Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başkent Millet Bahçesinde düzenlenen Büyük Ankara Mitingi'nde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin başında dün Moskova'daki bir konser salonuna yönelik gerçekleştirilen terör saldırısı dolayısıyla ülke ve millet adına Rusya hükümetine taziyelerini ileterek, masum sivilleri hedef alan bu menfur terör saldırısını şiddetle kınadı. Erdoğan, terörün kimden gelirse gelsin faili kim olursa olsun kabul edilemez olduğunu, terörün kanlı ve kalleş yüzünü çok iyi bilen bir ülke olarak Rus halkının acısını milletçe, devletçe paylaştıklarını vurguladı. Erdoğan, insanlığın ortak düşmanı olan teröre karşı mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşların Ramazan-ı Şeriflerini tebrik ederek, "Rabbimden bizleri Ramazan'a ulaştırdığı gibi bayrama da ulaştırmasını niyaz ediyorum" dedi. Ankara mitingine katılımın 200 bin olduğunu açıklayan Erdoğan, "Maşallah. Demek ki 31 Mart'ta bu katılım Ankara'da her şeyi değiştirecek. Buna hazır mıyız? Buna var mıyız? Öncelikle Ankara'ya ve Ankaralılara 14-28 Mayıs seçimlerinde Cumhur İttifakı'na verdikleri samimi destek için teşekkür ediyorum. Milletvekilliğinde yüzde 47 cumhurbaşkanlığında yüzde 49 oy oranlarıyla milli irade bayrağını başkentin burcuna bir kez daha diktiniz. Esasen zaten bizim Ankara'yla aramızdaki gönül bağına baktığımızda bu oranların çok daha ilerisinde olduğunu görüyoruz. İnşallah 31 Mart'ta Ankara'yla aramızdaki muhabbetin derinliğine uygun bir sonuçla bunu telafi edeceğiz. Başkentimize de böylesi yakışır" diye konuştu.

“Ankara, sanayisiyle, ticaretiyle, tarımıyla, kültür ve sanatıyla en önemlisi insanıyla ülkemizin parlayan yıldızıdır”
Ankara'nın Milli Mücadele'nin ardından başkent olmasının tesadüf eseri olmadığını belirten Erdoğan, "Tarihinin her döneminde Ankara şehir kimliğini muhafaza etmiş bir yerdir. ‘Ankara bir bozkır kasabasıydı’ diyerek bu şehri küçümseyenler, onun gerisindeki parıltılı geçmişten habersizler. Devlet kuracak, organizasyon kabiliyetine ulaşan Ankara ahilerinin mücadelesi bile tek başına bu şehri tarihte seçkin bir yere taşımaya yeter. Ne diyor o güzel marşta? ‘Ankara, Ankara, güzel Ankara seni görmek ister, her bahtı kara. Senden yardım umar, her düşen dara.’ Allah'ın izniyle Ankara kıyamete kadar mazlumların ümidi olmaya devam edecektir. Biz de işte bu dünya Ankara'ya layık olmaya çalışıyoruz. Bu şehir sadece devletin merkezi sıfatıyla sahip olduğu kamu gücünden ibaret değil. Bunun yanında Ankara, sanayisiyle, ticaretiyle, tarımıyla, kültür ve sanatıyla en önemlisi insanıyla ülkemizin parlayan yıldızıdır” dedi.

