Trafik denince akla ilk gelen şey araç sayısı olur. Sonra yollar, kavşaklar, ışıklar konuşulur. Ama Eskişehir’de trafiği asıl boğan mesele çoğu zaman gözden kaçar: yanlış yapılaşma.
Bu, gürültülü bir sorun değildir. Korna çalmaz, ışık yakmaz. Sessizce büyür. Ama sonuçları her sabah ve her akşam direksiyon başında hissedilir.
Plansız yükselen binalar, dar sokaklara sıkıştırılmış yüksek yoğunluklu yerleşimler, sonradan “ana cadde” yapılmaya çalışılan ara yollar… Şehir büyürken yol aynı kalırsa, trafik kaçınılmaz olarak kilitlenir. Bugün yaşadığımız tablo tam olarak budur.
Eskişehir’de birçok bölgede yapılaşma hızla artarken, ulaşım altyapısı aynı hızda gelişmedi. Yeni siteler yapıldı ama bağlantı yolları düşünülmedi. Ticari alanlar çoğaldı ama otopark planları kâğıt üzerinde kaldı. Sonra da bu yük, zaten zorlanan ana arterlerin üzerine yıkıldı.
Bu noktada sorumluluk nettir. Şehir planlaması belediyelerin işidir. Özellikle CHP’li Büyükşehir Belediyesi yönetiminde, yapılaşma ile ulaşım arasındaki dengenin yeterince gözetilip gözetilmediği artık ciddi biçimde sorgulanmalıdır. Çünkü trafik, bugün ortaya çıkan bir sorun değil; yılların birikimidir.
Yanlış yapılaşmanın en büyük zararı şudur:
Sonradan ne kadar yol yaparsanız yapın, ne kadar ışık ayarlarsanız ayarlayın, sorun kökten çözülmez. Çünkü hata en başta yapılmıştır.
Bugün tramvay, metrobüs, yeni düzenlemeler konuşuluyor. Ama şu soruya dürüstçe cevap vermeden hiçbir proje rahatlatıcı olmaz:
Bu şehir, bu yoğunluğu kaldıracak şekilde mi planlandı?
Yanlış yapılaşma sadece trafiği değil, şehir hayatının tamamını bozar. Gürültü artar, hava kalitesi düşer, yayalar sıkışır, sürücüler sinirlenir. Şehir, yaşanan bir alan olmaktan çıkıp katlanılan bir yere dönüşür.
Bu yüzden trafik sorununu sadece bugünün meselesi gibi ele almak büyük hata olur. Bugünkü sıkışıklık, dün atılan imar imzalarının sonucudur. Ve eğer aynı anlayış devam ederse, yarının trafiği bugünü bile aratacaktır.
Şehir hayatı, betonla değil; akıl ve planlamayla kurulur.
Yanlış yapılaşma sessizdir ama etkilidir.
Ve Eskişehir trafiğinin en görünmeyen, en tehlikeli katili de tam olarak budur.