Hızlı tüketim çağında, aldığımız ürünlerin ömrü her geçen gün kısalırken Eskişehir’den gelen bir ustalık haberi, "kalite" kavramını yeniden tanımlıyor. Rusya asıllı keçe ustası Natalya Yiğit, kendi ülkesinde edindiği derin teknik bilgiyi Türkiye’deki atölyesinde sürdürüyor. Klasik yumuşak patiklerin aksine, sert ve formu bozulmayan yapısıyla dikkat çeken bu keçe ürünler, zahmetli bir üretim sürecinin meyvesi.

Bir Terlik İçin 4 Günlük Emek: Özel Teknik


Natalya Yiğit’in üretim sürecini sıradan bir el işinden ayıran en temel özellik, uyguladığı özel teknik ve yoğun çalışma temposudur. Tek bir terliğin yapımı, günde ortalama 8-9 saatlik aralıksız bir çalışma ile tam 4 gün sürmektedir. Eğer üretilen ürün bir dış mekân ayakkabısıysa, bu süre bir haftayı aşabilmektedir. Bu denli yüksek işçilik saati, keçenin liflerini birbirine kenetleyen ve ürüne ayakkabı sertliği veren özel bir döküm/dövme sürecinden kaynaklanır. Yiğit, bu zahmetli sürecin sonucunda formun yıllarca bozulmadığını ve ürünün "ev ayakkabısı" sağlamlığına ulaştığını vurguluyor.

Keçesanatı

Keçenin Ayak Sağlığına Bilimsel Faydaları


Doğal yün keçenin insan fizyolojisi üzerindeki etkileri, tıbbi çevrelerce de kabul edilen özelliklere sahiptir. Yiğit’in ürettiği ürünlerin en büyük iddiası, ayak kokusunu tamamen bitirmesidir. Sentetik malzemelerin aksine, keçe lifleri hava sirkülasyonuna izin verir; bu da ayağın terlemesini önler.

Termostat Etkisi: Keçe, kışın ısıyı hapsederken yazın ayağı serin tutar.

Hijyen: Hava alan yapısı sayesinde bakteri ve mantar oluşumunu minimize eder.

Konfor: Sert ama esnek yapısı sayesinde ayak anatomisine zamanla uyum sağlar.

Neden 3.500 TL? Ömürlük Yatırım Analizi


İlk bakışta bir ev terliği için 3.500 TL’den başlayan fiyatlar yüksek görünse de, Natalya Yiğit bu durumu "ömürlük yatırım" olarak açıklıyor. Standart bir ev terliği birkaç ayda deforme olup çöpe giderken, bu özel yapım keçe terliklerin 5 yıl boyunca formunu bozmadan kullanılabildiği belirtiliyor. Yıllık maliyete bölündüğünde, kaliteli bir ayakkabıdan çok daha ekonomik bir tablo ortaya çıkıyor. Ürünlerin el yapımı olması ve her bir parçanın tek bir usta elinden çıkması, seri üretim maliyetlerinin çok üzerinde bir değer yaratıyor.

Gelenekten Geleceğe: Kurs Talepleri ve Online Eğitim


Eskişehir’de sürdürülen bu kadim zanaat, sadece ürün satışı ile sınırlı kalmıyor. Yiğit, çevresinden ve sosyal medyadan gelen yoğun eğitim taleplerini karşılamak adına gelecekte online kurslar vermeyi planlıyor. Sadece terlik değil; şapka, eldiven ve çanta gibi farklı aksesuarlarla keçe sanatını genişleten usta, sabır ve büyük bir ustalık gerektiren bu işi yeni nesillere aktarmayı hedefliyor. Keçenin yumuşak bir yün yığını olmaktan çıkıp dayanıklı bir ayakkabıya dönüşme süreci, öğrenmek isteyenler için disiplinli bir eğitim yolculuğu vadediyor.

Tasarımda Çeşitlilik: Evden Sokağa Keçe


Natalya Yiğit’in ustalığı sadece ev ortamıyla sınırlı değil. Deri detaylar ve dış taban ekleyerek ürettiği dış mekân ayakkabıları, keçe şıklığını sokağa taşıyor. Bu ayakkabılar, deri ayakkabıların esnekliğini ve keçenin sağlıklı yapısını birleştiriyor. Kişiye özel tasarımlar ve boyuta göre değişen fiyatlandırma ile Yiğit, her müşteriye özel ve benzersiz bir deneyim sunmayı başarıyor.

Keçesanatıı

Kaynak: Haber Merkezi