“Cumhuriyetimizin 100'üncü yılına atıfla hazırladığımız 2023 hedeflerimizi Ankara'yla birlikte fiiliyata geçirdik”
Bir asır önce düşmanın Ankara'nın kapısına kadar dayandığını, top seslerinin Ulus'taki meclisten duyulduğu o zor günlerde ortaya konan güçlü iradenin yankılarının hala sürdüğünü belirten Erdoğan, “Aynı irade 15 Temmuz gecesi darbecileri, sokaklara, meydanlara çıktıklarına pişman eden ruhun adıdır. Bu ruh hem Milli Mücadele'yi zafere ulaştırdı. Hem cumhuriyetimizi kurdu, hem tüm demokrasi ve kalkınma atılımlarımıza ilham oldu. Çok partili siyasi hayata geçtiğimizden beri demokrasimizin başına kara bulutlar her topladığında baharı önce neresi başlattı? Ankara başlattı. Ülkenin her karışını ilmek ilmek ördüğümüz yatırımlarımızın hazırlıklarını Ankara'da yaptık. Milletimizin her bir ferdinin hayatına dokunan hak ve özgürlük reformlarımızı burada gerçekleştirdik. Cumhuriyetimizin 100'üncü yılına atıfla hazırladığımız 2023 hedeflerimizi Ankara'yla birlikte fiiliyata geçirdik. Şimdi burada bu meydanda aynı hissiyatı, aynı heyecanı ben şu katılımla aynı azmi görüyorum. Allah'ın izniyle Ankara, Türkiye Yüzyılı'nın inşasına hazır. Türkiye Yüzyılı'yla ülkemizi, dünyanın devler ligine yükseltme mücadelemizde bizimle yol yürüyeceğinize inanıyorum” ifadelerini kullandı.

“Ankara'yı başkentlik sıfatına uygun hizmet veremeyenlerden kurtarmanın vakti çoktan gelmiştir”
Ankara'yı bilmenin, Ankara'yı anlamanın, Ankara'yı sevmenin elbette önemli olduğunu ama asıl mühim olan Ankara'yı tüm vasıflarına uygun eser ve hizmetlerle donatmak olduğunu söyleyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
“Şurada mevcut Ankara Belediye Başkanı şu 5 yılda Allah aşkına siz Ankaralılar olarak ne yaptı ya? Ne yaptı? Yollarımızın hali ortada. Çöp, çukur, çamur. Bu CHP'nin pratiğidir. Bundan başkasını bunlar yapamaz. İstanbul'da da öyleydi çöp, çukur, çamur onlardan devraldık. Ankara da öyle çöp, çukur, çamur. Bunlardan artık kurtulalım. 5 yıl boşuna geçti. Onun için 31 Mart çok önemli. Ankara'yı başkentlik sıfatına uygun hizmet veremeyenlerden kurtarmanın vakti çoktan gelmiştir. Buna hazır mıyız ? Öyleyse 31 Mart akşamı bu işin hakkını verelim. Ankara hiçbir şey yapmayarak üstüne bir de bununla övünerek idare edilebilecek bir şehir değildir. Bunca yılın Ankaralısı olarak şehrin nereden nereye geldiğini de nerede durduğunu ve hatta gerilediğini de bizzat görüyoruz biliyoruz. Hele hele ana kademe kadın kolları, gençler, sizler bunu çok iyi biliyorsunuz Ankara daha fazla yavaşlamayı daha fazla kaldıramaz. Nedir bu yavaşlardan çektiğimiz ya? Ankara'yı içine düştüğü bu sıkışmıştık, çaresizlik, dayatma halinden bir an önce kurtarmak gerekiyor. Ulaşımda çektiğimiz sıkıntı hepinizin malum. Trafikte çektiğimiz sıkıntı hepinizin malumu. Öyleyse şu 9 gün sonra bu işin hakkını verelim. Sandıkları patlatalım Turgut Altınok kardeşimiz büyükşehirde, diğer adaylarımızla ilçelerde bu şehirde eser ve hizmet çağını çok daha güçlü bir şekilde yeniden başlatmak istiyoruz. Kimsenin şahsıyla alıp veremediğimiz yok. Bizim tek derdimiz bin yıllık kadim yurdumuzu ve başkentimizi hak ettiği yatırımlarla buluşturmaktır. Buna var mıyız? Buna hazır mıyız? Cumhurbaşkanınız olarak ve tüm grup bakanlıklar hep beraber, biz zaten üzerimize düşeni fazlasıyla yapıyoruz, yapacağız. Yerel yönetimlerle, el ele vererek inşallah 1 Nisan'dan itibaren çok daha farklı bir hizmeti ortaya koyacağız.”

