Türkiye, bünyesinde barındırdığı zengin toryum kaynaklarını yeni nesil nükleer enerji teknolojilerine dahil etmek ve yüksek katma değerli tedarik kapasitesi oluşturmak amacıyla çalışmalarına devam ediyor. Eskişehir ve Malatya başta olmak üzere farklı illerde yürütülen saha ve Ar-Ge faaliyetleriyle, toryum bileşiklerinin yerli imkanlarla üretilmesi ve nükleer yakıt çevrimine kazandırılması hedefleniyor.

Türkiye'nin Toryum Sahaları ve Mevcut Potansiyeli
Türkiye, dünyanın önde gelen toryum rezervine sahip ülkeleri arasında konumlanıyor. Eskişehir ve Malatya'da bilinen toryum kaynakları yer alırken; Kayseri, Sivas, Diyarbakır ve Burdur'da tespit edilen sahalarda ayrıntılı inceleme ve arama çalışmaları sürdürülüyor. OECD Nükleer Enerji Ajansı ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (IAEA) 2014 yılında yayımladığı rapora göre, küresel çaptaki yaklaşık 6,36 milyon tonluk toryum rezervinin 374 bin tonluk bölümü Türkiye sınırları içerisinde bulunuyor.
Toryumun Nükleer Yakıta Dönüştürülme Süreci
Doğada serbest halde bulunmayan ve yaklaşık 50 farklı mineralin yapısında yer alan toryum, radyoaktif bir element olarak çoğunlukla nadir toprak elementleriyle birlikte tespit ediliyor. Günümüzde ticari olarak kullanılan uranyum gibi doğrudan bir nükleer yakıt özelliği taşımayan toryum, uygun nükleer işlemlerden geçirilerek bir tür uranyuma dönüştürülebiliyor. Yakıt çevriminde kullanılabilmesi için ek teknolojik süreçlere ihtiyaç duyulduğundan, günümüzde henüz toryumla çalışan ticari ölçekli bir nükleer santral işletmede bulunmuyor.
Küresel Araştırmalar ve İleri Reaktör Teknolojileri
Toryumun özellikle ergimiş tuz reaktörleri (MSR) gibi gelişmiş reaktör sistemlerinde değerlendirilmesine yönelik uluslararası Ar-Ge faaliyetleri yürütülüyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, toryumun yakıt veya örtü tuzunda kullanılarak uranyum üretimine olanak sağladığını ve toryum-uranyum çevrimine zemin hazırladığını ifade ediyor. Ancak endüstriyel ölçekte uygulanabilir MSR tasarımları için teknik zorlukların aşılması gerekiyor. Bu alandaki teknolojilerde Çin öne çıkarken; Hindistan, ABD ve Avrupa'da da araştırmalar devam ediyor. ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumuna göre toryum, çoğunlukla nadir toprak elementleri üretimi için işlenen monazit gibi minerallerden elde ediliyor.

Türkiye'nin Yerli Üretim ve Ar-Ge Stratejisi
Türkiye'nin temel yaklaşımı, sahip olduğu maden kaynağını yalnızca hammadde şeklinde bırakmayıp yüksek katma değerli ürün ve teknolojilere dönüştürmek üzerine kuruluyor. Bu doğrultuda Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) ile Danimarka merkezli Copenhagen Atomics arasında bir mutabakat zaptı imzalandı. İş birliği kapsamında; toryumun yeni nesil reaktörlerde kullanımına ilişkin projeler yürütülmesi ve ergimiş tuz reaktörlerine uygun nitelikteki toryum bileşiklerinin Türkiye'de üretilmesi amaçlanıyor.
Toryumun ekonomik bir nükleer yakıt ham maddesine dönüştürülmesi; yalnızca rezerv büyüklüğüne değil, cevherin çıkarılıp işlenmesine ve nükleer yakıt çevrimine yönelik teknolojilerin geliştirilmesine bağlıdır. Türkiye, bu kapsamda küresel nükleer teknoloji aktörleriyle iş birlikleri geliştirerek Ar-Ge altyapısını güçlendirmeyi hedeflemektedir.
Türkiye'nin toryum kaynaklarına yönelik yürüttüğü çalışmalar, ülkenin gelecekteki enerji stratejilerinde ve nükleer teknoloji kapasitesinde önemli bir yer tutmaktadır. Yerli kaynakların işlenerek teknolojik katma değere dönüştürülmesi, Türkiye'nin yeni nesil nükleer enerji alanında tedarikçi ve uygulayıcı konumuna gelmesine katkı sağlayacaktır.





