Günümüzde her yaş grubunda sıklıkla rastlanan horlama ve uyku apnesi rahatsızlıkları, yaşam kalitesini düşürmenin yanı sıra ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabiliyor. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Veysel Berber, burun ameliyatlarının bu süreçteki rolünü ve cerrahi müdahale kararının nasıl alınması gerektiğini değerlendirdi.

Horlama ve Uyku Apnesinin Sağlığa Etkileri

Uyku sırasında ortaya çıkan solunum düzensizlikleri, gün içindeki yaşam kalitesini doğrudan etkileyen temel faktörler arasında yer almaktadır. Horlama problemi; dinlendirici olmayan bir uyku sürecine, sabahları yorgun kalkmaya, gün boyu süren uyku haline, odaklanma güçlüğüne ve dikkat eksikliğine yol açmaktadır. Bu durum yalnızca kişiyi değil, çevresindeki kişilerin de uyku düzenini olumsuz etkilemektedir.

Daha kritik bir tablo oluşturan uyku apnesi ise solunumun uykuda tekrarlayan biçimde durmasıyla kendisini gösterir. Kanda oksijen seviyesinin düşmesine neden olan bu rahatsızlık; hafıza sorunları ve gündüz halsizliğinin yanı sıra müdahale edilmediği takdirde yüksek tansiyon, kalp ritim bozuklukları, kalp krizi ve inme gibi hayati riskleri beraberinde getirebilmektedir.

Tedavi Sürecinde Cerrahi Müdahalenin Rolü

Solunum kanalı burun bölgesinden başlayarak gırtlağa kadar uzanan bütüncül bir yapıdır. Bu hat üzerinde yer alan burun, ağız, yumuşak damak, dil kökü veya gırtlak alanlarının herhangi birindeki daralma veya tıkanıklık horlama şikayetine sebebiyet verebilmektedir. Dolayısıyla tek başına gerçekleştirilen burun operasyonları her vakada horlama sorununu tamamen ortadan kaldırmayabilir.

Hava yolunda dil kökü büyüklüğü veya yumuşak damak sarkması gibi faktörler mevcutsa, burun bölgesine yapılan başarılı bir cerrahiye rağmen şikayetler bütünüyle kesilmeyebilir. Buna karşın, hastada belirgin bir burun kemiği eğriliği (deviasyon) ya da burun etlerinde büyüme tespit edilirse, bu dokulara yönelik uygulanacak cerrahi tedaviler sayesinde rahatsızlıklar büyük oranda azalabilmektedir.

Solunum yolundaki anatomik engeller, uykuda hava akışının kısıtlanmasına ve dokuların titreşerek ses çıkarmasına neden olur. Burun yapısındaki fiziksel tıkanıklıklar ise hastanın ağızdan nefes almasına yol açarak üst solunum yolundaki darlıkları daha belirgin hale getirir.

Horlama ve uyku apnesi şikayetlerinde uygulanacak tedavi yöntemi kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Cerrahi operasyon kararının tam teşekküllü bir kulak burun boğaz muayenesi sonrasında uzman hekim tarafından verilmesi, tedavinin başarısı açısından büyük önem taşımaktadır.

Kaynak: Haber Merkezi