17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin yıldönümü kapsamında değerlendirmelerde bulunan İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, afet yönetimi ve bireysel hazırlık süreçlerine dikkat çekti. Erken uyarı sistemlerinin Türkiye genelinde aktif edilmesi gerektiğini belirten Uçan, yapılaşma politikalarından acil durum çantasına kadar kritik önlemleri sıraladı.
Erken Uyarı Sistemleri Kritik Zararları Engelleyebilir
Türkiye genelinde deprem erken uyarı cihazlarının fay hatlarına yerleştirilmesinin önemine değinen Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, sarsıntı öncesinde elde edilecek 5 ila 60 saniyelik sürenin hayati olduğunu ifade etti. Bu süre zarfında elektrik ve doğal gaz hatlarının kesilebileceğini belirten Uçan, otomasyon sistemlerinin devreye girmesiyle can kayıplarının, ekonomik zararların ve çevresel risklerin en aza indirilebileceğini aktardı. Marmara Bölgesi'nde öncü P dalgalarını ölçerek yapay zeka ile veri işleyen merkezlerin bulunduğunu hatırlatan Uçan, bu mekanizmanın ulusal ölçekte yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı.
Dikey Yapılaşma Risk Oluşturmaya Devam Ediyor
Geçmişte yaşanan büyük afetlere rağmen yüksek katlı binaların inşa edilmeye devam ettiğini belirten Dr. Uçan, dikey yapılaşma anlayışından acilen vazgeçilmesi gerektiğini kaydetti. Yanlış şehirleşme uygulamalarının küçük nüfuslu yerleşim yerlerinde de sürdüğüne dikkat çekilerek, bazı yüksek yapıların deprem toplanma alanlarına inşa edildiği ifade edildi. Mevcut toplanma alanlarının korunmasının ve yatay mimari prensiplerinin benimsenmesinin şart olduğu dile getirildi.
Afet Sonrası İlk 72 Saat İçin Aile Planı Yapılmalı
Bireysel düzeyde acil durum planlarının şimdiden oluşturulması gerektiğini vurgulayan Uçan, aile bireylerinin afet sonrası nerede buluşacağının ve şehir dışından ortak bir iletişim kişisinin belirlenmesinin önemli olduğunu aktardı. Büyük bir depremin ardından yardım ekiplerinin ilk 72 saat içerisinde bölgeye ulaşamayabileceğini hatırlatan Uçan, temel ihtiyaçları barındıran afet ve acil durum çantasının kolay ulaşılabilecek noktada hazır bulundurulması gerektiğini belirtti.
Afet Çantası Kişisel İhtiyaçlara Göre Düzenlenmeli
Hazırlanacak acil durum çantasının su geçirmez, kolay taşınabilir ve omuzda taşımaya uygun olması gerektiği kaydedildi. Çanta içerisinde el feneri, radyo, düdük, iş eldiveni, su, kuru gıda, ilk yardım gereçleri, hijyen ürünleri ve nakit para gibi temel malzemelerin yanı sıra kimlik, tapu ve sigorta gibi önemli belgelerin fotokopileri ile dijital yedeklerinin yer alması gerektiği ifade edildi. Ayrıca bebek, çocuk, yaşlı, engelli veya evcil hayvanların özel gereksinimlerinin dikkate alınması ve çantadaki ürünlerin son kullanma tarihlerinin düzenli aralıklarla kontrol edilmesi gerektiği bildirildi.
Deprem kuşağında yer alan ülkelerde fay hatları üzerine kurulan hassas ölçüm cihazları, sarsıntının yıkıcı dalgaları ulaşmadan önce tespit yapılmasına imkan tanımaktadır. Elde edilen saniyelik veriler, sanayi tesislerinde güvenlik protokollerinin otomatik olarak çalıştırılmasına ve altyapı vanalarının kapatılmasına olanak sağlamaktadır.
Afet risklerini en aza indirmek için hem kurumsal hem de bireysel adımların eş zamanlı atılması gerekmektedir. Erken uyarı teknolojilerinin yaygınlaştırılması ve güvenli yapılaşma ilkelerine uyulmasının yanı sıra, her evde doğru planlanmış bir afet çantasının bulunması ve toplanma stratejilerinin önceden netleştirilmesi hayati önem taşımaktadır.





