Yıllardır söyler, yıllardır anlatırım...
Savaş ve barış arasındaki temel fark şudur: Savaşta tarafların tamamı kaybeder, en az kaybedene "kazandı" denir. Barışta, tarafların tamamı kazanır, en fazla kazanana "kazandı" derler...
Neredeyse 2 yıl oluyor. Eskişehir'de yeni kurulmuş ASKON, içerisinde şöyle tumturaklı bir kavgaya tutuşmuştu. ASKON Eskişehir, içerisinden meclis üyeleri ve AK Parti'de yöneticiler çıkarmış, ancak bazı üyeler bu durumdan memnun olmak yerine rahatsızlıklarını "gazeteciler vasıtasıyla" kamuoyuna duyurmuştu.
Geçtiğimiz süre zarfında ASKON Eskişehir Başkanı Ali Semih Ünlü başta olmak üzere bazı isimler meclis üyesi, yönetimden Muhsin Cihan başta olmak üzere bazı isimler AK Parti yöneticisi oldu...
Örneğin AK Parti Tepebaşı önceki ve şimdiki başkanları da eski/şimdi fark etmez ASKON üyesi...
ASKON, Türkiye'nin bağımsızlığı ve milli değerlerini öne çıkarmak için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın öncülüğünde kurulan "Anadolu Aslanları İşadamları Derneği"dir...
Eskişehir'deki ASKON, kuruculuğunu işadamı Ali Semih Ünlü'nün yaptığı 200'e yakın işadamı tarafından hayata geçirildi. Bir süre sonra (her başarılı sivil toplum kuruluşu gibi) içeride bir "başkanlık" yarışı yaşandı ve bir grup işadamı istifa etti. Başkan Ünlü bu istifa depreminin ardından hiç konuşmadı, "Kendi içimizde yaşanan sıkıntıları kamuoyunun gözü önünde tartışmam" dedi. Yetmedi, "Aramızdan ayrılan arkadaşlarımızın hepsi birbirinden değerli, siyaset ve iş dünyasında önleri açık kişilerdir. Kendilerine desteğimiz her mecrada devam edecektir" diye konuştu...
Birkaç gün önce AK Parti Tepebaşı İlçe Başkanı Serhat Tunç ile AK Parti Tepebaşı Meclis üyesi Ali Semih Ünlü ve bazı ASKON ve/veya AK Parti yöneticilerinin, Ali Semih Ünlü'nün evinde çekilmiş fotoğraflarını görünce, yukarıda dile getirdiğim sözler geldi aklıma...
2 yıl önce Serhat Tunç ve arkadaşları ASKON'dan istifa ederken bunların yaşanacağını düşünmüşler miydi bilmiyorum, ancak eminim Ali Semih Ünlü düşünmüştü ki, "Aramızdan ayrılan arkadaşlarımızın hepsi birbirinden değerli, siyaset ve iş dünyasında önleri açık kişilerdir. Kendilerine desteğimiz her mecrada devam edecektir" demiş, kamuoyunda büyüyebilecek ve sonrasında bir daha yüz yüze bakılamayacak durumlara gelecek kavgayı sonlandırmıştı...
İyi ki de sonlandırmış ki, bugün, köşeme aldığım bu fotoğraf oluşabildi...

Siyasette de kavga ve barış, gerçek hayattaki gibidir çünkü...
Rakip partilerde siyaset yapanlardan bahsetmiyorum, aynı tarafta siyaset yapıp rakip değil refik olanlar kavgaya tutuşursa aynı ilk paragraftaki gibi olur: Tartışma yaşayan tarafların hepsi kaybeder, barışanların hepsi kazanır...
Serhat Tunç, Tepebaşı İlçe Başkanı olunca, eminim tıpkı benim gibi ASKON'da yaklaşık 2 yıl önce yaşanan kavga geldi konuyu bilenlerin aklına. Serhat Tunç, Tepebaşı AK Parti Grup Başkanı olmuştu ve Ali Semih Ünlü de meclis üyesiydi...
Serhat Tunç'u da Ali Semih Ünlü'yü de iyi tanırım. Bu beraberlikten yeni bir kavga üretmeyeceklerini çok iyi biliyordum, ancak 'sulh'un bu kadar çabuk olacağını, sulh için iki tarafın da bu kadar çok çaba göstereceğini beklemiyordum...
Başkan Tunç, kendisine verilen görevin önemini ve değerini bilerek tabii ki eskisi kadar rahat davranmayacaktı; ancak işi biraz uzatabilir, arkasından "kötü kötü" konuşanları bir anlamda haklı çıkarabilirdi. Yapmadı, tam da kendisine yakışanı yaptı...
İki yıl önce bir kavganın iki ucundaki iki isim, bir araya geldi ve herkesin yüzleri güldü...
O gün kavga edilirken en az kaybeden Ali Semih Ünlü için "kazandı" demiştim, bugün barış yapılırken en fazla kazanana "kazandı" diyor ve Serhat Tunç'u kutluyorum...
Bu barış için çaba sarf eden herkesi de siyaset bilgisi, büyüklüğü ve gelecek öngörüsü nedeniyle kutluyorum...
***