Cumhuriyet Halk Partisi'nin Eskişehir İl Başkanı Volkan Enver Kılıç, neredeyse her televizyona çıktığında gündemi belirliyor. Üç kez Kanal 26'ta Muharrem Esen'in konuğu oldu, Eskişehir gündemi her seferinde o programda belirlendi. Bundan böyle, yine Kanal 26'da, her çarşamda Farklı Farklı programının daimi konuğu olacak. Kılıç dışında, DP İl Başkanı Hüseyin Özcan, Anahtar Parti İl Başkanı Çağrı Ölçe ve HUDER Eskişehir Başkanı Av. Fatih Mehmet Akmeşe'nin sürekli konuk olduğu Farklı Farklı, belki de her programında gündeme dair en az bir not düşürecek. Kanal 26 yönetimini, böyle bir ekibi bir araya getirdiği için kutluyorum...
İlk programda Volkan Enver Kılıç, kendisine Halk Tv'ye kayyum atanması ile ilgili bir sorulması nedeniyle, "Ben bu operasyonu destekliyorum. Çünkü Halk Tv, gerçek bir haber kanalı değil. Halkın parasının aktarıldığı, yalan haberlerle operasyonlar çekmeye çalışan bir işletme. Sahibi yurt dışında kaçak yaşıyor ve Türkiye'ye gelemiyor" yanıtını verdi...
Daha sonra Cumhuriyet ve Sözcü gazeteleri hedeflerine Volkan Enver Kılıç'ı oturtarak, Türkiye gündemine bu sözlerin oturması için haberler yaptı...
Volkan Enver Kılıç bu sözleri kendi kafasından söylememişti oysa. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Halk Tv'ye kayyum atanmasından birkaç gün önce katıldığı bir televizyon programında benzer sözler söylemiş ve cesur sözleri nedeniyle, algının değil, gerçeklerin peşinde olan vatandaşların takdirini toplamıştı...
Cumartesi günü yapılan Yeni Parti İl önseçiminde konuşma yapan Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, "O butlan yönetiminin il başkanı utanmalıdır, Eskişehir'den 'Halk Tv'nin kapatılması çok doğru olmuştur' diyebilecek yüzsüzlüğü ve alçaklığı göstermiştir. Bu bile dün birlikte siyaset yaptığımız, ama Cumhuriyet Halk Partisi'nde hala üye olarak kalan arkadaşlarımızın, o partiden, o butlan yönetiminin hakimiyetindeki partiden istifa ederek Yeni Parti'ye katılmaları için başlı başına bir gerekçedir" dedi...
Bence tam da İbrahim Arslan'ın sözlerindeki gibi, CHP'de kalan sosyal demokratlar; işte tam da bu yüzden, birilerinin cebini dolduran bir takım hareketlerin, sanki siyasi mücadeleymiş gibi halka kakalanmasından bıktıkları için CHP'de kaldı! İnsanlar artık kandırılmaktan, birilerinin pis işlerini savunmak zorunda kalmaktan bıkmıştı, onun için CHP'de kaldı!
İbrahim Arslan'ı iyi tanırım. Kendisi kolay kolay tufaya düşmez ve fakat Halk Tv mevzusunda ya bilgisi eksik ya da kendisini güzelce kandırarak gaza getirmişler. Her şeyi geçin, Halk Tv'yi normal bir haber kanalı zannediyor demek ki, kayyum atanmasını destekleyenlere "yüzsüz ve alçak" diyebilecek kadar sinir katsayısını yüksek tutuyor!
Halk tv, yalan haberlerle siyaseti dizayn ettiğini sanan, tam bir kara para aklama makinesidir. Kafası gerçekten çalışan herkes bunu böyle biliyor...
KILIÇ HEMEN YANIT VERDİ
Volkan Enver Kılıç da İbrahim Arslan'ın bu sözlerine gecikmeden yanıt vererek, işin aslının ne olduğunu sakince anlattı: "Yeni Parti’nin saygı yoksunu milletvekili İbrahim Arslan, bana hakaret etmiş, aklı sıra ayar vermiş!
