Yaşam süresinin uzaması ve olumsuz yaşam alışkanlıkları sebebiyle kalp kapağı hastalıklarının görülme sıklığı artarken, daha önce ileri yaşlarda ihtiyaç duyulan müdahaleler gençlerde de gerekli hale gelebiliyor. Uzmanlar, kapak yapısını bozan etkenlere ve ameliyatsız tedavi seçeneklerine dikkat çekiyor.

Kalp kapakçığı rahatsızlıklarının belirtileri ve doktora başvuru zamanı

Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Onur Taşar, tıp teknolojilerindeki gelişmelerle uzayan yaşam süresinin ve yaşlanan nüfusun yanı sıra günümüz koşullarındaki olumsuz alışkanlıkların kalp kapağı hastalıklarını artırdığını ifade etti. Hastalığın en belirgin semptomları arasında fiziksel aktivite sırasında başlayan ve dinlenmeyle geçen nefes darlığı, çabuk yorulma, halsizlik, çarpıntı, eforla gelen göğüs ağrısı, baş dönmesi, bayılma ve bacaklarda oluşan ödem yer alıyor. Bu şikayetler görüldüğünde zaman kaybetmeden bir kardiyoloji uzmanına başvurulması öneriliyor.

Kalp kapağı sağlığını olumsuz etkileyen altı temel faktör

Kapak yapısının bozulmasında tütün kullanımı damar duvarlarını tahrip edip kireçlenmeyi hızlandırırken, yetersiz ağız bakımı bakterilerin kana karışarak kalp kapağı iltihabına yol açmasına neden olabiliyor. Doymuş yağ ve işlenmiş gıda ağırlıklı beslenme kapaklarda lipid birikimi yaratırken, hareketsiz yaşam obezite ve tansiyon üzerinden mekanik yükü artırıyor. Çocuklukta geçirilen boğaz enfeksiyonlarının tedavisiz kalması romatizmal kapak rahatsızlıklarına zemin hazırlarken, aşırı tuz tüketimi ise yükselen tansiyon sebebiyle aort ve mitral kapakları zorlayarak erken yıpranmaya sebep oluyor.Ameliyatsız girişimsel yöntemler hasta konforunu artırıyor

Gelişen tıp imkanları sayesinde açık kalp ameliyatlarına alternatif sunan girişimsel yöntemler ön plana çıkıyor. Göğüs kafesi açılmadan, çoğunlukla kasık damarlarından girilerek yapılan bu işlemler hastaların düşük komplikasyon riskiyle kısa sürede iyileşmesine olanak tanıyor. Uygulama sonrasında hastalar genellikle iki veya üç gün içerisinde yürüyerek taburcu olabiliyor. Açık operasyonlardaki gibi uzun süre sırtüstü yatma veya korse takma zorunluluğu bulunmazken, hastalar evdeki iyileşme sürecinde kişisel ihtiyaçlarını rahatlıkla karşılayabiliyor.Girişimsel tedaviler kapsamında kasık atardamarından girilerek yapılan TAVI yöntemiyle daralmış aort kapağına biyoprotez yerleştirilebiliyor. Mitral ve triküspit kapak yetmezliklerinde ise MitraClip, TriClip, balon valvüloplasti veya kateterle kapak değişimi sunan TMVR ve Tricvalve gibi teknikler kullanılarak hastaların yaşam kalitesi yükseltiliyor.

Kaynak: Haber merkezi