Merhaba ben Bedia Çınar. Her hafta gündemin konularına değineceğim köşe yazılarımla sizlerle buluşacağım.

Bu satırlarla siz değerli okurlarımla ilk kez buluşmanın heyecanını yaşıyorum. Kalemin sorumluluğunu, kelimelerin gücünü ve bu köşenin taşıdığı anlamı bilerek; milletimizin ortak değerlerini, duygularını ve gündemini sizlerle paylaşmak niyetiyle bu yolculuğa başlıyorum. İlk yazımda ise, hepimizin hayatına dokunan, varlığıyla güven veren çok özel bir kurumdan söz etmek istedim: Türk Polis Teşkilatı.

Bir milletin huzur içinde yaşayabilmesinin en temel şartlarından biri, güvenliğin sağlanmasıdır. İşte bu noktada, tam 181 yıldır gece gündüz demeden görev yapan Türk Polis Teşkilatı, yalnızca bir güvenlik gücü değil; aynı zamanda milletin vicdanı, sokağın sesi ve devletin şefkatli yüzü olmuştur.

Kurulduğu günden bu yana sayısız zorluğa göğüs geren polislerimiz, kimi zaman bir çocuğun kaybolan umudu, kimi zaman bir annenin içini ferahlatan haber, kimi zaman da milletimizin huzuru için canını ortaya koyan bir kahraman olmuştur. Üniformalarının ardında sadece bir meslek değil; büyük bir sorumluluk, derin bir vatan sevgisi ve sarsılmaz bir görev bilinci vardır.

Bu yıl 181. kuruluş yıl dönümünde ise, milletimizin polis teşkilatına olan sevgisi ve bağlılığı bir kez daha yürekleri ısıttı. Türkiye’nin dört bir yanında vatandaşlarımızın gerçekleştirdiği sürpriz kutlamalar, aslında çok şey anlatıyordu. Kimi mahallede çocuklar ellerinde bayraklarla polis ağabeylerini karşıladı, kimi yerde esnaf çiçeklerle teşekkür etti, kimi yerde ise sade bir “iyi ki varsınız” cümlesi en büyük ödül oldu.

Bu anlamlı sürprizler, polis ile halk arasındaki güçlü bağın en güzel göstergesiydi. Çünkü güvenlik sadece bir görev değil, karşılıklı bir güven ilişkisidir. Polis, millet için vardır; millet de polisinin her zaman yanındadır. İşte bu birlik ve beraberlik ruhu, bizi biz yapan en önemli değerlerden biridir.

Unutulmamalıdır ki, bir ülkenin asayişi sadece yasalarla değil, o yasaları uygulayanların vicdanı ve milletin desteğiyle sağlanır. Türk polisi, bu iki gücü de arkasına alarak görevini layıkıyla yerine getirmeye devam etmektedir.

181 yıllık bu köklü geçmiş, nice kahramanlık hikâyeleriyle doludur. Ve bugün, bu hikâyelere yenileri eklenirken, bizlere düşen en önemli görev; onların emeğini görmek, fedakârlıklarını takdir etmek ve her koşulda yanlarında olmaktır.

Bu vesileyle, görev başında şehit düşen kahraman polislerimizi rahmetle anıyor; gazilerimize minnetlerimizi sunuyor ve görevi başındaki tüm polislerimizin Polis Haftası’nı yürekten kutluyorum.

İyi ki varsınız.