, yeni başlayan çocuklar için uygulanan oryantasyon süresi ve ağlama nöbetlerinde izlenen yaklaşımların sorgulanmasını önerdi. Ayrıca okulda tam zamanlı rehberlik servisinin bulunması, dolapların sabitlenmesi gibi güvenlik tedbirleri, ilk yardım eğitimli personel mevcudiyeti, uyku-beslenme saatlerinin düzeni ve aileyle günlük bilgi paylaşım mekanizmalarının da mutlaka netleştirilmesi gerektiği ifade edildi.
Okul öncesi eğitim dönemi, çocukların aile ortamından çıkarak sosyal hayata adım attıkları ilk evreyi oluşturmaktadır. Bu süreçte tercih edilen eğitim kurumunun niteliği, çocuğun ilerleyen yıllardaki akademik başarısını, duygusal gelişimini ve sosyal uyum becerilerini doğrudan etkilemektedir.
Kreş ve anaokulu seçiminde en şık dekorasyonlar veya lüks imkânlar yerine, çocuğun kendini duygusal olarak güvende ve görünür hissettiği alanlar tercih edilmelidir. Ailelerin, kurumun sunduğu fiziksel imkanların arkasındaki eğitim kadrosu istikrarına, güvenlik standartlarına ve yaşa uygun gelişimsel yaklaşımlara odaklanması, başarılı bir okul öncesi dönemi için en kritik adımı oluşturmaktadır.