“Türkiye'ye yakışır bir başkent için 31 Mart’ta her şey ayağınıza geliyor”
Ankara’ya metrolardan otoyollara, millet bahçelerinden, kentsel dönüşüm projelerine kadar pek çok eseri hizmete açtıklarını belirten Erdoğan, “Bu işin mahalli idareler ayağını da sağlam tutalım ki verdiğimiz emek ettiğimiz tahsis kaynak boşa gitmesin. Ankara'yı taşlarına, dar sokaklarına bakıp gözyaşlarımızı silerek başkent yapmış olabiliriz. Ama Ankara'yı aynı standartlara mahkum etmeye çalışanların vizyonsuzluğuna rıza göstermek zorunda değiliz. Nüfusu pek çok ülkeden fazla Ankara'mız her şeyin en iyisine en modernine layıktır. Biz Ankara’yı altyapısıyla üstyapısıyla şehir içindeki, kırsaldaki mahalleleriyle Türkiye Yüzyılı'na hazırlamayı vadediyoruz. Başkentimizi içinde oturanlarının ve çalışanlarının huzurla, işte benim şehrim diyeceği konuma getirmek arzusundayız. Sadece bu değil Ankara buraya gelen ve gören herkesin hayranlık duyacağı bir şehir olmalıdır, bu potansiyele de ziyadesiyle sahiptir. Caddeleriyle, parklarıyla, ulaşımıyla, altyapısıyla, sosyal ve kültürel donatılarıyla hep birlikte gurur duyacağımız bir Ankara'nın peşindeyiz. Çok mu şey istiyoruz? Hayır. Hepsi mümkün. Bölgesinin ve dünyanın yükselen yıldızı Türkiye'ye yakışır bir başkent için 31 Mart’ta her şey ayağınıza geliyor” açıklamalarında bulundu.

Demokrasi ve kalkınma yolculuğunun uzun ve meşakkatli olduğunu aktaran Erdoğan, “Ülkemiz bu bakımdan talihsiz kesintiler yaşamıştır. Cumhuriyet dönemi boyunca kaybettiğimiz hazine değerindeki yılların telafisi ancak son 21 yılda mümkün olabildi. Ankara tüm bu süreçlerin en yakın şahididir. Ülkemizi büyütmek ve güçlendirmek milletimizin hak ve özgürlüklerini genişletmek, insanımızın refahını arttırmak için attığımız her adımda gizli, açık nice engellemelerle karşılaştık. Bunların bir kısmını dal budak salmadan bertaraf ettik. Bir kısmının üstesinden bedel ödeyerek geldik. Emperyalistlerin ülkemizi dizleri üzerine çökerterek kendilerine tabi kılmak için sahneledikleri oyunlara maalesef senden destek veren figüranlığa da çıktık. Bu aparatlar kimi zaman vesayet kimi zaman terör örgütü, kimi zaman darbeci, kimi zaman siyasi, sosyal veya ekonomik tetikçi kisvesiyle arzı endam etmiş. Ülkemizin demokrasi ve kalkınma hamlelerine çelme takanların çoğu işte aynı hissiyatı taşıyor. En azından kağıt üzerinde bu ülkenin siyasetçisi, sivil toplum temsilcisi, medya mensubu, sosyal medya kullanıcısı olduğu halde gece gündüz Türkiye aleyhinde çalışanlar var. Kimi zaman üzüldüğümüz, kimi zaman öfkelendiğimiz bu tiplerle uğraşmak bizi bir hayli yorsa da yolumuzdan alıkoymadık” değerlendirmelerinde bulundu.

