Günlük yaşamın sürdürülebilmesinde temel rol üstlenen görme duyusu, belirti vermeden ilerleyen hastalıklar nedeniyle risk altına girebiliyor. Uzmanlar, glokom, katarakt ve diyabete bağlı göz rahatsızlıklarına karşı herhangi bir şikayet olmasa dahi düzenli göz muayenesi yaptırılması gerektiğine dikkat çekiyor.

Görme duyusu, bireylerin günlük yaşamlarını bağımsız bir şekilde sürdürebilmeleri açısından kritik bir rol oynamaktadır. Buna karşın genel sağlık yaklaşımında göz sağlığı genellikle belirgin bir şikayet ya da rahatsızlık ortaya çıktığında hatırlanmaktadır. Birçok göz hastalığının ilk evrelerinde hiçbir belirti vermeden ilerleyebildiği göz önüne alındığında, kişilerin herhangi bir görme problemi yaşamaması gözlerin tamamen sağlıklı olduğu anlamına gelmemektedir.

Glokom ve kronik rahatsızlıklar sinsice ilerliyor

Halk arasında göz tansiyonu olarak bilinen glokom, başlangıç aşamasında fark edilebilecek belirgin bir belirti göstermeyen hastalıkların başında gelmektedir. Zamanla ilerleyen glokom, görme alanında kalıcı kayıplara yol açabilmektedir. Bu durum, düzenli göz muayenelerinin önemini ortaya koymaktadır. Glokomun yanı sıra katarakt, retina rahatsızlıkları, sarı nokta hastalığı ve diyabete bağlı göz problemleri de doğrudan görme kalitesini etkileyen unsurlar arasında yer almaktadır. Özellikle diyabet hastalarının göz kontrollerini düzenli yaptırmaları, retinada oluşabilecek hasarların erken tespiti ve görme kaybının önlenmesi açısından hayati önem taşımaktadır.

Çocuklarda göz sağlığı takibi ihmal edilmemeli

Çocukluk çağında fark edilmeyen bazı görme bozuklukları, ilerleyen dönemlerde kalıcı hale gelebilmektedir. Göz tembelliği ve şaşılık bu sorunların başında yer almaktadır. Çocukların televizyona veya ekrana çok yakından bakması, başını eğerek odaklanması, gözlerini kısması, sık baş ağrısı yaşaması veya tek gözünü kapatarak bakması gibi davranışlar muayene gerektiren durumları işaret etmektedir. Çocukların yaş gruplarına uygun gelişim takibinin yapılması ve şüpheli belirtilerde uzman hekime başvurulması gerekmektedir.

Ani görme değişikliklerinde vakit kaybetmeden hekime başvurulmalı

Belirli semptomların ortaya çıkması halinde zaman kaybetmeden göz hastalıkları uzmanına başvurulması gerekmektedir. Ani görme kaybı, görme alanında kararma veya perde oluşması, yeni başlayan yoğun ışık çakmaları, gözde uçuşmalar ve şiddetli göz ağrısı gibi durumlar ihmal edilmemesi gereken acil göstergeler arasında yer almaktadır. Göz hastalıklarında erken tanı, tedavi başarısını artırırken görme yetisinin korunmasına da imkan tanımaktadır.

Toplumda genellikle göz muayenelerine yalnızca belirgin bir görme kusuru oluştuğunda başvurulmaktadır. 8 Ekim Dünya Görme Günü gibi farkındalık dönemleri, belirti vermeden ilerleyen sinsi göz hastalıklarına karşı erken tanının önemini vurgulamak amacıyla değerlendirilmektedir.

Görme sağlığının korunması, şikayet oluşmasını beklemeden düzenli hekim kontrollerinin alışkanlık haline getirilmesine bağlıdır. Erken teşhis sayesinde telafisi mümkün olmayan görme kayıplarının önüne geçilebileceği unutulmamalıdır.

Kaynak: Haber merkezi