Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye-ABD ilişkilerinin bölgesel ve küresel sorunların çözümünde daha etkin kullanılabileceğini belirterek, ABD’nin İsrail üzerindeki nüfuzunu daha fazla kullanmasını beklediklerini söyledi.
Fidan, New York’ta Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen “100. Yıla Girerken Türkiye-ABD İlişkileri” panelinde konuştu.
Türkiye ile ABD arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yılına yaklaşırken iki ülke ortaklığının bugüne kadar elde ettiği kazanımların ve gelecekteki işbirliği alanlarının değerlendirilmesi gerektiğini belirten Fidan, ilişkilerin krizlere ve uluslararası sistemdeki değişimlere rağmen devam ettiğini ifade etti.
Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki ilişkinin mevcut dönemde iki ülke arasındaki işbirliğinin ilerlemesinde önemli rol oynadığını söyledi.
“Engelleri ve kısıtlamaları kaldırmamız gerekiyor”
Uluslararası sistemde kapsamlı bir dönüşüm yaşandığını belirten Fidan, güç dengelerindeki değişim, ekonomik rekabet ve teknolojik gelişmelerin küresel düzeni yeniden şekillendirdiğini dile getirdi.
Çatışmaların yanı sıra enerji fiyatları, göç, ticaret, terörizm ve gıda güvenliği gibi başlıkların farklı bölgeleri doğrudan etkilediğini kaydeden Fidan, Türkiye ve ABD’nin bu sorunlara karşı ortak hareket edebilecek kapasiteye sahip olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2025’te Washington’a, Trump’ın ise 2026 yılının temmuz ayında Ankara’ya gerçekleştirdiği ziyaretlere değinen Fidan, bu temasların iki ülkenin ilişkileri geliştirme konusundaki ortak iradesini ortaya koyduğunu belirtti.
Türkiye ile ABD arasındaki ticaret hacminin yaklaşık 40 milyar dolara ulaştığını aktaran Fidan, ABD’nin 2025 yılında Türkiye’nin üçüncü büyük ihracat pazarı ve dördüncü büyük ithalat kaynağı olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iki ülke arasındaki ticaret hacmi için 100 milyar dolarlık hedef ortaya koyduğunu hatırlatan Fidan, “Hedefimiz; yüksek katma değerli üretimi ve ekonomik güvenliği ilerleten daha geniş kapsamlı bir ekonomik ortaklıktır. Bu hedefe ulaşmak için özellikle ilave tarifeler olmak üzere engelleri kaldırmamız gerekiyor.” dedi.
Savunma sanayisinin de Türkiye-ABD ilişkilerinin önemli başlıklarından biri olduğunu belirten Fidan, iki ülke arasındaki işbirliğini sınırlayan kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini söyledi.
Enerjinin de ortaklığın geliştirilebileceği alanlardan biri olduğunu kaydeden Fidan, ABD’nin Türkiye’nin önde gelen enerji tedarikçilerinden biri haline geldiğini ifade etti.
“Terörizmden arındırılmış Suriye önemli bir ilerleme olacak”
Türkiye ve ABD’nin Orta Doğu’dan Kafkasya’ya, Balkanlar’dan diğer bölgelere kadar farklı başlıklarda ortak hareket edebileceğini belirten Fidan, bölgesel güvenlik ve istikrar açısından egemen ve istikrarlı devletlerin önem taşıdığını söyledi.
Bu kapsamda Suriye ve Irak’a işaret eden Fidan, ulusal kurumların güçlendirilmesi ve terör örgütlerinin faaliyet alanlarının ortadan kaldırılmasının hedeflendiğini belirtti.
Fidan, “Ulusal kurumları güçlendirmeyi, böylece etkin şekilde yönetebilmelerini ve terör örgütlerinin faaliyet göstermesine herhangi bir imkan tanımamalarını hedefliyoruz. Terörizmden arındırılmış ve toprak bütünlüğü korunmuş bir Suriye, bölgesel güvenlik ve refah açısından önemli bir ilerleme olacaktır.” ifadelerini kullandı.
