Eskişehir, sadece modern yüzüyle değil, köklü tarihi ve manevi zenginliğiyle de dikkat çeken bir şehir. Özellikle Ramazan ayı geldiğinde, şehrin asırlık camileri ve külliyeleri ziyaretçilerine dinginlik dolu bir atmosfer sunuyor. Selçuklu mimarisinin inceliklerinden Osmanlı’nın vakıf kültürüne kadar geniş bir yelpazeye sahip olan bu duraklar, iftar vaktini bekleyenlerin hem ruhunu dinlendiriyor hem de tarihe tanıklık etmelerini sağlıyor. İşte bu mübarek ayda Eskişehir’de mutlaka görmeniz gereken noktalar.
Seyyid Battal Gazi Külliyesi: Destansı Bir Miras
Seyitgazi ilçesinde, bir tepe üzerinde tüm ihtişamıyla yükselen Seyyid Battal Gazi Külliyesi, Ramazan ayının en önemli ziyaret noktalarından biridir. Söylenceye göre I. Alaeddin Keykubat’ın annesi Ümmühan Hatun tarafından bir rüya üzerine temelleri atılan yapı; cami, türbe, medrese ve imarethaneden oluşmaktadır. Kanuni Sultan Süleyman’dan IV. Murat’a kadar birçok Osmanlı padişahının özen gösterdiği bu külliye, hac yolundaki yolcuların da konaklama noktası olmuştur. İçerisindeki Ekmek Evi, Aşevi ve Çilehane gibi bölümler, dönemin derviş yaşamını ve yardımlaşma kültürünü günümüze taşımaktadır.

Kurşunlu Camii ve Külliyesi: Odunpazarı’nın Kalbi
Tarihi Odunpazarı Evleri'nin hemen yanında yer alan Kurşunlu Külliyesi, 1517 yılında Vezir Çoban Mustafa Paşa tarafından yaptırılmıştır. Mimar Sinan öncesi mimarbaşı olan Acem Ali'nin imzasını taşıdığı düşünülen bu yapı, kubbesindeki kurşun kaplamalarla adını almıştır. Günümüzde sadece bir ibadet merkezi değil; içinde barındırdığı Lületaşı Müzesi, Sıcak Cam Üfleme Atölyesi ve el sanatları merkezleriyle kültürel bir kompleks niteliğindedir. Ramazan ayında külliyenin avlusunda oturmak, geçmişle bugün arasındaki bağı derinden hissetmenizi sağlar.

Sivrihisar Ulu Cami: UNESCO Dünya Mirası
Anadolu’nun en büyük ahşap direkli camilerinden biri olan Sivrihisar Ulu Cami, 2023 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne girerek değerini tescillemiştir. 1231 yılına dayanan tarihiyle bu devasa yapı, tam 67 adet ahşap direk üzerine kurulmuştur. İçerisindeki ceviz ağacından kündekari tekniğiyle yapılmış minber, Selçuklu sanatının en nadide örneklerinden biridir. Caminin içindeki "aydınlık feneri" ve sülüs yazılarla bezeli mihrabı, Ramazan ayında manevi bir huşu içerisinde ibadet etmek isteyenleri bekliyor.

Yunus Emre Külliyesi ve Türbesi: "Gel Gör Beni"
Mihalıççık ilçesinde yer alan Yunus Emre Külliyesi, sevgi ve hoşgörünün ozanı Yunus Emre’nin ebedi istirahatgahına ev sahipliği yapar. Selçuklu mimarisi üslubunda inşa edilen anıt mezar ve çevresindeki müze, Yunus’un "Sevelim, sevilelim" felsefesini anlamak isteyenler için eşsiz bir duraktır. Girişin ücretsiz olduğu müzede, ozanın dörtlüklerini içeren levhalar ve etnoğrafik eserler sergilenmektedir. Ramazan ayında Yunus Emre’nin kabrini ziyaret etmek, ruhsal bir arınma deneyimi sunar.





