Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır, yaşam kalitesini ve uyku düzenini ciddi şekilde sarsan huzursuz bacak sendromuna karşı uyarılarda bulundu. İstirahat ya da uyku esnasında bacaklarda ortaya çıkan ağrı, kramp ve karıncalanma hissiyle kendini belli eden hastalığın, zamanında tedavi edilmediğinde depresyon ve panik bozukluğa kadar varan ciddi ruhsal sorunları tetikleyebileceğini vurguladı.

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır, toplumda sıkça rastlanan ancak teşhisi çoğunlukla gözden kaçan huzursuz bacak sendromunun (HBS) insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini ve güncel tedavi yaklaşımlarını paylaştı. İstirahat halindeyken ya da uyurken bacaklarda dayanılmaz bir hareket ettirme dürtüsüyle ortaya çıkan bu rahatsızlık, karayolu ve havayolu seyahatlerinde bile kişiyi esir alabiliyor.

Belirtiler Gün Sonunda ve Gece Yarısında Artıyor

Huzursuz bacak sendromunun genellikle yavaş başlayıp tedrici olarak artış gösterdiğini belirten Doç. Dr. Ahmet İnanır, hastalığın klinik tablosunda şu belirtilerin öne çıktığını aktardı:

  • Bacaklarda ve bazen kollarda önlenemeyen hareket ettirme mecburiyeti

  • Şiddetli bacak ağrısı, kramp ve uyuşma hissi

  • Dokularda karıncalanma, kaşıntı ve yanma semptomları

Şikayetlerin sıklığının artmasıyla birlikte uyku kalitesinin tamamen bozulduğunu ifade eden İnanır; bu durumun hastalarda agresif tavırlara, panik bozukluğa ve depresyona yol açtığına dikkat çekti. Bulguların özellikle uzun süreli hareketsizlikte, gün sonuna doğru ve gece yarısında zirve yaptığını, bacakların hareket ettirilmesiyle ise geçici bir rahatlama sağlandığını belirtti.

Genetik Faktörlerden Fıtığa Kadar Birçok Nedeni Var

Hastalığın ortaya çıkmasında genetik kökenlerin yanı sıra birçok sistemik rahatsızlığın da tetikleyici rol oynayabileceğini vurgulayan İnanır, risk faktörlerini şu şekilde sıraladı:

"Huzursuz bacak sendromu; diyabet, hamilelik, hipotiroidi, ağır metal toksinleri, polinöropati, hormonal hastalıklar, romatoid artrit, fibromiyalji, miyofasiyal ağrı sendromu, bel fıtıkları (disk hernileri), kas hastalıkları, kansızlık, üremi, böbrek yetmezliği, bacaklardaki kan dolaşımı yetersizliği ve bazı ilaçların kullanımına bağlı olarak gelişebilir. Hastalık daha çok kadınlarda görülmekle birlikte erkeklerde ve gebelik döneminde de sıklıkla karşımıza çıkmaktadır."

Tanı Laboratuvarda Değil, Hasta Beyanıyla Konuluyor

Huzursuz bacak sendromunun kan tetkikleri veya röntgen, MR gibi görüntüleme yöntemleriyle tespit edilemediğinin altını çizen Doç. Dr. Ahmet İnanır, teşhisin tamamen hastanın klinik şikayetlerine göre konulduğunu ifade etti. Hastaların süreci tarif ederken sıklıkla, "Bacaklarım gece ağrı makinesi gibi çalışıyor", "Kaslarımı mengene gibi sıkıştırıyorlar" ve "Bacaklarımın içinde karıncalar geziyor" gibi ifadeler kullandıklarını aktardı.

Tedavide Modern ve Bütüncül Yaklaşımlar Şart

Detaylı bir muayene ile sorunun kaynağının saptanmasının büyük önem taşıdığını ifade eden Doç. Dr. İnanır, kesin tanı konulan vakalarda beyindeki dopamin düzeyini artırıcı ilaç tedavilerine başvurulduğunu, demir eksikliği ve diyabet gibi alt nedenlerin de eş zamanlı tedavi edildiğini söyledi.

Hafif semptomlu hastalarda günlük egzersizler, masaj, soğuk veya sıcak uygulamaların rahatlama sağladığını belirten İnanır, yaşam tarzı değişikliklerine dair şu önerilerde bulundu:

  • Alkol, kahve, çikolata ve sigara kullanımı tamamen sonlandırılmalıdır.

  • Varsa parkinson, böbrek, varis ve romatizmal hastalıklar öncelikli olarak tedavi edilmelidir.

  • Vücuttaki B12 vitamini, D vitamini ve magnezyum eksiklikleri hızla giderilmelidir.

Tedavinin sadece klasik ilaçlarla sınırlı tutulmaması gerektiğini savunan İnanır; nöralterapi, manuel terapi, proloterapi, kupa terapisi, kinezyolojik bantlama, ozon terapi ve güncel rejeneratif tedavi seçeneklerinin kombine edilerek hastanın şikayetleri tamamen kayboluncaya kadar sürdürülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Kaynak: Haber Merkezi