Çocukların okula başlarken yaşadığı uyum sorunlarının genellikle doğal bir süreç olduğunu belirten Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, özellikle bir aydan uzun süren isteksizlik ve ayrılık kaygısının yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı. Okul reddinin yalnızca ayrılık anksiyetesinden kaynaklanmadığına dikkat çeken Kilit; akran zorbalığı, dikkat eksikliği, disleksi ve yanlış ebeveyn tutumlarının da bu durumu tetikleyebileceğini ifade etti. Okula gitmenin bir seçenek değil, kesin bir sorumluluk olduğunu belirten uzman, ani isteksizlik durumlarında vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmasını önerdi.
Okulun İlk Bir Ayında Uyum Sorunları Normal Karşılanmalı
Tatil döneminde bozulan biyoritmin yeniden yakalanmasının zaman aldığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, okulun ilk haftalarında görülen isteksizlik ve söylenmelerin doğal olduğunu belirtti. Üç yaşından sonra çocukların akranlarıyla bir arada bulunmasının sosyalleşme ve sorumluluk bilinci açısından önemini vurgulayan Kilit, ilk bir ay içerisindeki adaptasyon problemlerinin normal kabul edildiğini ancak bu sürenin aşılması durumunda zihinsel ve duygusal süreçlerin incelenmesi gerektiğini aktardı.
Ani Okul Reddi Kırmızı Bayraktır
Okul reddinin arkasında yatan sebeplerin çok yönlü araştırılması gerektiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Kilit; dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, disleksi, sosyal fobi veya karşıt olma-karşıt gelme bozukluğu gibi durumların da süreci olumsuz etkilediğini belirtti. Şimdiye kadar problem yaşamayan bir çocukta birdenbire okul isteksizliği başlamasının "kırmızı bayrak" anlamına geldiğini vurgulayan Kilit, akran zorbalığından hatalı öğretmen yaklaşımlarına, ruhsal ve fiziksel travmalardan diğer kaygı bozukluklarına kadar tüm ihtimallerin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Mükemmeliyetçi ve Helikopter Ebeveynlik Kaygıyı Artırıyor
Ebeveyn tutumlarının çocuk üzerindeki etkilerine değinen Neriman Kilit, mükemmeliyetçi, aşırı eleştirel veya çocukları kıyaslayan yaklaşımların öz güven kaybına ve aşırı kaygıya yol açtığını söyledi. Çocuk yetiştirmede hem helikopter ebeveynlikten hem de aşırı serbest tutumlardan kaçınılarak dengeli bir hat izlenmesi gerektiğini vurgulayan Kilit, velilerin ilk ay kademeli olarak okuldan uzaklaşabileceğini ancak sürenin uzaması halinde profesyonel destek ve ebeveyn danışmanlığı alınmasının şart olduğunu aktardı.
Yaz tatilinden sonra başlayan yeni eğitim-öğretim dönemlerinde, özellikle okul öncesi ve ilkokul birinci sınıf öğrencilerinde okula uyum sorunları sıklıkla gündeme gelmektedir. Biyoritm değişiklikleri, evdeki konfor alanından çıkış ve ebeveynden ayrılma kaygısı çocuklarda bedenselleştirilmiş semptomlar (karın ağrısı, baş ağrısı vb.) ile kendini gösterebilmektedir. Uzmanlar, bu süreçte ailelerin doğru tutum sergilemesinin ve uyum sürecini kriz haline getirmeden yönetmesinin çocuğun akademik ve sosyal geleceği açısından kritik olduğunu vurgulamaktadır.
Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit’in değerlendirmelerine göre, okula gitmek çocuklar için tartışılabilecek bir seçenek değil, kazanılması gereken temel bir sorumluluktur. Okulun ilk bir ayından sonra devam eden yoğun ayrılık kaygısı ve okula gitme reddi durumunda, sorunun kaynağını doğru tespit etmek ve çocuğun öz güvenini koruyarak çözüm üretmek adına zaman kaybetmeden bir çocuk ve ergen psikiyatristine başvurulması gerekmektedir.