“Ana muhalefet partisi CHP'nin takındığı tutum ülkemiz adına endişe vericidir”
Ana muhalefet partisi CHP'nin takındığı tutumun Türkiye adına endişe verici olduğunun altını çizen Erdoğan, “Bu partinin tek parti faşizmi döneminde işlediği ve milletimizin kalbinde derin yaralar açan günahlarını bir kenara koyuyorum. Sadece son 21 yılda bu parti bir dönem vesayetin sözcülüğünü yürüttü. Bu parti bir dönem FETÖ ihanet çetesinin taşeronluğunu üstlendi. Bu parti bir dönem PKK'nın ve Suriye'deki uzantılarının savunuculuğuna soyundu. Bu parti her dönem Amerika'nın, Avrupa'nın Türkiye husumetiyle maruf uluslararası kuruluşların sesi oldu. Geçtiğimiz Mayıs ayındaki seçimlerde kurulan tuhaf ittifakı hatırlıyorsun. Altılı masa. Öyle mi? Altında da ne vardı? DEM ne oldu? Hepsi dağıldı mı? Bu altılı masadan parlamentoya giren var mı? Bu dersi kim verdi? Siz verdiniz. Benim milletim istemezse hiçbir şey olmaz. Birbirlerini yolda görseler selam vermeyecek olanları cumhurbaşkanı yardımcılığı vaadiyle milletvekilliği kontenjanı dağıtarak güya aynı masa etrafında bir araya getirdiler. Bay bay Kemal ne oldu? Ama Ankara'da bir apartman dairesi bulmuş. Şimdi orada kalıyormuş. Bunların hepsinin akıbeti aynı olacak. Ülke ve millet hayrına herhangi bir ortak payda olmadığı için seçim bitince hepsi de ne oldu? Darmadağın oldu. Halbuki Cumhur İttifakı dimdik ayakta. Yoluna devam ediyor” ifadelerini kullandı.

CHP'nin geçen seçimlerde o zamanki ismiyle HDP'yle gizli saklı iş birliği yaptığını hatırlatan Erdoğan, “Bu seçimlerde yine utanan, sıkılan, adını koyamadıkları ama altta belediye başkanlıklarını, belediye meclis üyeliklerini, belediye bürokrasisini paylaştıkları kirli bir pazarlığa giriştiler. Ortada kapağını kaldırdıkça sürekli yeni şeyler çıkar, bir matruşka ittifakı var ve bundan seçmenin haberi yok. Onlar da ne olup bittiğini anlamaya çalışıyor. Yeni adıyla hani çayda demlenme var ya o DEM’e oy veren vatandaşlarımız da CHP'ye gönül veren vatandaşlarımız da bu karanlık ve kirli ilişkiyi içlerine sindiremiyor. Bir varmış, bir yokmuş muamelesi yapılan bu ittifaktan toplumumuzun her kesimi gibi bu partilere oy veren vatandaşlarımız da rahatsız” dedi.

“Türk siyaseti çok yüzsüzlük, çok utanmazlık, çok pişmanlık gördü fakat böylesiyle ilk defa karşılaşıyoruz”
CHP'ye yönelik 'para sayma' soruşturmasına ilişkin konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ortaya bir de deste deste ne çıktı? Dolarlar, avrolar çıktı. Şimdi mahkemelerde hesap veriyorlar. CHP'den hiçbir Allah'ın kulu çıkıp da para kulelerinin doğru dürüst izahını yapamadı. Mesela banka uygulamasıyla 30 saniyede yapabilecekleri basit işlem için neden kendilerine bu kadar eziyet ettiklerinin cevabını veremedi. Öyle ya birine para gönderecekseniz internet bankacılığı duruyorken valize çantaya ve bunları taşımak için 6-7 kişiye ne gerek var? Son derece makul bu soruları cevaplamak yerine suçu AK Parti'ye yüklemeye kalktılar. Parayı getiren CHP belediyesinin bürokratı, parayı toplayan CHP belediye başkanının müdürü, parayı aldığı söylenen kişinin beyan ettiği rakamlarla ortadaki meblağın ilgisi yok ama suçlu AK Parti. Türk siyaseti çok yüzsüzlük, çok utanmazlık, çok pişmanlık gördü fakat böylesiyle ilk defa karşılaşıyoruz” şeklinde konuştu.

