Eskişehir, tarihe ve siyasete ışık tutan kapsamlı bir panele ev sahipliği yaptı. Adaletin Hukuku ve Parlamenter Demokrasi İdeali Derneği tarafından Taşbaşı Kültür Merkezi Kırmızı Koltuklu Salon'da düzenlenen “Atatürk’ün Mirası Ne, Mirasçısı Kim” başlıklı konferans, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programda Atatürk’ün bıraktığı miras, siyasi partilerin bu mirasa yaklaşımı ve tarihi gerçekler akademisyenler ile siyasetçilerin katılımıyla masaya yatırıldı.
"Mirası Sloganlarda Değil, 1937 Programında Aramalıyız"
Konferansın konuşmacılarından Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. M. Serhan Yücel, cumhuriyet döneminden bu yana kurulan neredeyse tüm siyasi partilerin söylemlerinde Atatürk'ün mirasına sahip çıktığını belirtti. Bu durumun sloganlar üzerinden yürütüldüğüne dikkat çeken Yücel, somut bir örnek üzerinden şu değerlendirmelerde bulundu:
"Atatürk’ün mirasını sloganlarda aramamamız gerekiyor. CHP’nin 'Altı ok' veya Demokrat Parti'nin 'Anıtkabir ve Koruma Kanunu' örnekleri tek başına yeterli değildir. Meseleyi doğru anlamak için Atatürk’ün son Başbakanı Celal Bayar’ın 1 Kasım 1937’de Meclis’e sunduğu hükümet programına bakmalıyız. Bu programda hür ve müstakil Türkiye, müreffeh Türkiye, plan-teknik-rasyonelleşme ve dış politikada teyakkuz olmak üzere dört temel unsur öne çıkmaktadır."
"Asıl Tartışılması Gereken Sebepler ve Dönemin Şartlarıdır"
Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Dr. Rifat Melih Aktaş ise bilgiye erişimin bu kadar kolay olduğu bir çağda hâlâ aynı tartışmaların yapılmasının üzücü olduğunu ifade etti. Tarihsel olayların yalnızca sonuçları üzerinden eleştirildiğini belirten Aktaş, şunları kaydetti:
"Biz sürekli sonuçları konuşuyoruz, oysa asıl tartışılması gereken sebeplerdir. Her olayı kendi dönemin şartları, yani zamanın ruhu içinde mütalaa etmemiz gerekir. Genç araştırmacılarımızın ve akademisyenlerimizin doğrudan orijinal kaynaklara, Meclis tutanaklarına ve belgelere başvurarak inceleme yapması büyük önem taşımaktadır."
Yoğun ilgi gören ve soru-cevap bölümüyle devam eden konferans, katılımcıların tarihi süreçlere dair yaptığı değerlendirmelerin ardından sona erdi.






