Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programı (OVP), Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan'ın katılımıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen toplantıda açıkladı.

OVP'nin her yıl olduğu gibi bu yıl da Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığının ortak çalışmasıyla hazırlandığını belirten Yılmaz, hazırlık sürecinde bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının katkılarının alındığını, özel sektör ve meslek kuruluşlarının görüşlerinin de programa yansıtıldığını söyledi.

Yılmaz, üç yıllık politika çerçevesi sunan OVP'nin makroekonomik hedef ve tahminlerin yanı sıra gelir-gider dengesi, borçlanma görünümü, kamu idarelerinin ödenek teklif tavanları ve reform gündemini ortaya koyduğunu ifade etti.

Küresel görünümde savaş ve enerji baskısı

Dünya ekonomisinin ekonomik, teknolojik ve jeopolitik gelişmelerin birbirini etkilediği, öngörülebilirliğin azaldığı bir dönemden geçtiğini dile getiren Yılmaz, bölgede yaşanan savaşın enerji ve emtia fiyatlarından küresel ticarete kadar birçok alanı etkilediğini belirtti.

Geçen yıl hazırlanan OVP'deki bazı varsayımların yaşanan gelişmeler doğrultusunda güncellendiğini aktaran Yılmaz, küresel büyüme tahmininin yüzde 3,1'den yüzde 3'e, Türkiye'nin ticaret ortaklarının büyüme beklentisinin yüzde 2,4'ten yüzde 1,6'ya ve Avro Bölgesi büyüme tahmininin yüzde 1,2'den yüzde 0,9'a gerilediğini bildirdi.

Yılmaz, Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesine yönelik büyüme beklentisinin ise savaşın etkisiyle yüzde 3,4'ten yüzde eksi 0,5'e çekildiğini belirterek, geçen yıl 2026 için 64,3 dolar olarak öngörülen Brent petrolün ortalama fiyatının 89,3 dolara yükseldiğini kaydetti.

Enerji dışı emtia fiyatlarında daha önce yüzde 5,7'lik düşüş beklenirken, mevcut durumda yüzde 18,6 oranında artış öngörüldüğünü ifade eden Yılmaz, küresel enflasyon tahmininin de yüzde 3,6'dan yüzde 4,7'ye yükseldiğini söyledi.

2026 büyüme tahmini yüzde 3,3'e güncellendi

Savaş nedeniyle enerji ve emtia fiyatlarında oluşan arz kaynaklı baskılar ile Türkiye'nin başlıca ticaret ortaklarındaki ekonomik yavaşlamanın 2026 yılı tahminlerine de yansıdığını belirten Yılmaz, büyüme tahmininin yüzde 3,3 olarak güncellendiğini açıkladı.

Yılmaz, sanayi büyümesi beklentisinin yüzde 2,3'e çekildiğini, yıl sonu enflasyon tahmininin ise yüzde 28,4'e yükseltildiğini bildirdi.

Enerji fiyatlarındaki artışın dış denge üzerindeki etkisine de değinen Yılmaz, enerji ithalatı tahmininin 63 milyar dolardan 71 milyar dolara, dış ticaret açığı beklentisinin ise 96 milyar dolardan 105 milyar dolara çıkarıldığını aktardı.

Cari işlemler açığının milli gelire oranına ilişkin beklentinin yüzde 2,6 olarak güncellendiğini belirten Yılmaz, turizm gelirleri tahmininin de savaşın etkisiyle 68 milyar dolardan 65 milyar dolara revize edildiğini kaydetti.

Yılmaz, yapılan güncellemelerin programın ana yönünde herhangi bir değişiklik anlamına gelmediğini vurgulayarak, beklenmeyen ölçekte ortaya çıkan savaş, enerji ve emtia şoku ile dış talepteki zayıflamanın tüm ekonomiler üzerinde ilave baskı oluşturduğunu söyledi.

Türkiye ekonomisinin buna rağmen üretim, büyüme ve istihdam oluşturmaya devam ettiğini belirten Yılmaz, “2026 yılı son çeyreğinde enflasyon oranının yeniden düşüş göstereceğini ve yıl sonunda yüzde 28,4 olmasını bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Cevdet Yılmaz Enflasyon Yıl Sonunda Yüzde 28,4 Olacak (2)

İhracatta yeni pazar ve dayanıklılık hedefi

2026'nın küresel büyüme ve dünya ticaretinin belirgin şekilde ivme kaybettiği bir yıl olduğunu belirten Yılmaz, 2027'de ise küresel ekonomik görünümde toparlanma beklediklerini ifade etti.

Küresel büyümenin 2027'de yüzde 3,4'e, küresel ticaret hacmindeki artışın ise yüzde 4,3'e ulaşmasının öngörüldüğünü aktaran Yılmaz, bu gelişmenin dış talep koşullarını ve ihracatçı ülkelerin faaliyetlerini desteklemesini beklediklerini söyledi.

Türkiye'nin ihracatının yaklaşık yüzde 96'sını gerçekleştirdiği başlıca ticaret ortaklarının büyümesinin 2026'da yüzde 1,6'ya gerilemesinin beklendiğini belirten Yılmaz, 2027'de bu oranın yüzde 2,8'e çıkacağının tahmin edildiğini bildirdi.

Yılmaz, Türkiye'nin ihracatının yaklaşık yüzde 43'ünü Avrupa Birliği'ne, yüzde 22'sini ise MENA bölgesine gerçekleştirdiğini hatırlatarak, bu bölgelerdeki ekonomik gelişmelerin Türkiye açısından önem taşıdığını ifade etti.

Avrupa Birliği'nde 2025'te yüzde 1,6 olan büyümenin 2026'da yüzde 1,2'ye gerilemesinin, 2027'de ise yüzde 1,4'e yükselmesinin beklendiğini aktaran Yılmaz, MENA bölgesinde ise 2026'da yüzde 0,5'lik daralma öngörüldüğünü söyledi.

Yılmaz, “Mevcut pazardaki güçlü konumumuzu korurken, yeni pazarlara erişimimizi artırma, ihracatımızı bölgesel ve küresel şoklara karşı daha dayanıklı hale getirme çabamız önümüzdeki dönemde de devam edecek.” dedi.

Jeopolitik riskler ekonomiyi etkiliyor

Küresel ekonomik görünümde jeopolitik risklerdeki artışın da önemli bir unsur olduğunu dile getiren Yılmaz, savaşın başlamasıyla jeopolitik risk endeksinin hızlı şekilde yükseldiğini belirtti.

Jeopolitik gerilimlerin enerji ve emtia piyasalarının yanı sıra ticaret ve lojistik hatları, yatırım kararları ve finansal piyasalar üzerinden dünya ekonomisini etkilediğini kaydeden Yılmaz, söz konusu gelişmelerin oluşturabileceği riskleri yakından takip ettiklerini söyledi.

Ekonomi politikalarının farklı senaryoları dikkate alacak ve dışsal şoklara karşı dayanıklılığı güçlendirecek şekilde yürütüldüğünü ifade eden Yılmaz, küresel arz koşullarındaki fiyat hareketlerinin enerji ithalat maliyetleri ve dış ticaret dengesinin yanı sıra üretim ve ulaştırma maliyetleri üzerinden enflasyonu da etkilediğini belirtti.

Yılmaz, enerji ithalatı tahmininin 63 milyar dolardan 71 milyar dolara yükseltilmesinde de söz konusu gelişmelerin etkili olduğunu kaydetti.

Kaynak: Anadolu Ajansı