Bugün Dünya Emekçi Kadınlar Günü

Bütün kadınlara kutlu olsun.

Topraklarımızda çok eskilerden beri kadına en büyük değer biçilmiş.

Hep el üstünde tutulmuşlardır.

Ancak kadınlarımızın değerini yeteri kadar biliyor muyuz acaba.

Kadına şiddetin sürekli arttığı, neredeyse her gün kadın cinayetlerinin işlendiği, kadını yaşatan İstanbul Sözleşmesi’nin bir gecede kaldırıldığı, kadın emeğinin sömürüldüğü, en ağır işleri yapan ev kadınının çalışma hayatında yok sayıldığı bir ülkede yaşıyoruz.

Kadının, annenin neler yaptığını pandemi sürecinde de gördük, büyük deprem felaketinde de.

Hayatın her anında da.

Nazım Hikmet’in dizeleriyle bir hatırlatayım, acaba dünya üzerinde Türk kadınından daha emekçi kadın var mı?

KADINLARIMIZ

Toprak öyle bitip tükenmez,

dağlar öyle uzakta,

sanki gidenler hiçbir zaman

hiçbir menzile erişemeyecekti.

Kağnılar yürüyordu yekpare meşaleden

tekerlekleriyle

Ve onlar, ayın altında dönen ilk tekerlekti.

Ayın altında öküzler başka ve çok küçük

bir dünyadan gelmişler gibi ufacık kısacıktılar

ve pırıltılar vardı hasta kırık boynuzlarında

ve ayakları altından akan

toprak, toprak ve topraktı.

Gece aydınlık ve sıcak

ve kağnılarda tahta yataklarında

koyu mavi humbaralar çırılçıplaktı.

Ve kadınlar birbirlerinden gizleyerek

bakıyorlardı ayın altında

geçmiş kafilelerden kalan öküz ve tekerlek ölülerine.

Ve kadınlar bizim kadınlarımız:

korkunç ve mübarek elleri

ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle

anamız, avradımız, yarimiz

ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen

ve soframızdaki yeri

öküzümüzden sonra gelen

ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız

ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki

ve kara sabana koşulan ve ağıllarda

ışıltısında yere saplı bıçakların

oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan

kadınlar, bizim kadınlarımız, şimdi ayın altında

kağnıların ve hartuçların peşinde

harman yerine kehribar başlı sap çeker gibi

aynı yürek ferahlığı, aynı yorgun

alışkanlık içindeydiler.

Ve onbeşlik şarapnelin çeliğinde

ince boyunlu çocuklar uyuyordu.

Ve ayın altında kağnılar yürüyordu

Akşehir üzerinden Afyon`a doğru.