“Tarihi canlı tutmak, bu toprağın çocuklarına yapılacak en büyük hizmet olur ki karşılık olarak gelecek günlerde onlardan hayırlı işler bekleyebiliriz. Aksi halde kendimize şu suali soracağız: ‘Ne verdik ki ne isteyebiliriz?”. 1979

Dr. Fazıl KÜÇÜK

            Yaşamış olduğumuz açmazların ekonomik sıkıntıların insan hakları ihlallerinin bir daha yaşanmaması için 2021 yılını tarihin çöplüğünde kendine ayrılmış olan yerine gönderiyoruz. İsteğimiz ve dileğimiz 2022 yılında da bu tür olumsuzları yaşamamızdır. Dünyada savaşların yaşanmayacağı bir düzenin de kurulmasıdır. Böyle bir istek ve dileğin gerçekleşmesi için Godot’un gelmesine dek süreceğini söylemek istiyoruz. Yine de 2022 yılından umutlu olmamızı zorunlu kılıyor. Buna koşut bugüne değin yaşadıklarımızı yeniden yaşamak istemiyoruz.

Maraş’ın kapalı bölümünün açılması konusunu yeni yılda da tartışmayı sürgit edeceğiz. Türkiye’nin komşuları ile olan ilişkileri de tartışılması gereken konularımız arasında olacaktır. Öncelikle iki başat konuyu tartışacağız. AB ile ilişkilerin geride kaldığını belirtmek durumundayız. Yıllardır tartışmaktan usanç duyduğumuz Megali İdea ile Ermeni savları başat konularımız arasında olacaktır. Çünkü diğer ülkelerle olan ilişkilerin temelinde bu olgu yatmaktadır. Yunanistan ile olan ilişkilerin düzgün gitmemesinin temeli bu düşünce yapısında boy veriyor.

Yılın son günlerinde başlatılan Türkiye’nin Ermenistan ile olan ilişkilerinin düzlüğe çıkması için Ermenistan’ın 1915/1916 yıllarında yaşandığı savlanan soykırım söylemlerinden geri durmasını gerekli kılıyor. Sözü edilen olaylar 1. Paylaşım Savaşı ortamında yaşanmış olaylardır. Ayrıca diğer ülke parlamentolarının alınacak olan kararlarla tarih yazmaya soyunmamaları gerekmektedir. İyi komşuluk ilişkilerinin dinamitlememesinin de temelini oluşturacaktır. Amerikalı Biden’ın 24 Nisan 2021 tarihindeki açıklaması, yaşanmış olan olayların soykırım tanımında değerlendirilmesi talihsizliktir.

Türkiye Ermenistan ilişkilerinin düzelmesi için 2015 yılında iki ülke arasında protokol yapıldığı biliniyor. Anılan kararın her iki ülkenin parlamentolarından da onaylanması kuralını cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan “Türk yetkililerde siyasi irade eksikliğinin, protokolün ruhunu bozduğunu ve sürekli ve yeni koşulların ileri sürüldüğü” gerekçesiyle” Her hangi bir görüşmenin Ermenistan Parlamentosundan geri çekildiğini anımsatmak istiyoruz. 2018 yılında ise normalleşme protokolünü iptal ettiklerini açıklıyordu. Yakın tarihte yaşadığımız bu gelişmeler karşı tarafın iyi niyetten uzak olduğunun da göstergesi oluyor. Daha önce yazdığımız gibi tek taraflı olarak gösterilecek iyi niyetin normalleşmenin önündeki takoz olduğunun unutulmaması gerekiyor.

Benzer sıkıntıların Yunanistan ile aramızdaki ilişkilerde yaşıyoruz. Onlarla da Megali İdea düşüncesi yüzünden ilişkilerimiz düzeltilemiyor. Buna koşut 1950’li yılların ortalarında Kıbrıs’ta yaptıkları ile bozulma ivme kazanmıştır. Yine son dönemde Yunanistan’ın silahlanıyor olması NATO üyesi olarak Türkiye’yi de zora sokabilir. Yaşanan bu gerilim Rusya’nın da dikkatinden kaçmıyor. Dedeağaç’ta kurulan ve NATO üssü diye sunulmaya çalışılanın Amerikan üssü olduğu dikkatlerden kaçmıyor.

Rusya bu çalışmalar için “Dedeağaç üstünden yüzlerce hatta binlerce parça askeri malzeme gönderiyor ve askeri üs açıyorsunuz” diyerek nazirede bulunuyor.Rusya’nın Türkiye ile yapmakta olduğu bazı yatırımların benzerini Yunanistan’da da yapmak istediği mesajını bu şekli ile vermiş olduğunu düşünüyoruz. 2022 yılında bu konuları hep birlikte izleyeceğiz.

Kıbrıs’ta çözüm ve barış için elimizi uzatırken karşımızdaki unsurun da aynı içtenlikle davranmasını istediğimizin bilinmesi gerekiyor mu ne…

SEVGİ ile kalınız.

Sağlıkla geçecek iyi yıllar dileklerimle…

31 Aralık 2021 – Ankara

Ahmet GÖKSAN
ahmetgoksan45@gmail.com