Eskişehir yine kendine yakışanı yaptı. Şehrin tüm dinamikleri bir araya geldi, ortak bir masa kuruldu ve bu kez konuşulan konu sadece bugün değil, yarının Eskişehir’i oldu. Açık söylemek gerekirse, uzun yıllardır Eskişehir’de gördüğümüz en kıymetli işlerden biri bence bu sempozyumdur.

Çünkü mesele sadece akademik bir etkinlik düzenlemek değil. Mesele; bu şehrin geçmişini, bugününü ve geleceğini aynı anda konuşabilmek. Üstelik bunu yaparken siyasetten eğitime, sanayiden ticarete, yerel yönetimlerden üniversitelere kadar herkesin aynı hedef etrafında buluşabilmesi.

Bakın, burada çok önemli bir detay var. Eskişehir Valiliği’nin öncülüğünde; Büyükşehir Belediyesi, üç üniversite, ticaret ve sanayi odaları, esnaf teşkilatları ve organize sanayi bölgesi aynı masada buluşuyor. Aslında bu tablo bile tek başına çok şey anlatıyor. Çünkü bir şehir ancak birlikte hareket edebildiğinde büyür. Kurumların birbirine mesafe koyduğu değil, omuz verdiği şehirler geleceği kazanır.

Eskişehir’in yıllardır en büyük avantajlarından biri de tam olarak bu. Farklı görüşlerin, farklı kurumların ve farklı bakış açılarının ortak paydada buluşabilmesi. Türkiye’de birçok şehir bunu başaramıyor. Ama Eskişehir, iş şehrin menfaatine geldiğinde ortak akıl üretmeyi başarabiliyor. Sempozyumun en değerli tarafı da burada ortaya çıkıyor zaten.

Dört gün boyunca 42 farklı başlık konuşulacak. Arkeolojiden raylı sistemlere, havacılıktan tarıma, gastronomiden çevreye kadar çok geniş bir alan ele alınacak. Bu başlıkların her biri aslında Eskişehir’in potansiyelini gösteriyor. Çünkü Eskişehir sadece bir öğrenci şehri değil. Sadece bir sanayi kenti de değil. Aynı zamanda kültür, bilim, üretim, teknoloji ve yaşam kalitesinin aynı anda var olduğu çok özel bir şehir.

Bugün Türkiye’de birçok kent tek bir alanla öne çıkıyor. Ama Eskişehir’in farkı, dengeli gelişim modeli. Başkan Ayşe Ünlüce’nin söylediği gibi; bu şehir tek bir sektöre bağımlı değil. Sanayisi var, turizmi gelişiyor, tarımı güçlü, üniversiteleri zaten Türkiye’nin markası olmuş durumda.

Bir başka önemli konu da şu… Bu sempozyumun çıktıları sadece raflarda kalmamalı. Burada konuşulan her konu, hazırlanacak her rapor, ortaya çıkacak her fikir mutlaka şehrin geleceğine yön vermeli. Çünkü Eskişehir artık günü kurtaran değil, geleceği planlayan şehir olmak zorunda.

Özellikle havacılık, raylı sistemler, teknoloji üretimi ve nadir toprak elementleri gibi alanlar Eskişehir’in önümüzdeki yıllardaki en büyük gücü olabilir. Türkiye’nin stratejik şehirlerinden biri olma potansiyeli her geçen gün daha da büyüyor.

Ama tüm bunlardan daha kıymetli bir şey varsa, o da birlik görüntüsü.

Bugün toplumun her alanında kutuplaşmadan şikâyet ediyoruz. İnsanlar aynı masada oturamıyor, ortak hedeflerde buluşamıyor. İşte Eskişehir Sempozyumu tam da bu nedenle önemli. Çünkü burada farklı kurumlar “ben” demeden “biz” diyebiliyor.

Bence Eskişehir’in gerçek gücü de tam olarak burada yatıyor.