Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesinden Klinik Psikolog Seren Doğantekin, çocuklarda görülen can sıkıntısının doğru yönetildiğinde üretkenliği desteklediğini belirterek, ebeveynlerin bu durumu yalnızlık duygusundan ayırt etmesi ve yaz tatilinde hem eğlenceyi hem de öğrenmeyi barındıran dengeli bir plan uygulaması gerektiğini vurguladı.

Can Sıkıntısı ile Yalnızlık Hissi Arasındaki Fark

Ebeveynler genellikle çocuklarının evde canının sıkılmasından endişe duymaktadır. Ancak can sıkıntısı, çocukların lego oynaması, hikayeler üretmesi, yeni oyunlar kurması ve aileyle vakit geçirmesi durumunda gelişim açısından son derece faydalı bir süreçtir. Klinik Psikolog Seren Doğantekin, can sıkıntısının üretkenliğe dönüşmesi halinde olumsuz değil, destekleyici bir durum olarak kabul edilmesi gerektiğini ifade etmektedir. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken en temel nokta, can sıkıntısı ile yalnızlık duygusunun birbirine karıştırılmamasıdır. Canı sıkılan çocuk bir şeyler üretmeye ve bir etkinlik bulmaya yönelirken; yalnızlık hissi yaşayan çocuk daha çok içine kapanmakta, odasına çekilmekte ve hiçbir aktiviteye yönelmemektedir.

Hem Eğlenceyi Hem Öğrenmeyi İçeren Esnek Tatil Programı

Yaz tatili döneminde tamamen esnek ya da tamamen katı kurallardan oluşan bir yaklaşım sergilemek doğru değildir. Gün içerisinde belirli bir düzenin bulunması, okul dönemi başladığında motivasyon kaybı yaşanmasını engellemektedir. İlkokul ve ortaokul düzeyindeki öğrenciler için haftanın belirli günlerinde ders çalışmak, kitap okumak ya da çalışma kağıtları çözmek uygun bir yöntemdir. Ancak tatil süreci sadece akademik çalışmalarla sınırlandırılmamalı; müze gezileri ve belgesel izleme gibi aktivitelerle de öğrenme süreci desteklenmelidir. Gelecek yıl sınava hazırlanacak olan öğrenciler için ise haftanın beş veya altı günü ders çalışmayı, bir günü ise dinlenmeyi kapsayan, katı okul düzeninden uzak, hem eğlenceyi hem öğrenmeyi barındıran esnek programlar hazırlanmalıdır.

Sosyal Medya Kullanımı ve Ergenlik Dönemindeki Riskler

Ergenlik dönemindeki bireylerin sosyal medyada yapılan tatil paylaşımları üzerinden kıyaslama yapması; özgüven düşüklüğü ve kaygı gibi sorunlara yol açabilmektedir. Bu aşamada çocuklara dijital mecralarda görülen her şeyin gerçek hayatı yansıtmadığı açıkça anlatılmalıdır. Gece geç saatlere kadar süren ekran kullanımı uyku ritmini bozarak duygu durum dalgalanmalarını tetiklemektedir. Çocuğun sosyal medyayı yalnızlık hissiyle ve sadece sosyal iletişim kurmak amacıyla kullanması bir risk göstergesidir. Ergenlikte bir gruba ait olma ihtiyacı güçlü olduğundan, yaz tatilinde akran ilişkilerinin tamamen kesilmemesi önem taşımaktadır. Aksi takdirde çocuklarda yalnızlık ve anlaşılmama düşüncesi gelişebilmektedir.

Profesyonel Destek Gerektiren Kritik İşaretler

Ergenlik döneminde zaman zaman yalnız kalma isteği ve aileden uzaklaşma eğilimi, çocuk aileyle iletişim kurduğu, sorumluluklarını yerine getirdiği ve sosyal yaşamını sürdürdüğü müddetçe gelişimsel olarak normal kabul edilmektedir. Ancak yalnızlaşma sürecinin iki haftadan uzun sürmesi, çocuğun odasından hiç çıkmaması, uyku ve beslenme düzeninin bozulması, sosyal ilişkilerden tamamen uzaklaşması ve kendini kimsenin anlamadığına dair ifadelerinin artması bir problem işaretidir. Bu tür durumlarda uzmanlardan profesyonel destek alınması gerekmektedir.

Teknoloji ve yapay zeka araçlarının kullanımı da can sıkıntısı gibi tüketim ve üretim dengesi üzerinden değerlendirilmektedir. Yapay zeka doğru yönlendirildiğinde çocukların hikaye yazma, karakter oluşturma, dil öğrenme ve kodlama gibi alanlarda üretkenliğini desteklerken, hazır bilgiye tamamen bağımlı kalmaları olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Yaz tatilinde ideal yaklaşım; aşırı serbestlik ya da aşırı planlılık yerine, belirli rutinleri olan dengeli ve esnek bir programın hayata geçirilmesidir.

Çocukların hem dinlenebileceği hem de gelişimlerini sürdürebileceği bir yaz tatili planı oluşturulurken aileyle kaliteli zaman geçirilmesi, akran bağlarının korunması, fiziksel aktiviteler yapılması ve çocuklara küçük sorumluluklar verilmesi gerekmektedir. Klinik Psikolog Seren Doğantekin, teknoloji kullanımında sadece geçirilen süreye değil, tüketilen içeriğe ve çocuğun genel yaşam dengesine odaklanılması gerektiğinin altını çizmektedir. Dengeli bir tatil planlaması, çocukların zihinsel ve sosyal becerilerini koruyarak yeni eğitim dönemine sağlıklı bir başlangıç yapmalarına katkı sağlamaktadır.

Kaynak: Haber merkezi