“Milletimiz 31 Mart'ta CHP'ye de DEM'lendiği ortaklarına da kazanmak değil sadece AK Parti'ye ve Cumhur İttifakı'na kaybettirmek için ortada dolananlara da hak ettikleri cevabı sandıkta verecektir”
CHP Genel Başkanı Özel’in "Gece telefon çalsın, 'darbe oluyor' desinler ama 'gençler yapıyor' desinler, ben o darbeye teslim olurum" sözlerine tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Genel başkanları darbe çığırtkanlığı yapıyor. Adaylarının biri kirli ilişkileri, kibri ortada geziyor. Bir diğeri terör örgütünü övüyor. Bir başkası millete hakaret ediyor. Ötekisi tembelliğine methiye dizer. Böyle ana muhalefet partisi olur mu? Bu partiye umut bağlayanlara yazık değil mi? Geçmişleri ne olursa olsun CHP amblemi altında seçime girenler kendilerini tüm bunların vebalinden kurtarabilir mi? Milletimiz 31 Mart'ta CHP'ye de DEM'lendiği ortaklarına da kazanmak değil sadece AK Parti'ye ve Cumhur İttifakı'na kaybettirmek için ortada dolananlara da hak ettikleri cevabı sandıkta verecektir. Biz bugüne kadar milletimize güvendiğimiz, inandığımız, sırtımızı daima milletimize yasladığımız için hiçbir konuda hayal kırıklığına uğramadık, kaybetmedik” açıklamalarında bulundu.
Milletin tercihini istismar siyasetinden değil eser ve hizmet siyasetinden yana kullanacağını belirten Erdoğan, “Ziya Paşa ne diyor? 'Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.' Biz eserlerimizle konuşuyoruz. İl mitinglerimizi, genellikle o şehre yaptığımız yatırımların özetini anlatarak yapıyoruz. İşte dün Karabük'teydim. Karabük'ten Çankırı'ya geçtim. Her ikisinde de 40 bin civarında katılım var. Oralarda neler yaptık onları anlattık” hatırlatmasında bulundu.
Ankara’ya yaptıkları hizmeti anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Yavaş’a sorun sen ne yaptın? Biz ne yaptık? 1 trilyon 91 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık Ankara'ya. Biz buyuz eser siyaseti bu. 12 yeni üniversiteyle toplamda 21 yüksek öğretim kurumuyla Ankara'nın eğitim şehri unvanını biz güçlendirdik. Hizmete açtığımız yaklaşık 30 bin kişilik yurtta ve 133 spor tesisiyle gençlerimize sahip çıktık. Sağlıkta diğer yatırımların yanı sıra her bir dünya çapında birer eser olan ne yaptık? Bilkent Şehir Hastanesini, Etlik Şehir Hastanesini biz yaptık. Bunlar dünyada eşi benzeri olmayan sağlıklı eserler. Ankara’yı sağlığın başkenti haline getirdik. TOKİ kanalıyla yapıp teslim ettiğimiz 80 bin 513 konuta 6 bin 523 konut daha ekliyoruz. Yaptığımız 32 yeni atık su arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 99 buçuğuna hizmet veriyoruz. Ankara'da 23 millet bahçesi projemizden 13 tamamladık. Diğerleriyle ilgili çalışmalar devam ediyor. Ulaştırmada, şehir sınırları içindeki bölünmüş yol mesafesinin 730 kilometre ilaveyle yaklaşık bin iki yüz kilometreye çıkar. Ankara, Niğde otoyolunu tamamlayıp hizmete sunduk. Ankara, Akyazı Otoyolu'nun proje çalışmalarına başladık. Ankara, Kırıkkale, Delice Otoyolu'nun ihalesini yaptık. Demir yollarında Ankara'yı, Eskişehir, Konya, Bilecik, Sakarya, Kocaeli, İstanbul, Kırıkkale, Yozgat ve Sivas'ta hızlı tren hatlarıyla birleştirdik. Afyonkarahisar, Uşak, Manisa'yı da kapsayan Ankara, İzmir hızlı tren hattının inşası sürüyor. Ankara'yı, Bursa, Osmaneli, hızlı tren hattıyla, Bursa'yla, Yerköy, Kayseri hızlı tren hattıyla Kayseri'yle birleştiriyoruz Ankara yüksek hızlı tren garı şehrimizin sembol eserlerinden biri haline geldi. Başkentray'ın yanı sıra Batıkent, Sincan, Kızılay, Çayyolu, Keçiören, Atatürk Kültür Merkezi, Gar, Kızılay metro hatlarını hizmete aldık. Şimdi de Başkentray'ı Yenikent'e kadar uzatıyoruz. Toplam 7 istasyonlu Keçiören, Kuyubaşı, Esenboğa Havalimanı, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi metro hattını yatırım programına aldık yakında ihalesine çıkacağız. Esenboğa Havalimanı ile Kızılay'ı birbirine bağlayacak olan bu metro hattını inşallah 2028 yılında tamamlamayı hedefliyoruz. Ankara yüksek Hızlı Tren Garı, Etlik Şehir hastanesi, Ovacık metro hattının etüt projesini hazırlamaya başlıyoruz. Sincan metrosuyla Çayyolu metrosunu birleştirmeyi planlıyoruz. Gençlik ve sporda, şehrimizi modern spor tesisi stadyumlarla, yüksek öğretim yurtlarıyla, kültür merkezleriyle donattık. Tarım ve ormanda şehrimize 28 baraj, iki içme suyu tesisi, 35 sulama tesisi, 11 arazi toplulaştırma, 77 taşkın koruma tesisi, 10 gölet, 2 hidroelektrik santral tesisi inşa ettik. Yaptığımız yatırımlarla Ankara'nın içme suyunu garanti altına aldık. Sanayi ve teknolojide 4 yeni organize sanayi bölgesi 2 endüstri bölgesi kurduk.”

