Bebeklikten sonra büyümenin en hızlı gerçekleştiği ergenlik döneminde, vücudun enerji, protein, vitamin ve mineral ihtiyacı belirgin şekilde artış gösteriyor. Uzmanlar, bu süreçte beslenmeye bağlı olarak D vitamini, demir, B12 ve folik asit eksikliklerinin sıklıkla yaşandığına dikkat çekiyor. Yetersiz beslenmenin fiziksel ve zihinsel gelişim üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, eksikliği görülen bu 4 temel besin ögesinin vücuttaki kritik işlevlerini ve doğal kaynaklarını aktardı.

D Vitamini İhtiyacı ve Kemik Sağlığı Üzerindeki Etkileri

Ergenlik döneminde büyüme hızının artmasıyla birlikte kemik mineral yoğunluğunda da belirgin bir yükseliş yaşanmaktadır. Bu süreçte kemik gelişiminin sağlıklı bir şekilde tamamlanabilmesi için D vitamininin yeterli düzeyde alınması büyük bir önem taşımaktadır. Vücutta D vitamini seviyelerinin yetersiz kalması durumunda osteomalazi, osteoporoz ve kemik kırılması risklerinde artış gözlenebilmektedir.

Ayrıca bu eksikliğin polikistik over sendromu ve atopik dermatit gibi farklı sağlık sorunlarıyla da ilişkili olabileceği ifade edilmektedir. Yağlı balıklar ve yumurta D vitamini açısından zengin besinler arasında yer alsa da, vücudun ihtiyaç duyduğu ana kaynağın güneş ışığından yeterince faydalanmak olduğu vurgulanmaktadır.

Demir Eksikliğinin Zihinsel ve Fiziksel Sinyalleri

Demir, organların düzenli çalışmasında ve hücre yenilenme süreçlerinde görev alan temel minerallerden biridir. Ergenlik döneminde yaşanan demir eksikliği; yorgunluk, halsizlik, iştah kaybı ve öğrenme süreçlerinde güçlük çekme gibi sorunlara yol açabilmektedir.

Demir yönünden zengin besinler arasında kırmızı et, yumurta ve kurubaklagiller ön plana çıkmaktadır. Toplum bünyesinde yaygın olarak zengin bir demir kaynağı biçiminde kabul edilen pekmezdeki demir emiliminin ise hayvansal kaynaklı besinlere kıyasla daha düşük seviyede kaldığı kaydedilmektedir.

B12 ve Folik Asidin Zihinsel İşlevlerdeki Rolü

B12 vitamini ile folik asit, DNA sentezi ve hücre büyümesi süreçlerinde doğrudan sorumluluk üstlenmektedir. Hızlı büyüyen ve doku yenilenmesinin yüksek olduğu bünyelerde bu vitaminlerin eksikliği daha belirgin hale gelmektedir. Yetersiz alım durumunda bireylerde bilişsel fonksiyonlarda düşüş ve duygu durum bozuklukları gözlemlenebilmektedir.

Bu nedenle beslenme düzeninde kırmızı ve beyaz et, balık, yumurta, peynir gibi hayvansal proteinlerin yanı sıra koyu yeşil yapraklı sebzeler ve kurubaklagillere düzenli olarak yer verilmesi gerekmektedir. Öte yandan spor yapan ve fiziksel olarak aktif olan ergenlerde terle kaybedilen mineral ve sıvı dengesinin doğal beslenme yoluyla karşılanması gelişim açısından kritik bir noktadır.

Ergenlik dönemi, bireylerin hem fiziksel hem de psikolojik anlamda en hızlı değişim yaşadığı gelişim evrelerinden biridir. Bu evrede yetersiz veya dengesiz beslenme alışkanlıkları; obezite, aşırı zayıflık ve kronik vitamin eksiklikleri gibi çeşitli sağlık sorunlarının temelini oluşturabilmektedir. Uzmanlar, doğru beslenme alışkanlıklarının erken yaşta kazanılmasının yetişkinlik dönemindeki genel sağlık tablosunu da doğrudan etkilediğini ifade etmektedir.

Ergenlik dönemindeki bireylerin artan kalori ve mikro besin ögesi ihtiyaçlarının eksiksiz karşılanması, sağlıklı bir büyüme sürecinin temel şartıdır. D vitamini, demir, B12 ve folik asit gibi kritik değerlerin düzenli beslenme ve gerekli görüldüğünde uzman kontrolüyle takip edilmesi, hem fiziksel kemik yapısını hem de zihinsel performansı korumada hayati rol oynamaktadır.

Kaynak: Haber Merkezi