Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) gözlerin çevrildiği "mutlak butlan" davasına ilişkin süreçte sıcak bir gelişme yaşandı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin, CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'na ilişkin verdiği mutlak butlan kararının ardından Yargıtay'a yapılması beklenen sevk işlemi, 56 gün sonra gerçekleşti. Dosyanın Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'ne ulaşmasıyla birlikte gözler, partinin geleceğini yakından ilgilendiren kesin temyiz kararına çevrildi.
CHP'nin liderlik ve yönetim yapısını doğrudan etkileyen 38. Olağan Kurultayı'na yönelik "mutlak butlan" davası, yargı bürokrasisinde yaşanan gecikmelerin ardından nihayet Yargıtay seviyesine taşındı. Kurultayın iptali yönündeki kararın ardından parti içi hukuk mücadelesi ve yönetimsel hamleler hız kazanmıştı.
Avukat Görevden Almaları ve Karşılıklı İtirazlar

Sürecin geçmişinde, Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin görev başında olduğu dönemde parti avukatlarının görevden alınması ve daha önce CHP tüzel kişiliği adına Yargıtay'a yapılmış olan itiraz başvurusunun geri çekilmesi yer alıyordu. Bu hamlenin ardından mevcut Genel Başkan Özgür Özel bizzat devreye girerek Yargıtay'a doğrudan yeni bir başvuruda bulunmuş ve adli sürecin devam etmesini sağlamıştı.
Özel'den "Seçimlere Katılamayız" Uyarısı ve Gecikme Tepkisi
Geciken dosya sevkiyatı parti yönetiminde ciddi endişelere ve tepkilere neden olmuştu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, adli tatil başlangıcı olan 20 Temmuz tarihine kadar Yargıtay'dan kesin bir karar çıkmasını beklediklerini ifade etmişti.
Özel, kararın gecikmesi durumunda ortaya çıkacak hukuki boşluğa dikkat çekerek şu sert açıklamayı yapmıştı:
"Bir dosyayı elde tutup Yargıtay’a yollamamak ne demek? 20 Temmuz’a kadar bir karar çıkmaması hâlinde CHP seçimlere katılamaz."




