Eskişehir’in doğu sınırında, İç Anadolu’nun sarp ama bir o kadar yeşil coğrafyasına sırtını yaslayan Mihalıççık, sadece bir ilçe değil; Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluş destanının yazıldığı stratejik bir kale. Adını efsanevi figür Köse Mihal’den alan bölge, bugün hem akıncı geleneklerini koruyor hem de dünya çapındaki sevgi sembolü Yunus Emre’nin ebedi istirahatgahına ev sahipliği yapıyor. Tarihi dokusu ve manevi atmosferiyle Mihalıççık, gezginleri adeta bir zaman yolculuğuna davet ediyor.

Eskişehir Mihallıçık

Bir Sadakat ve Fetih Hikayesi: Köse Mihal’den Mihalıççık’a

İlçenin kökenleri, Bizanslı bir kale beyiyken Müslüman olan ve Osman Gazi’nin sırdaşı haline gelen Mihail Kosses (Köse Mihal)’e dayanıyor. Üstün hizmetleri karşılığında kendisine "dirlik" olarak verilen bu topraklar, zamanla akıncı faaliyetleriyle Anadolu’nun fethine damga vuran Mihaloğulları ailesiyle özdeşleşti.

İsmin İlginç Serüveni: Bursa’daki "Mihalıç" (günümüzdeki Karacabey) yerleşimiyle karışmaması için bölge halkı ve Osmanlı yönetimi, küçültme eki kullanarak bu eşsiz coğrafyayı Mihalıççık olarak anmaya başlamıştır.

Eskişehir Mihallıçık

Maneviyatın Kalbi: Yunus Emre’nin Huzurunda

Mihalıççık denilince akla gelen ilk duraklardan biri, hiç kuşkusuz dünya edebiyatının ve tasavvufun dev ismi Yunus Emre’dir. Eski adı Sarıköy olan Yunus Emre Köyü sınırları içerisinde yer alan Yunus Emre Külliyesi;

  • Ozanın 13. yüzyıldan kalma asıl mezarını,

  • Onun adına inşa edilen görkemli türbeyi,

  • Anısına kurulan modern bir müze ve camiyi bünyesinde barındırıyor.

Her yıl binlerce yerli ve yabancı turist, Yunus Emre’nin "Sevelim, sevilelim" felsefesini yerinde solumak için Mihalıççık yollarına düşüyor.

Kaynak: Haber Merkezi