2026 Ramazan ayının manevi ikliminde Eskişehirli vatandaşlar oruç ibadetlerini yerine getirirken, 26 Şubat Cuma günü için iftar ve sahur saatleri büyük önem taşıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı verileriyle uyumlu güncel vakitleri, şehirdeki geleneksel iftar sofrası kültürünü ve uzun süreli açlık sonrası sağlıklı beslenme ipuçlarını sizler için derledik.

Ramazan ayı, Eskişehir gibi öğrenci kenti olmasının yanı sıra kültürel değerlerine sadık şehirlerde farklı bir coşkuyla yaşanır. Porsuk Çayı kenarındaki iftar hazırlıkları, tarihi Odunpazarı evlerinin gölgesinde kurulan sofralar, bu şehrin Ramazan ruhunu yansıtan en güzel karelerdir. 2026 yılı takvimine göre 27 Şubat günü, Ramazan'ın huzur dolu günlerinden birine tekabül ediyor. Bu yazımızda, Eskişehir için 26 Şubat 2026 iftar vaktini, imsak saatini ve bu mübarek günü en sağlıklı, en verimli şekilde nasıl değerlendirebileceğinizi detaylı bir şekilde ele alacağız.

67B85A00Dc75F Iftar Sofrasi

26 Şubat 2026 Eskişehir İftar ve Sahur Vakitleri

2026 yılı Ramazan imsakiyesine göre, Eskişehir il genelinde 26 Şubat 2026 tarihinde iftar vakti (akşam ezanı) saat 18:54 civarında gerçekleşecektir. Aynı günün sahur bitimi olan imsak vakti ise saat 05:52 sularındadır. Bu saatler, şehrin coğrafi konumu ve güneşin batış açısına göre Diyanet İşleri Başkanlığı'nın astronomik hesaplamalarıyla belirlenmiştir.

Eskişehir, Türkiye'nin batısına yakın bir konumda yer aldığı için, doğu illerine göre iftarı yaklaşık 30-40 dakika daha geç açmaktadır. Bu durum, özellikle çalışan vatandaşların ve öğrencilerin akşam eve dönüş saatlerini planlamaları açısından kritik bir bilgidir. İftar saatindeki birkaç dakikalık oynamalar, her yıl takvimsel döngüye göre güncellendiğinden, güncel imsakiyeyi takip etmek ibadetin vaktinde ifası için önemlidir.

Ramazan'da Sağlıklı Beslenme: Uzman Tavsiyeleri

Uzun süreli açlıktan sonra mideye aniden yüklenmek, sindirim sorunlarına ve halsizliğe neden olabilir. Uzman diyetisyenler, iftarın mutlaka oda sıcaklığında bir bardak su ve bir adet hurma ile açılmasını önermektedir. Hurma, gün boyu düşen kan şekerini dengeli bir şekilde yükseltirken, su ise vücudun sıvı ihtiyacını karşılamaya başlar.

İftarda ana yemeğe geçmeden önce 10-15 dakikalık bir ara vermek, beynin tokluk sinyalini almasına yardımcı olur. Bu ara sırasında içilecek bir kase sıcak çorba, mideyi ana yemeğe hazırlar. Eskişehir'in meşhur mercimek çorbası veya düğün çorbası, bu geçiş için harika birer seçenektir. Ana yemekte ise ağır, yağlı ve aşırı baharatlı gıdalardan kaçınarak; fırında pişmiş et, sebze yemekleri veya baklagiller tercih edilmelidir.

İftar Sonrası Hareket ve Sıvı Tüketimi

Eskişehir'in serin Şubat akşamlarında iftar sonrası kısa bir yürüyüş yapmak, hem sindirimi kolaylaştırır hem de metabolizmayı hızlandırır. Hamamyolu veya Adalar bölgesinde yapılan 20-30 dakikalık tempolu olmayan yürüyüşler, iftar sonrası oluşan o meşhur ağırlık çökmesini engelleyecektir.

Sıvı tüketimi ise iftar ile sahur arasında yayılmalıdır. Bir anda çok fazla su içmek yerine, her saat başı 1-2 bardak su tüketmek böbreklerin yükünü azaltır. Çay ve kahve tüketiminde ise aşırıya kaçılmamalıdır; çünkü bu içecekler diüretik etkileri nedeniyle vücuttan su atılmasına yol açar. İftar sonrası bitki çayları (rezene, papatya) mideyi rahatlatmak adına daha sağlıklı bir alternatif sunar.

Sahurun Önemi ve Uzun Süre Tok Tutan Gıdalar

Sahur, gün içindeki enerjinizi belirleyen en önemli öğündür. "Sadece su içip yatıyorum" demek, gün boyu kas kaybına ve konsantrasyon bozukluğuna yol açabilir. Sahurda protein ağırlıklı beslenmek, tokluk süresini uzatır. Yumurta, peynir, zeytin gibi klasik kahvaltılıkların yanına mutlaka tam buğday ekmeği ve ceviz, badem gibi sağlıklı yağlar eklenmelidir.

Kendi deneyimlerimizden yola çıkarak; sahurda tüketilen bir kase yoğurt veya bir bardak kefir, gün içindeki susuzluk hissini minimize etmede oldukça başarılıdır. Ayrıca Eskişehir'in taze haşhaşlı çöreği sahur sofralarında yer alsa da, hamur işlerinin susatıcı etkisinden dolayı ölçülü tüketilmesine dikkat edilmelidir. Tuzlu gıdalardan kaçınmak, gün boyu susuzluk çekmemek adına hayati önem taşır.

Eskişehir Ramazan Gelenekleri ve Maneviyatı

Eskişehir'de Ramazan, sadece aç kalmak değil, bir paylaşma ve dayanışma kültürüdür. Mahalle aralarında kurulan iftar çadırları, komşuların birbirine gönderdiği iftar tabakları ve teravih namazı sonrası cami avlularındaki sohbetler bu ayın manevi derinliğini oluşturur. Reşadiye Camii ve Alaaddin Camii gibi tarihi mekanlar, bu dönemde şehrin manevi merkezleri haline gelir.

Eskişehirli esnafların "askıda iftar" gibi sosyal sorumluluk projeleri, şehrin yardımsever ruhunu yansıtır. Genç nüfusun yoğun olduğu bir şehirde, öğrencilerin iftar sofralarına misafir edilmesi veya onlara yönelik hazırlanan uygun maliyetli menüler, Ramazan'ın bereketini artırır. Bu kültürel doku, modern hayatın içinde geleneksel değerlerin nasıl korunduğunun en güzel örneğidir.

Kaynak: haber merkezi