Eskişehir’in kalbi Hamamyolu ve Deliklitaş bölgesi, son bir haftadır İbrahim Karaoğlanoğlu Caddesi’ndeki bina yıkımı nedeniyle kentin en çok konuşulan, bir o kadar da "tozlu" gündemi haline geldi. Bir tarafta can güvenliği için yıkılması zorunlu riskli yapılar, diğer tarafta ise bu süreçte hayatı oldukça etkilenen esnaf ve vatandaş...

Eskişehir gibi deprem riski taşıyan bir şehirde, merkezdeki ekonomik ömrünü tamamlamış binaların yıkılması bir tercih değil, zorunluluktur. Belediyenin bu noktadaki tavrı, muhtemel bir çökme veya afet anında yaşanacak can kayıplarının önüne geçmektir. Yani yıkımın kendisi, kamu yararı adına atılmış doğru bir adımdır. Ancak görüldüğü üzere sorun yıkımın gerekliliğinden çok işleyişinde.

AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın esnaf ziyareti sonrası yaptığı “toz, toprak ve belirsizlik” açıklaması da bu noktaya işaret etmektedir. Albayrak’ın sahada gördüğü tabloyu “plansızlık ve yönetim eksikliği” olarak değerlendirmesi, yıkımın yapıldığı bölgenin şehrin en işlek ticaret akslarından biri olması nedeniyle ayrıca önem taşımaktadır. Böyle bir noktada yürütülen çalışmalarda, yalnızca teknik gereklilikler değil, günlük yaşamı koruyacak planlama da şarttır.

Günlerce kapalı kalan caddeye rağmen yeterli alternatif yaya koridorlarının oluşturulmaması, toz indirgeme çalışmalarının yetersiz kalması ve sürecin belirsizliği, bölgedeki ticari hayatı doğrudan etkilemiştir. Esnafın “rızkımız tozun altında kaldı” sözleri, meselenin sadece siyasi bir tartışma değil, doğrudan ekonomik bir yaşam meselesi olduğunu da ortaya koymaktadır.

Bugün gelinen noktada iki ayrı gerçek var: Belediye, riskli bir yapıyı ortadan kaldırarak görevini yerine getiriyor. Muhalefet ise sürecin organizasyon eksikliklerini dile getirerek denetim görevini yapıyor. Ancak bu iki “haklılık” arasında kalan kesim her zaman olduğu gibi Eskişehir halkı ve bölge esnafı oluyor.

Hamamyolu’nda yaşananlar, sadece bugünün bir tartışması değil; Eskişehir’in önümüzdeki dönemde karşılaşacağı daha büyük kentsel dönüşüm projeleri için önemli bir uyarıdır. Bu tür süreçlerin daha planlı, daha şeffaf ve daha hassas bir şekilde yönetilmesi, hem çalışmaların sağlıklı ilerlemesi hem de kamuoyunda doğru bir şekilde karşılık bulması açısından büyük önem taşımaktadır.