Meme kanseri, başlangıç aşamasında çoğunlukla sessiz bir şekilde ilerleme gösteriyor. Uzmanlar, gözle görülen veya elle hissedilen bir kitle oluşmasını beklemeden yapılan düzenli taramaların hayat kurtarıcı olduğunu belirtiyor. Erken evrede yakalanan vakalarda tedavi başarısı artarken daha sınırlı cerrahi müdahalelerle sonuç almak mümkün hale geliyor.

Erken Evrede Belirti Beklemek Tedavi Şansını Geciktirebilir

Meme kanserinin başlangıç dönemlerinde herhangi bir fiziki şikayete yol açmadan gelişebildiği ifade ediliyor. Erdem Hastanesi Çakmak Şubesi Genel Cerrahi, Metabolik ve Obezite Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Mustafa Arısoy, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında yaptığı değerlendirmelerde hastaların şikayetlerinin olmamasını bir sağlık kriteri olarak görmemeleri gerektiğini belirtiyor. Yaşa ve kişisel risk faktörlerine uygun taramaların yapılmasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Arısoy, tarama mamografileri sayesinde henüz kitle boyutuna ulaşmamış çok küçük odakların dahi tespit edilebildiğini aktarıyor.

20'li Yaşlardan İtibaren Kendi Kendine Muayene Öğrenilmeli

Meme sağlığının korunması ve takibinde kişisel farkındalığın öncelikli adımlardan biri olduğu kaydediliyor. Op. Dr. Arısoy, 20'li yaşlardan itibaren tüm kadınların kendi kendine meme muayenesi yapmayı öğrenmesi ve bunu düzenli aralıklarla alışkanlık haline getirmesi gerektiğini ifade ediyor. Kişinin kendi bedenindeki değişiklikleri erken dönemde fark etmesinin doktor muayenesi öncesinde önemli bir gözlem imkanı sunduğu belirtiliyor.

40 Yaş Sonrası Ulusal Tarama Programı Aksatılmamalı

Herhangi bir sağlık sorunu veya şikayeti olmayan bireylerde dahi tarama programlarının aksatılmadan sürdürülmesi gerekiyor. Türkiye'de yürütülen ulusal meme kanseri tarama standartlarına dikkat çeken Op. Dr. Mustafa Arısoy, 40 yaşından itibaren tüm kadınların yılda bir kez uzman doktor muayenesinden geçmesini ve iki yılda bir mamografi çektirmesini öneriyor. Kendi bedenini tanımanın ve düzenli taramaları ertelememenin erken teşhisteki en güçlü adım olduğu vurgulanıyor.

Dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanser türlerinin başında gelen meme kanseri, erken evrelerde tespit edildiğinde tedavi edilebilirliği en yüksek hastalıklar arasında yer almaktadır. Toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla her yıl Ekim ayı "Meme Kanseri Farkındalık Ayı" olarak değerlendirilmekte ve erken tanının önemi vurgulanmaktadır.

Meme kanseriyle mücadelede başarıya ulaşmanın temel koşulu, fiziki bir şinyal veya ağrı hissetmeyi beklemeden koruyucu sağlık kontrollerini yaptırmaktır. 20'li yaşlarda başlayan bireysel farkındalık ve 40 yaş sonrası düzenli mamografi taramaları, hastalığın erken aşamada yakalanarak en uygun tedavi yöntemleriyle kontrol altına alınmasını sağlamaktadır.

Kaynak: Haber Merkezi