Dünya Sigarayı Bırakma Günü, takvimlerde küçük bir hatırlatma gibi görünse de aslında büyük bir dönüşümün çağrısıdır. Bu gün, milyonlarca insan için yeni bir başlangıcın, daha sağlıklı bir geleceğin ve özgür bir nefesin simgesidir. Çünkü sigarayı bırakmak yalnızca bir alışkanlıktan vazgeçmek değil; hayata, sağlığa ve sevdiklerine “evet” demektir.
Sigara, dünyada ve ülkemizde önlenebilir hastalık ve ölümlerin başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Akciğer kanseri başta olmak üzere birçok kanser türü, kalp-damar hastalıkları, felç, KOAH ve solunum yolu rahatsızlıkları doğrudan tütün kullanımına bağlı gelişiyor. Her bir sigara, vücuda binlerce zararlı kimyasalın girmesine neden oluyor. Üstelik zarar yalnızca içenle sınırlı değil; pasif içicilik yoluyla çocuklar, hamileler ve sigara dumanına maruz kalan herkes risk altında kalıyor. Kısacası yakılan her sigara, yalnızca bir alışkanlık değil, ciddi bir halk sağlığı sorunu anlamına geliyor.
Toplumda sıkça duyduğumuz “İstesem bırakırım” cümlesi ise gerçeği tam olarak yansıtmıyor. Çünkü sigara bir alışkanlıktan öte, nikotin bağımlılığıdır. Nikotin, beyindeki ödül mekanizmasını etkileyerek kısa süreli bir rahatlama hissi oluşturur. Zamanla beyin bu maddeye ihtiyaç duyar ve kişi sigara içmediğinde huzursuzluk, gerginlik ve odaklanma güçlüğü yaşayabilir. Bu nedenle sigarayı bırakmak bir irade savaşı değil, bir bağımlılıkla mücadeledir. Ancak doğru destekle ve kararlılıkla bu mücadele kazanılabilir.
Sigarayı bıraktıktan sonra vücudun kendini onarma süreci ise adeta mucizevi bir hızla başlar. İlk 20 dakikada tansiyon ve nabız normale yaklaşır. 24 saat içinde kandaki karbonmonoksit seviyesi düşer. Birkaç hafta içinde dolaşım ve akciğer fonksiyonları iyileşir. Aylar geçtikçe nefes darlığı azalır, enerji artar. Uzun vadede ise kalp krizi ve kanser riski ciddi oranda düşer. Yani bırakılan her sigara, sağlıklı bir geleceğe atılmış somut bir adımdır.
Bu noktada, bireysel çabanın yanında kurumsal desteklerin önemi büyüktür. Ülkemizde bağımlılıkla mücadelede öncü kuruluşlardan biri olan Yeşilay, sigara ve tütün bağımlılığıyla mücadelede uzun yıllardır önemli çalışmalar yürütmektedir. Yeşilay, yalnızca farkındalık kampanyaları düzenlemekle kalmıyor; aynı zamanda bağımlılıktan kurtulmak isteyen bireylere ücretsiz psikososyal destek sunuyor.
Yeşilay Danışmanlık Merkezleri (YEDAM) aracılığıyla sigara dahil olmak üzere tüm bağımlılık türleri için profesyonel destek sağlanıyor. Bu merkezlerde uzman psikologlar ve sosyal hizmet uzmanları, kişiye özel danışmanlık hizmeti veriyor. Üstelik bu destek tamamen ücretsiz ve gizlilik esasına dayanıyor. Telefonla danışmanlık hattı üzerinden ya da yüz yüze görüşmelerle bireyler, sigarayı bırakma sürecinde karşılaştıkları zorluklarla baş etmeyi öğreniyor. Tetikleyicilerle mücadele, stres yönetimi ve sağlıklı alışkanlık geliştirme gibi konularda rehberlik ediliyor.
Yeşilay’ın okullarda yürüttüğü eğitim programları ve kamu spotları da özellikle gençlerin sigaraya başlamasını önlemeyi hedefliyor. Çünkü bağımlılıkla mücadelede en etkili yöntem, hiç başlamamaktır. Genç yaşta kazanılan bilinç, ileriki yıllarda sağlıklı bir toplumun temelini oluşturur.
Elbette sigarayı bırakma süreci kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Bazıları bir anda bırakmayı tercih ederken, bazıları azaltarak ilerler. Nikotin replasman tedavileri, doktor kontrolünde kullanılan ilaçlar ve davranışsal terapiler süreci kolaylaştırabilir. Ancak en kritik adım, kişinin bırakmaya karar vermesidir. “Bir gün” demek yerine “bugün” diyebilmektir.
Dünya Sigarayı Bırakma Günü, belki de uzun süredir ertelenen o karar için bir fırsattır. Sağlıklı bir ömür, temiz bir nefes ve daha güçlü bir gelecek için atılacak ilk adım… Unutmayalım ki sigara bir kader değildir. Bağımlılık güçlü olabilir, ancak insanın yaşama arzusu ve değişim iradesi ondan çok daha güçlüdür.
Belki de şimdi yapılacak en doğru şey, derin bir nefes almak ve kendimize şu soruyu sormaktır: “Hayatımın kontrolü kimde?”
Cevap nettir. Kontrol bizde. Ve bırakılan her sigara, özgürlüğe açılan bir kapıdır.