Kosova’nın Prizren kentinden Eskişehir’e gelen Ramsela Saiti, kentin sanat ve kültür adına çok güzel etkinliklere ev sahipliği yaptığını dile getirerek, Türkiye’deki özel eğitim sisteminde gördüğü uygulamaları ise mevzun olduktan sonra kendi ülkesine taşıyacağını söyledi.

Gözden kaçırmayın

İkinci Kadir Şeker olayında ilk duruşma İkinci Kadir Şeker olayında ilk duruşma

Kosova’nın Prizren kentinden Eskişehir’e gelen Ramsela Saiti, kentin sanat ve kültür adına çok güzel etkinliklere ev sahipliği yaptığını dile getirerek, Türkiye’deki özel eğitim sisteminde gördüğü uygulamaları ise mevzun olduktan sonra kendi ülkesine taşıyacağını söyledi.

Yaklaşık 5 yıl önce Türkiye’ye yerleşen Ramsela Saiti, Kosova’nın güneybatısındaki Prizren kentinden Eskişehir’e geldi. Anadolu Üniversitesi’nde Özel Eğitim Öğretmenliği Bölümü’nde öğrenim gören 23 yaşındaki Saiti, Prizren ile Eskişehir’i kültür ve sanat yönünden kıyaslayarak okuduğu bölüm üzerine Kosova’da gerçekleştirmek istediği planlardan bahsetti. Prizren’in, Kosova için tamamen bir kültür başkenti olduğunu belirten Saiti, ayrıca oradaki farklı dillerin bu yapıya renk kattığını söyledi. Ramsela Saiti, “Eskişehir’deki insanlar hem farklı sanatsal sergilerle iç içeler hem de çok fazla tiyatro oyunu sahnelendiğinden dolayı biz Prizrenlilerden kat be kat şanslılar” diyerek düşüncelerini ifade etti.

"Türkiye sağlık sisteminde gayet başarılı"
Özel eğitim alanında Kosova’da çok az sayıda çalışma yapıldığını ve bu branşın orada daha yeni yeni gelişmeye başladığını aktaran Ramsela Saiti, “Mevzun olduktan sonra kendimi, ülkemdeki özel eğitim alanına adamak istiyorum. Türkiye, Avrupa standartlarında kurduğu sağlık sistemiyle bu konuda gayet başarılı ve özel eğitimde uyguladıkları teknikleri mutlaka Kosova’ya taşıyacağım. Özel eğitime gereksinimi olan bireylerinse daha kaliteli bir eğitim almaları için elimden geleni yapacağım” dedi.

"Eskişehirliler cana çok yakın"
Bulduğu her fırsatta Eskişehir’in yerel lezzetlerinden olan Balaban köftesini tattığını söyleyen Prizrenli Saiti, bu lezzetin damak zevkine çok uyduğundan ve Türkiye’nin hiçbir kentinde Balaban köftesinin orijinalini bulamayacağından söz ederek, ayrıca duygularını şu cümlelerle tarif etti:
“Eskişehirliler, epey cana yakınlar ve farklı yerlerden gelenler içinse misafirperverliklerini hissettiriyorlar. Yarım yamalak Türkçem ile cümleler kurmama rağmen benim sorunlarımı çözmek için ellerini geleni yaptıklarına birçok defa şahit oldum. Ayrıca şunu da belirtmeliyim ki, Türkiye’de özel eğitim alanında yapılan araştırmaların çoğu Anadolu Üniversitesi’nden çıkıyor ve bu yüzden ülkenin neresine gidersem gideyim, kendi branşımdaki insanlara karşı bunun gururunu yaşıyorum.”