Son 21 yılda hayata geçirilen yatırımlarla başkenti savunma sanayinin merkezi konumuna getirdiklerini açıklayan Erdoğan, “Geçtiğimiz yıl 5 buçuk milyar dolara ulaşan savunma sanayi ihracatımızın yaklaşık yarısını Ankara yaptı. İstihdamı desteklemek için şehrimizde iş yerlerine 37 milyar lirayı aşkın prim teşviki verdik. Enerjide, nüfusunun yüzde 97'sinin doğal gaz imkanından faydalandığı Ankara'da bütün ilçelere doğal gaz arzını sağladık. Kültür ve sanatta Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası konser salonunu hizmete açtık. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi bünyesindeki Millet Camii Kültür ve Kongre Merkezi sergi merkezi ve millet kütüphanesiyle Ankara'nın gurur verici eserlerinden biri oldu. Biz buyuz. Sayın başkan, belediye başkanı olarak ya sen ne yaptın? Bir de bunu senden duyalım. Şu metroyu ben yaptım de. Melih Bey'in döneminde havalimanından Ankara merkeze yapılan yatırımların dışında sen belediye başkanı olarak ne yaptın? Hiç, çöp, çukur, çamur, Ankara'nın hali bu” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Cumhur İttifakı'nın Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Turgut Altınok ve Cumhur İttifakı’nın ilçe belediye başkanlarıyla vatandaşları selamladı.
Alana, üzerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fotoğrafı bulunan, "Seni savunmak siyaset değil Milli Mücadeledir", "Bir adam sevdik biz, Allah'tan başka hiçbir güçten korkmayan ve boyun eğmeyen", "Sen bu milletin kabul olmuş duasısın", "Dosdoğru olan yolda, dün bugün ve yarın da Erdoğan'ın yanında" ve "Fatih gibi hırslı, Kanuni gibi adil, Abdülhamid kadar fedakarsın. Biliyoruz usta sen de onlardansın" pankartları asıldı.

Mitinge, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, AK Parti genel başkan yardımcıları, MHP genel başkan yardımcıları, AK Parti İl Başkanı Hakan Han Özcan, MHP Ankara İl Başkanı Alparslan Doğan ve AK Parti Ankara milletvekilleri de katıldı.