Reklam pastasında dijital mecraların payı yüzde 75’e çıkarken, televizyonların payı yüzde 25’te kaldı. Vergi, lisans ve içerik denetimi farkı sektörde haksız rekabet tartışmalarını büyütüyor.

Dijital Platformların Yükselişi

Türkiye’de medya tüketiminde dijital platformların ağırlığı her geçen gün artıyor. YouTube ve sosyal medya mecraları, içerik ve reklam konusunda daha esnek kurallara tabi olurken, televizyon kanalları kapsamlı denetimlerden geçiyor.

Televizyon

Reklam Gelirlerinde Dengesizlik

Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, reklam gelirlerinin yüzde 75’inin dijital mecralara gittiğini, geleneksel medyanın payının ise yüzde 25’te kaldığını belirtiyor.

  • Dijital reklam gelirlerinin büyük bölümü yurt dışına aktarılıyor.

  • Televizyonlarda reklam süresi saatte 12 dakika ile sınırlı.

  • Sosyal medya platformları ise sınırsız reklam alanına sahip.

Kumanda

Vergi ve Lisans Yükümlülükleri

  • Dijital hizmet vergisi yüzde 5 seviyesinde.

  • Televizyon kuruluşları ise yıllık kârları üzerinden daha yüksek oranlarda vergi ödüyor.

  • Lisans, yayıncılık ve operasyonel maliyetler geleneksel medyanın yükünü artırıyor.

İstihdam ve Ekonomi Etkisi

Yerli medya kuruluşları Türkiye’de istihdam oluştururken, küresel dijital platformların operasyonları sınırlı çalışanla yürütülüyor. Reklam gelirlerinin yurt dışına aktarılması, yalnızca medya gelirlerini değil, istihdamı da olumsuz etkiliyor.

Çözüm Önerileri

Sektör temsilcileri, dijital mecraların tamamen denetim dışı bırakılmasını değil, dengeli düzenleme yapılmasını istiyor.

  • İçerik denetimi

  • Reklam kuralları

  • Vergilendirme

  • İstihdam

konularında ortak bir çerçeve oluşturulmasının rekabet açısından daha adil bir ortam sağlayacağı vurgulanıyor.

Kaynak: Haber Merkezi