Türkiye’de üniversite başarıları söz konusu olduğunda çoğu zaman gürültüye, reklama, büyük laflara alışığız. Oysa bazı başarılar vardır; sessizdir, sakin ilerler ama etkisi çok büyüktür. Anadolu Üniversitesi’nin Times Higher Education (THE) 2026 Konulara Göre Dünya Üniversite Sıralamaları’nda elde ettiği sonuçlar, tam da böyle bir başarıyı işaret ediyor.

THE sıralamaları, üniversiteleri yalnızca vitrine bakarak değerlendiren listeler değil. Eğitim kalitesi, araştırma gücü, atıf etkisi, uluslararası görünürlük ve sanayiyle kurulan ilişki gibi çok sayıda başlık üzerinden yapılan kapsamlı bir ölçümden söz ediyoruz. Yani burada yer almak, hele ki birden fazla alanda yer almak, tesadüfle açıklanabilecek bir durum değil.

Anadolu Üniversitesi, 2026 sıralamalarında dört farklı akademik alanda dünya listelerinde kendine yer buldu. İşletme ve Ekonomi, Tıp ve Sağlık, Eğitim Çalışmaları ile Sosyal Bilimler… Üstelik bu alanlar, üniversitelerin akademik omurgasını oluşturan temel disiplinler. Sadece tek bir niş alanda değil, geniş bir yelpazede sürdürülebilir bir akademik üretimden söz ediyoruz.

Daha da dikkat çekici olan ise Türkiye sıralamaları. Eğitim Çalışmaları ve Sosyal Bilimler alanlarında Türkiye’nin en iyi 8 üniversitesi arasında yer almak, Anadolu Üniversitesi’nin yıllardır sürdürdüğü akademik stratejinin somut bir karşılığı. İşletme ve Ekonomi’de ilk 11, Tıp ve Sağlık alanında ilk 10 içerisinde olmak da bu tabloyu tamamlıyor.

Burada altı çizilmesi gereken önemli bir nokta var: Anadolu Üniversitesi, sadece öğrenci sayısıyla anılan bir üniversite olmanın çok ötesinde bir noktada duruyor. Açıköğretim tecrübesini akademik üretimle, araştırmayla ve uluslararası görünürlükle besleyen bir yapıdan söz ediyoruz. Bu da üniversiteyi yerel bir eğitim kurumu olmaktan çıkarıp küresel rekabetin parçası hâline getiriyor.

Eskişehir açısından bakıldığında ise bu başarılar, kentin “üniversite şehri” kimliğini güçlendiren önemli göstergeler. Sanayi, kültür ve akademi ekseninde gelişen bir şehir için üniversitelerin uluslararası ligde söz sahibi olması, sadece akademik değil, sosyal ve ekonomik anlamda da ciddi bir değer üretiyor.

Anadolu Üniversitesi’nin THE 2026 performansı, gösterişli manşetlerden ziyade istikrarlı bir emeğin ürünü. Belki en kıymetli tarafı da bu. Gürültü yapmadan, işini iyi yaparak, akademik derinliğini her yıl biraz daha artırarak gelen bir başarı…

Ve açık söylemek gerekirse; bu tablo, Anadolu Üniversitesi’nin gelecekte çok daha üst sıraları zorlayabileceğini de fazlasıyla hissettiriyor.