Öncelikle şunu herkes iyi bilsin: Biz basın özgürlüğünden, gazetecilerin özgürce görev yapmasından yanayız. Objektif ve tarafsız yayın yapan, kamuoyunu doğru bilgilendiren hiçbir basın kuruluşuyla derdimiz olamaz. Eleştirel yayıncılığa da karşı değiliz. Ancak basın özgürlüğü, milletin parasının hesabının sorulamayacağı anlamına gelmez. Hiç kimse basın özgürlüğünü kendisine dokunulmazlık sağlayan bir kalkan olarak kullanamaz!
Hem İbrahim Arslan’a hem de onu dinlerken bana tepki gösterenlere sormak istiyorum.
Devletin vatandaşlarımızın vergisinden partimize yolladığı, gariplerin, muhtaçların da hakkı olan paradan, 80 milyon liranın, yurt dışında kaçak yaşayan Halk TV’nin yalancı patronuna aktarılmasına vicdanınız razı geliyor mu?
Halk TV yayın organı değildir. Gazetecilik ve yayıncılık faaliyetleri yüzünden el konulmadı. Kaçak müptezel patronu, soyisimini Mahiroğlu olarak değiştiren Cafer Özemir’in 30 milyar lira tutarındaki yolsuzluk ve kara para aklama iddiasıyla el konuldu. Ticari sahtekatlık iddiasıyla el konuldu.
Siz basın özgürlüğünü mü savunuyorsunuz, yoksa milletin parasının nereye aktarıldığının sorgulanmasından mı rahatsız oluyorsunuz?
“Biz vatandaşın parasını çatır çutur yeriz” diyenlerden değilseniz, sizin de bu operasyonu desteklemeniz gerek.
Halk TV’nin kaçak sahibine, görkemli hatırlar adı altında yıllardır belediyelerden kaç milyon hatta milyar lira aktardınız?
Belediye Başkanlarına program için milyonlarca lira tutarında sponsor olmaları için baskı yapmadınız mı?
Hesap ortada. İddianameler de...
Sen şunu söyle, Halk TV’ye 80 milyon lira verdiniz mi, vermediniz mi?
Cafer Özdemir belediyelere tekstil ürünleri sattı mı satmadı mı?
Görkemli Hatıralar'a, belediyelerden, program başı en az 1 milyon, parti kasasından her ay kaç lira verdiniz, 3 milyon mu, 5 mi?
Halk TV’nin kapanmasını istiyor muydunuz. Malum asgari ücretle çalıştırdığınız basın emekçilerini asgari ücretle, yarı aç yarı tok yıllarca çalıştırdınız, şimdi kıdem tazminatlarını devlete yükleme zamanı? Ne güzel memleket!
Halk TV ile işiniz bitti. Sahi alternatif olarak kurduğunuz Koza TV’nin sermayedarı kim? Yoksa Koza TV’yi milletin cebinden, belediye kasalarından mı finanse edeceksiniz?
Eskişehir milletvekili olarak önce bu soruya cevap vereceksin!
Bana basın özgürlüğü üzerinden ders vermeye kalkışacağına, milletin parasının hesabını vereceksin!
Siyasi tartışmayı hakaretle geçiştiremez, kamuoyunun önündeki bu sorudan kaçamazsın!
Bak İbrahim Arslan, Utku Çakırözer bu işleri senden çok daha iyi bilir. Utku Çakırözer çok tecrübeli olduğu halde hiç bu işlere giriyor mu?
Ses çıkarmıyor. Beyefendi ve akıllı adam.
Bence bu topa girme!
Bu suyun boyu, seni aşar!
Yine de sen bilirsin...
Hodri meydan İbrahim Arslan, istiyorsan çık konuş ve sorularıma yanıt vermeye çalış da kim dürüstmüş, kim alçakmış görelim…"
Başta sorduğum soruyu yinelemek istiyorum...
İbrahim Arslan, Halk Tv konusunda kandırılıyor mu, yoksa gerçekten Halk Tv'nin gerçek bir televizyon haber kanalı olduğunu mu sanıyor, bu kanalda gerçekten habercilik yapıldığını mı düşünüyor?