Dijital cihaz karşısında geçirilen uzun saatler, çocuklarda psikolojik etkilerin yanı sıra ciddi fiziksel sağlık sorunlarını da beraberinde getiriyor. Uzmanlar, kontrolsüz ekran kullanımının boyun düzleşmesinden obeziteye ve her 4 çocuktan birinde görülen kronik kabızlığa kadar pek çok rahatsızlığı tetiklediği konusunda uyarılarda bulunuyor.

Erken Yaşta Omurgaya Aşırı Yük Biniyor

Türkiye'deki saha çalışmalarına göre çocukların günlük ekran süresinin 4-7 saat, ergenlerde ise 6-8 saat seviyelerine ulaştığını belirten Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Soner Demiral, bu durumun önerilen limitlerin çok üzerinde olduğuna dikkat çekti. Ekrana bakarken başın 60 derece öne eğilmesinin omurgaya yaklaşık 27 kilogramlık ek yük bindirdiğini aktaran Demiral, bu duruşun "text neck" (metin boyun) sendromuna, boyun düzleşmesine ve erken dönem fıtıklarına zemin hazırladığını ifade etti.

Tuvalette Telefon Kullanımı Kabızlık Riskini Artırıyor

Ekran bağımlılığının sindirim sistemi üzerinde de ağır sonuçlar doğurduğunu vurgulayan Uz. Dr. Demiral, çocuklarda normal şartlarda yüzde 3-5 bandında seyreden kabızlık oranının, dijital bağımlılık ve tuvalete telefonla girme alışkanlığı nedeniyle yüzde 25 seviyesine tırmandığını söyledi. Tuvalet esnasında ekrana odaklanmanın doğal dışkılama refleksini baskıladığını belirten uzman, bu durumun kronik kabızlık ve enfeksiyon riskini katladığını kaydetti.

Görme Kusurları ve Uykusuzluk da Tehdit Oluşturuyor

Uzun süreli ekran kullanımının göz sağlığını da olumsuz etkilediğine değinen Demiral; miyopi artışı, göz kuruluğu ve dijital göz yorgunluğunun sıkça yaşandığını aktardı. Hareketsizliğin obeziteye davetiye çıkardığını, mavi ışık maruziyetinin ise melatonin hormonunu baskılayarak uyku kalitesini düşürdüğünü ifade eden uzman, çocukların gelişim döneminde fiziksel ve zihinsel bütünlüğün korunması gerektiğinin altını çizdi.

Ebeveynlere ve Eğitmenlere Düşen Görevler

Çocukları dijital bağımlılığın getirdiği fiziksel hasarlardan korumak adına önerilerde bulunan Uz. Dr. Soner Demiral; ekrana bakarken 20 dakikada bir 20 saniye boyunca uzağa bakmayı içeren 20-20-20 kuralının uygulanmasını tavsiye etti. Cihazların göz hizasında tutulması, tuvalete telefonla girilmemesi, günde en az 60 dakika açık hava veya spor aktivitesi yapılması ve ailece ekransız zaman dilimlerinin oluşturulması gerektiğini vurguladı.

Teknolojik cihazların çocukların günlük yaşamının merkezine yerleşmesi, hareketsiz yaşam tarzını ve duruş bozukluklarını küresel bir sağlık problemi haline getirdi. Gelişim çağındaki çocuk omurgasının sürekli anormal yüke maruz kalması ve biyolojik reflekslerin erteletilmesi, ilerleyen yaşlarda kalıcı kas-iskelet ve sindirim sistemi rahatsızlıklarına yol açabiliyor.

Çocuklarda görülen kronik kabızlık, boyun ağrısı veya göz yorgunluğu gibi şikayetleri yalnızca geçici rahatsızlıklar olarak görmeyip arkasındaki ekran bağımlılığı faktörünü değerlendirmek büyük önem taşımaktadır. Spor, sanat ve aile içi aktivitelere yönlendirilen, ekran süreleri sınırlandırılan çocuklar hem fiziksel gelişimlerini sağlıklı sürdürebilmekte hem de gelecekte oluşabilecek kronik rahatsızlıklardan korunabilmektedir.

Kaynak: Haber merkezi