AHPADİ Başkanı Mehmet Ektaş’ın, Şeker Fabrikası ve TÜRAŞAŞ’ın kent merkezinden taşınması yönündeki önerisine katılıyorum. Ancak asıl mesele yalnızca fabrikaların taşınması değil, geride bırakacakları devasa arazilerin nasıl değerlendirileceğidir.
Yıllar önce ben de hem Şeker Fabrikası’nın hem de o zamanki adıyla TÜLOMSAŞ, bugünkü adıyla TÜRAŞAŞ’ın kent merkezinden taşınması gerektiğini gündeme getirmiştim.
Yazımın ardından çok sayıda okurum, eşim dostum arayarak düşüncelerini paylaştı. Söyledikleri önemliydi:
“Taşınmalarına karşı değiliz. Ancak bu kadar büyük araziler ne olacak? Satılıp imara açılmalarından endişe ediyoruz. O araziler şehrin nefes aldığı alanlar.”
Haklı bir endişe…
Çünkü Eskişehir’in ihtiyacı yalnızca trafik sorununu çözmek ve sanayi tesislerini şehir dışına çıkarmak değil. Aynı zamanda gelecek kuşaklara daha yaşanabilir, daha yeşil ve daha sağlıklı bir kent bırakmak.
BU ARAZİLER RANTIN DEĞİL
ESKİŞEHİR’İN OLMALI!
Şeker Fabrikası’nın üretime başladığı dönemlerde kentte hissedilen pancar kokusu, çevresel etkiler bakımından zaman zaman tartışma konusu oluyor. Ancak fabrika taşındıktan sonra arazisinin konut ve ticaret alanlarına dönüştürülmesi, bugün şikâyet edilen trafik ve yoğunluk sorunlarını daha da büyütebilir.
Bir sorunu çözerken yenilerini yaratmanın anlamı yok.
TÜRAŞAŞ konusunda ise Mehmet Ektaş’ın önerisini özellikle önemsiyorum. Çünkü tesisler, kent merkezinde ulaşım bağlantılarını zorlaştıran ve Odunpazarı ile Tepebaşı arasındaki geçişleri kısıtlayan geniş bir alanı kaplıyor.
TÜRAŞAŞ’ın uygun bir bölgeye taşınması halinde, mevcut arazinin bir bölümünden yeni yollar geçirilmesi, şehir içi ulaşımın rahatlatılması ve iki bölge arasındaki bağlantıların güçlendirilmesi mümkün olabilir.
Ancak bunun için önceden hazırlanmış, kamuoyuna açık bir plan gerekiyor.
Yıllar önce bu konuyu yazdığımda bazı eşim dostum ve okurlarım, “Sadi, bir daha bu konuyu gündeme getirme. Birilerinin kulağına kar suyu kaçırma!” diye uyarıda bulunmuştu.
Oysa mesele birilerinin kulağına kar suyu kaçırmak değil, yalnızca Eskişehir’in geleceğini düşünmek.
ŞEKER FABRİKASI İÇİN ALPU SEÇENEĞİ
Şeker Fabrikası’nın taşınması gündeme geldiğinde yıllardır Alpu seçeneği de konuşuluyor.
Neden Alpu?
Çünkü Alpu, Eskişehir’in önemli pancar üretim merkezlerinden biri…
Çevre ilçelerle kara yolu bağlantıları da dikkate alındığında, fabrikanın üretim bölgelerine yakın bir noktaya taşınması, pancar nakliyesinin kent merkezine getirdiği yükü azaltabilir.
Böylece hem üretim hem de ulaşım açısından daha verimli bir düzen kurulabilir. Elbette bunun için ulaşım altyapısı, lojistik maliyetler, çevresel etkiler ve üreticilerin koşulları ayrıntılı biçimde değerlendirilmelidir.
TAŞINMA KARARI KADAR ARAZİLERİN
GELECEĞİ DE ÖNEMLİ
Tekrar ediyorum: Şeker Fabrikası ve TÜRAŞAŞ’ın kent merkezinden taşınmasını doğru buluyorum. Ancak bu kararın Eskişehir’e gerçekten yarar sağlaması, boşalacak arazilerin nasıl kullanılacağına bağlı.
Bu alanlar konut projelerine, alışveriş merkezlerine ve ticari yapılara açılacaksa taşınmanın kent yaşamına ne faydası olacak?
Bir tarafta fabrikaları şehir dışına çıkarıp trafik ve çevre sorunlarını azaltmaya çalışırken diğer tarafta aynı alanlara binlerce insanın yaşayacağı, çalışacağı ve alışveriş yapacağı yeni yapılar dikmek, çözüm değil yeni bir sorun yaratmak olur.
Bu nedenle söz konusu araziler için şimdiden güvence verilmelidir. Alanların mülkiyeti ve kullanımına ilişkin kararlar şeffaf biçimde alınmalı; yeşil alanlar, kent parkları, kamusal hizmetler ve ulaşım bağlantıları öncelikli olarak değerlendirilmelidir. Kamu yararını güvence altına alacak planlama kararları, taşınma sürecinden önce hazırlanmalı ve halkın görüşüne sunulmalıdır.
Eskişehir’in daha fazla betona değil, nefes alacağı alanlara ihtiyacı var.
SON SÖZÜM NET:
Şeker Fabrikası ve TÜRAŞAŞ taşınsın. Ancak geride bırakacakları araziler satış ve imar yoluyla yeni bir rant kapısına dönüştürülmesin.
O alanlar birkaç kişinin kazancına değil, yüz binlerce Eskişehirlinin ortak yararına değerlendirilsin...
Çünkü mesele yalnızca iki fabrikayı kent merkezinden çıkarmak değil; Eskişehir’in geleceğini kurtarmaktır.
Araziler ranta açılacaksa fabrikalar hiç taşınmasın!
* * * *