“Bölgesel sahiplenmeyi benimsememiz gerekiyor”
Bölgesel güvenliğe ilişkin ortak hedeflerin hayata geçirilmesinde bölge ülkelerinin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurgulayan Fidan, yerel çözümlerin önemine dikkati çekti.
Fidan, “Bu nedenle bölge ülkelerinin kendi coğrafyalarının güvenlik ve istikrarı konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle bölgesel sahiplenmeyi benimsememiz ve ilerletmemiz gerekiyor.” dedi.
Pakistan ve Suudi Arabistan ile birlikte Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın kurulduğunu belirten Fidan, söz konusu yapının bölgesel güvenlik ve işbirliği açısından kurumsal bir zemin oluşturduğunu söyledi.
Fidan, ABD Başkanı Trump’ın bu girişime verdiği desteği memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.
“ABD’nin İsrail üzerindeki nüfuzunu daha fazla kullanmasını bekliyoruz”
Orta Doğu’daki güvenlik sorunlarının Türkiye ve ABD’nin ortak çalışmalarını etkileyebileceği uyarısında bulunan Fidan, İran Savaşı, Yemen’deki çatışmalar ve İsrail’in bölge genelindeki politikalarını gündeme getirdi.
Bu tehditlerin birbirini güçlendirdiğini ve diplomatik çözüm yollarını zorlaştırdığını belirten Fidan, ABD’nin İsrail üzerindeki etkisini kullanması gerektiğini söyledi.
Fidan, “Bu tehditler, birbirini güçlendiriyor ve diplomasinin önünü tıkıyor. Bunlarla mücadele etmek etkin bölgesel sorumluluk ve ABD ile yakın işbirliği gerektiriyor. Özellikle ABD'nin, hem bölgesel hem de küresel barış ve istikrarı zedeleyen politikalarına son vermesi için İsrail üzerinde nüfuzunu daha fazla kullanmasını bekliyoruz.” diye konuştu.
Gazze’deki durumun bölgesel güvenlik ve istikrar açısından önemli bir sınama olduğunu ifade eden Fidan, Filistin meselesine kalıcı bir çözüm bulunmasının Orta Doğu’nun istikrarı bakımından önemini koruduğunu söyledi.
Türkiye’nin Trump’ın Gazze krizinin sona erdirilmesine yönelik girişimlerini desteklediğini belirten Fidan, hazırlanan barış planındaki taahhütlerin uygulanması gerektiğini kaydetti.
“Hedefimiz ortaklığı küresel barış için kullanmak”
Türkiye ve ABD’nin Kafkasya, Karadeniz ve Balkanlar’daki gelişmelere ilişkin işbirliğinin önemine değinen Fidan, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış sürecini desteklediklerini ifade etti.
Karadeniz’de gerilim risklerinin azaltılması, seyrüsefer güvenliğinin korunması ve bölgenin işbirliği alanına dönüştürülmesinin hedeflendiğini belirten Fidan, Ukrayna’da kalıcı barışın sağlanması amacıyla diplomasi ve diyaloğu desteklediklerini söyledi.
Fidan, Türkiye’nin hem Kiev hem de Moskova ile iletişim kanallarını sürdürdüğünü bildirdi.
Balkanlar’da Bosna-Hersek ile Sırbistan-Kosova hattındaki gerilimlerin derinleşmeden ele alınması gerektiğini belirten Fidan, önleyici diplomasinin bölgedeki istikrarın korunmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Uluslararası sistemde yaşanan değişimin bölgesel aktörlerin daha fazla sorumluluk üstlenmesini gerektirdiğini dile getiren Fidan, Türkiye ve ABD arasındaki ortaklığın farklı bölgelerde kurumsallaştırılması gerektiğini söyledi.
Fidan, “ABD ile diplomatik ilişkilerimizin 2'nci yüzyılında hedefimiz; Türk-Amerikan ortaklığını küresel barış ve istikrarın daha büyük yararı için kullanmaktır.” dedi.


