Özellikle ergenlik ve genç yetişkinlik döneminde sıkça başvurulan ağızdan akne tedavileri hakkında Uzman Psikolog Dilruba Işın'dan önemli uyarılar geldi. Bazı çalışmaların bu ilaçların depresyon ve anksiyete gibi duygu durum bozukluklarını tetikleyebileceğini, bazılarının ise bu riski reddettiğini belirten Işın; tedaviye başlamadan önce hastaların mutlaka psikiyatrik öyküsünün değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Cilt sağlığını düzeltme yolunda atılan adımların, ruhsal bir çöküşe zemin hazırlamaması için hekim ve psikolog iş birliğinin önemi bir kez daha ortaya çıktı.
"Hekiminize Mutlaka Bildirin"
Uzman Psikolog Dilruba Işın, akne ilacı önerilen hastaların kendi bireysel durumlarını ve aile geçmişlerini göz önünde bulundurması gerektiğini ifade etti. Işın, tedavi sürecinde dikkat edilmesi gereken noktaları şu şekilde sıraladı:
-
Geçmiş Öykü Faktörü: Kişinin geçmişinde veya ailesinde depresyon, anksiyete ya da duygu durum bozukluğu varsa, bu ilaçlar mevcut durumu tetikleyebilir.
-
Belirtileri İzleyin: İlaç kullanımı sırasında ortaya çıkan mod düşüklüğü, karamsarlık veya ani duygu değişimleri vakit kaybetmeden hekime bildirilmelidir.
-
Sosyal Baskı: Popüler medyanın "pürüzsüz cilt" vurgusu nedeniyle bireylerin zaten kendilerini kötü hissederek tedaviye başladığını belirten Işın, bu hassas dönemde psikolojinin korunmasının öncelikli olduğunu hatırlattı.
Tedavinin Pozitif Etkisi de Var
Tüm risklerin yanı sıra, akne tedavisinin psikoloji üzerinde olumlu yansımaları olduğunu söyleyen araştırmalar da mevcut. Ağır akne problemi yaşayan bireylerde görülen düşük özgüven ve sosyal fobi, başarılı bir tedavi sonrası yerini iyileşmiş bir ruh haline bırakabiliyor. Işın, "Tedavi sonrası semptomlarda ciddi düzelmeler görülebiliyor. Bu yüzden süreç, tüm yan etkiler kapsamlıca bilinerek yönetilmeli" dedi.
![]()




