İsrail devletinin kuruluşuyla başlayan Nakba’nın (Büyük Felaket) yıl dönümünde, Gazze’de hayatta kalmaya çalışan Filistinliler; tekrarlanan göçler, derinleşen açlık ve ağırlaşan yaşam koşulları altında tarihin en zorlu dönemlerinden birini yaşıyor.

Çadır kentlerde derinleşen insani dram
Gazze Şeridi’ndeki Al-Yarmouk Kampı’nda yaşam mücadelesi veren aileler, temel insani ihtiyaçlara erişimin imkânsız olduğu bir tabloyla karşı karşıya bulunuyor. Bölgede mevsimsel şartlar yaşamı daha da zorlaştırırken, yerinden edilen siviller hem aşırı sıcaklarla hem de yetersiz barınma koşullarıyla baş etmeye çalışıyor. Beyt Hanun’dan kaçmak zorunda kalan Fayez El-Masri, ailesiyle birlikte yaşadığı süreci anlatırken, bugün çekilen acıların 1948’deki Nakba döneminden çok daha şiddetli olduğunu vurguladı. El-Masri, çadırların kışın rüzgârla parçalandığını, yazın ise nefes almayı dahi imkânsız kılan bir sıcaklığa ulaştığını belirtti.

Tekrarlanan göçlerin yarattığı belirsizlik
Savaşın başlamasından bu yana defalarca yer değiştirmek zorunda kalan Filistinliler için barınma güvenliği tamamen ortadan kalkmış durumda. El-Maghraqa bölgesinden göç eden Tayseer El-Suwaisi, ailesiyle birlikte şimdiye kadar dört kez farklı noktalara sığınmak zorunda kaldıklarını ifade etti. Geçmişteki Nakba döneminde halkın bir kez göç ettiğini ancak günümüzde bu durumun bir döngüye dönüştüğünü söyleyen El-Suwaisi; kirli su, işsizlik ve ekonomik çöküşün hayatı tarif edilemez bir acıya dönüştürdüğünü dile getirdi. Filistinli aileler, bir sonraki duraklarının neresi olacağını bilmeden hayata tutunmaya çalışıyor.





