Bilim insanları, antifungal ilaçlara karşı geliştirdiği "süper direnç" ile bilinen Candida auris varyantının 61 ülkede görüldüğünü duyurdu. Özellikle hastanelerde ve bakım evlerinde yayılan bu mantar, bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde kan dolaşımı, yara ve kulak enfeksiyonlarına yol açıyor. Yapılan araştırmalar, enfekte olan her iki kişiden birinin hayatını kaybettiğini göstererek durumun vahametini ortaya koyuyor.


Neden bu kadar tehlikeli? "Cilde yapıştırıcı gibi tutunuyor"

Araştırmalar, bu mantar türünün hayatta kalmak ve yayılmak için geliştirdiği korkunç biyolojik yetenekleri deşifre etti:

  • İlaç Tahliye Pompaları: Hücre zarındaki özel mekanizmalar sayesinde kendisine verilen ilaçları hücre dışına "pompalayarak" etkisiz hale getiriyor.

  • Biyofilm Tabakası: Yüzeylerde ve deri üzerinde yapışkan bir tabaka oluşturuyor. Bu tabaka, dezenfektanların ve ilaçların mantara ulaşmasını engelliyor.

  • Termal Adaptasyon: Küresel ısınmanın etkisiyle artan sıcaklıklara uyum sağlayan mantar, insan vücudunun yüksek ısısında bile rahatlıkla çoğalabiliyor.


Sessiz yayılım ve yanlış teşhis tuzağı

Candida auris’in en büyük tehlikesi, standart laboratuvar testlerinde diğer mantar türleriyle karıştırılabilmesi. Bu durum, yanlış tedavi uygulanmasına ve hastanın hayati önemdeki ilk müdahale süresini kaybetmesine neden oluyor. Uzmanlar, özellikle kaynakları kısıtlı bölgelerde gözetim mekanizmalarının artırılmasının şart olduğunu vurguluyor.


2100 Yılına Kadar %77 Genişleme Riski

Tehdit sadece tek bir türle de sınırlı değil. Dr. Norman van Rhijn liderliğindeki çalışmaya göre, bir diğer tehlikeli tür olan Aspergillus fumigatus, iklim değişikliğiyle birlikte yaşam alanını 2100 yılına kadar %77 oranında genişletebilir. Bu da Avrupa ve Asya'nın kuzey bölgelerinin kalıcı bir mantar riski altına girmesi anlamına geliyor. Ancak bilim dünyasından iyi bir haber de var: Halihazırda klinik deney aşamasında olan üç yeni ilaç, bu süper dirençli türlere karşı umut ışığı olabilir.

Kaynak: haber merkezi