Baharın gelişini müjdeleyen, geleneksel halk takviminin en önemli köşe taşlarından biri olan cemrelerin düşme süreci başladı. Havaya ve suya düşen cemrelerin ardından doğadaki canlanma hız kazanırken, milyonlarca kişi "Üçüncü cemre ne zaman düşecek?" sorusuna yanıt arıyor. 2026 yılı cemre takvimi ve bilimsel-kültürel analizlerini sizler için derledik.

Anadolu kültüründe kışın sona erip baharın kapıyı çaldığının en büyük işareti "cemre düşmesi"dir. Kelime anlamı olarak "ateş", "kor" veya "köz" manasına gelen cemre, halk inanışına göre yedişer gün arayla havaya, suya ve toprağa düşerek doğayı ısıtır. Bugün, 25 Şubat 2026 itibarıyla bu döngünün önemli bir kısmını geride bırakmış bulunuyoruz. Modern meteoroloji bilimi ile halk takviminin birleştiği bu özel dönem, tarımsal faaliyetlerden günlük kıyafet seçimlerimize kadar pek çok noktada hayatımıza yön veriyor. Peki, şu ana kadar hangi cemreler düştü ve doğada ne gibi değişiklikler gözlemlendi?

İlk Cemre Havaya Düştü: Isınma Başladı mı?

2026 yılının ilk cemresi, geleneğe uygun olarak 19-20 Şubat tarihlerinde havaya düştü. Halk takvimine göre bu tarih, atmosferdeki soğuk kırılmanın başladığı ve güneş ışınlarının etkisini daha fazla hissettirdiği dönemi temsil eder. İlk cemrenin düşmesiyle birlikte, özellikle yüksek basınç merkezlerinin dağılmaya başladığı ve kışın o durgun, soğuk havasının yerini yavaş yavaş esintili bir bahar havasına bıraktığı gözlemlenir.

Birinci elden gözlemlerimize göre; ilk cemrenin düştüğü günlerde gökyüzü daha parlak bir maviye bürünürken, kuşların cıvıltılarında gözle görülür bir artış yaşanır. Uzmanlar, bu dönemde hava sıcaklıklarında radikal bir artış olmasa bile, güneşin ısıtma kapasitesinin arttığını belirtmektedir. İlk cemre, doğanın "uyanış" provasıdır ve toprağın altındaki yaşamın harekete geçmesi için gerekli olan atmosferik sıcaklığı hazırlar.

İkinci Cemre Suya Düştü: Buzlar Eriyor

Takvimler 26-27 Şubat tarihini gösterdiğinde (yani içinde bulunduğumuz şu günlerde), ikinci cemre suya düşmektedir. Bugün itibarıyla (25 Şubat), ikinci cemrenin suya düşmesine saatler kalmış durumdadır. Cemrenin suya düşmesiyle birlikte akarsuların, göllerin ve denizlerin ısınma sürecine girdiği kabul edilir. Bu durum, su altındaki yaşamın canlanması ve donmuş suların çözülmesi açısından kritik bir öneme sahiptir.

Balıkçılıkla uğraşan vatandaşlarımızın gözlemleri, ikinci cemre sonrası suyun "soğuk keskinliğinin" azaldığı yönündedir. Bilimsel olarak suyun öz ısısının yüksek olması nedeniyle hava kadar hızlı ısınmadığı bilinse de, cemre düşmesiyle simgelenen bu dönem, karlı bölgelerdeki erimelerin hızlandığı ve baraj doluluk oranlarının arttığı bir evreye işaret eder. İkinci cemre, baharın artık geri dönülemez bir şekilde yaklaştığının en somut kanıtıdır.

Sırada Ne Var? Üçüncü Cemre Toprağa Ne Zaman Düşecek?

Havaya ve suya düşen cemrelerin ardından gözler şimdi son aşamaya çevrildi. 2026 yılı takvimine göre üçüncü ve son cemre 5-6 Mart tarihlerinde toprağa düşecek. Bu, cemre döngüsünün finalidir ve tarım toplumu için en kutsal aşamayı temsil eder. Toprağın ısınmasıyla birlikte "cemre-i türabi" (toprak cemresi) tamamlanır ve doğa tam anlamıyla uyanır.

Toprağa düşen cemre, çiftçiler için ekim ve dikim zamanının geldiğini müjdeler. Toprak altındaki tohumların çatlaması, ağaçların tomurcuklanması ve meraların yeşermesi bu süreçle hız kazanır. Anadolu'nun pek çok bölgesinde üçüncü cemre düşmeden toprağa tohum atılmaması gerektiğine dair yaygın bir kanaat vardır. Bu kadim bilgi, toprağın tohumu yaşatacak ısıya ancak Mart ayının başında ulaştığı gerçeğiyle paralellik gösterir.

Cemrelerin Bilimsel Temeli ve Meteorolojik Görüşler

Peki, "cemre düşmesi" sadece bir halk efsanesi mi yoksa bilimsel bir temeli var mı? Meteorologlar, cemre tarihlerinin aslında yüzyıllar süren gözlemler sonucunda oluşan bir istatistik takvimi olduğunu belirtir. Bu tarihler, genellikle güneşin dünyaya geliş açısının değiştiği ve Kuzey Yarımküre'de ısınmanın belirginleştiği dönemlerle örtüşür.

Uzmanlar, cemrelerin düştüğü iddia edilen günlerde bazen ani soğuk dalgalarının (örneğin Mart dokuzu soğukları) gelebileceği konusunda uyarıda bulunur. Ancak uzun vadeli verilere bakıldığında, cemre tarihleri civarında atmosferde termik bir değişim yaşandığı bilimsel bir gerçektir. Bu durum, Anadolu insanının doğayı ne kadar isabetli bir şekilde gözlemlediğinin ve bu gözlemleri "cemre" gibi şiirsel bir kavramla nasıl sistemleştirdiğinin en büyük kanıtıdır.

Baharın Müjdecisi Cemre, Havaya Düştü

Cemrelerin Sosyal ve Tarımsal Hayata Etkisi

Cemrelerin düşüş sırası (Hava-Su-Toprak), doğadaki fiziksel ısınma hiyerarşisine tam uyum sağlar. Bu döngü sadece bir doğa olayı değil, aynı zamanda sosyal bir takvimdir. İlk cemre ile kışlık hazırlıklar gözden geçirilir, ikinci cemre ile su kaynakları üzerindeki kısıtlamalar azalır, üçüncü cemre ile birlikte "bahar bayramı" hazırlıkları başlar.

Deneyimlerimiz, cemre sürecinde insanların psikolojik olarak da bir canlanma yaşadığını göstermektedir. Şehir hayatında park ve bahçelerin dolmaya başlaması, kırsalda ise yayla hazırlıklarının hızlanması bu dönemle başlar. Tarımsal açıdan bakıldığında ise; zeytin budamasından, bahar sebzelerinin fidelenmesine kadar tüm süreç cemre takvimine göre planlanır. Cemrelerin tamamlanmasıyla birlikte "Nevruz" (Yeni Gün) kutlamaları için geri sayım başlar.

Kaynak: haber merkezi