Yatırımcılar genellikle altının sadece gram ağırlığına ve o günkü piyasa kuruna odaklansa da, bazı altınların üzerindeki basım tarihi ve nadirliği onları sıradan bir birikim aracı olmaktan çıkarıp paha biçilemez birer koleksiyon parçasına dönüştürüyor. Darphane tarafından belirli yıllarda çok daha az sayıda basılan veya günümüze kadar kondisyonunu koruyabilmiş eski tarihli altınlar, antika değeri kazandığı için yatırımcısına çifte kazanç sağlıyor. Günümüzde pek çok vatandaş, elindeki altını sadece o anki ons fiyatıyla değerlendirip büyük bir serveti ucuza elden çıkarma riskiyle karşı karşıya kalıyor.
Darphane Verilerindeki Gizli Yıllar ve Nadirlik Primi
Altın piyasasında "tarih farkı" genellikle alım-satım arasında küçük bir kayıp yaratsa da, bazı özel basım yıllarında durum tam tersine dönüyor. Darphane kayıtlarına göre basım adedi sınırlı tutulan veya piyasada artık çok nadir rastlanan yılların altınları, sarraflar ve profesyonel koleksiyonerler tarafından özel olarak aranıyor. Bu tür altınlar bozdurulurken gram fiyatının yanı sıra "nadirlik primi" denilen ek bir ödeme yapılıyor. Özellikle aile yadigarı olarak nesillerden nesillere aktarılan altınların, sadece metal değeriyle değil, tarihi değeriyle de incelenmesi gerekiyor.
Osmanlı Dönemi Altınlarındaki İşçilik ve Tuğra Detayları
Özellikle Osmanlı döneminden kalan Reşat, Hamit ve Aziz altınlarının üzerindeki tuğra detayları, paranın basıldığı şehir ve basım yılı gibi unsurlar, değerini belirleyen ana kriterleri oluşturuyor. Temiz korunmuş, kenar tırtılları aşınmamış ve baskı kalitesi ilk günkü netliğini koruyan eski altınlar, güncel altın kurunun çok üzerinde bir bedelle el değiştirebiliyor. Bazı nadir kondisyonlu parçaların müzayedelerde, normal bir cumhuriyet altınının onlarca katı fiyata alıcı bulabildiği biliniyor. Vatandaşların bu altınları "eski" ya da "yıpranmış" diyerek düşük fiyattan bozdurmadan önce mutlaka uzman bir nümismat tarafından değerlendirilmesi öneriliyor.
Koleksiyon Değerini Belirleyen Kondisyon ve Saklama Koşulları
Eski altınların değerini koruması ve bir yatırım aracından antika değerine evrilmesi için saklama koşulları hayati önem taşıyor. Çizilen, dişlenen veya parlatılmak amacıyla kimyasal maddelerle silinen altınlar, koleksiyon değerini büyük ölçüde kaybederek sadece hurda altın değerine düşüyor. Uzmanlar, bu tür nadir parçaların orijinal dokusuna dokunulmadan, nemden uzak ve yumuşak yüzeyli kutularda korunmasını tavsiye ediyor. Cüzdanında, kasasında veya yastık altında eski tarihli altın bulunduranlar için bu durum, piyasa dalgalanmalarından bağımsız, devasa bir kar marjı anlamına gelebilir.





