Adana'da görülen bir boşanma davasında, davalı erkeğin anksiyete bozukluğu teşhisi bulunması ve yeşil reçeteli ilaç kullanması nedeniyle Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nden emsal niteliğinde bir bozma kararı geldi. Yüksek Mahkeme, davalının Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınarak dava ehliyetinin değerlendirilmesi ve vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğinin bir ön sorun olarak araştırılması gerektiğine hükmetti.

Adana'da görülen bir boşanma davasında, davalı erkeğin anksiyete bozukluğu teşhisi bulunması ve yeşil reçeteli ilaç kullanması nedeniyle Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nden emsal niteliğinde bir bozma kararı geldi. Yüksek Mahkeme, davalının Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınarak dava ehliyetinin değerlendirilmesi ve vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğinin bir ön sorun olarak araştırılması gerektiğine hükmetti.

Adana’da aile mahkemesinde görülen bir boşanma davasında verilen yerel mahkeme kararı, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi tarafından mercek altına alındı. Davalı erkeğin psikolojik rahatsızlıkları olduğunu ve yeşil reçeteli ilaçlar kullandığını belirten iddiaları inceleyen Yargıtay, yargılama sürecinde dava ehliyeti ve vesayet incelemesinin usulüne uygun yapılmadığı gerekçesiyle yerel mahkemenin kararını bozdu.

Yargıtay Vesayet Araştırmasını "Ön Sorun" Saydı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bozma gerekçesinde davalı hakkında ileri sürülen sağlık iddialarının yasal kısıtlılık gerektirip gerektirmediğinin netleştirilmesinin zorunlu olduğunu belirtti. Kararda, bu durumun davanın esasına girilmeden önce bir "ön sorun" olarak ele alınması gerektiği vurgulandı.

Gerekirse vesayet işlemlerinin başlatılması, sürecin ve alınacak raporların sonucunun beklenmesi, ardından boşanma davasına devam edilmesi gerektiği ifade edilerek dosya yeniden ilk derece mahkemesine gönderildi.

T.c Yargıtay Başkanlığı-1

Uzmanlar ve Hukukçular Kararı Yorumladı: "Tek Başına Yeterli Değil"

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre küresel bazda 359 milyon kişiyi etkileyen ve Türkiye'de de en yaygın ruh sağlığı sorunlarından biri olan anksiyete bozukluğuna dair verilen bu karar, hukuk ve psikoloji dünyasında geniş yankı uyandırdı. Kararın emsal niteliğini değerlendiren uzmanlar şu ifadeleri kullandı:

  • Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan: Anksiyete bozukluğunun kişinin yaşam kalitesini ciddi derecede etkileyebileceğini ancak her hastada mantıklı karar verme yetisini veya hukuki iradeyi tamamen ortadan kaldırmadığını belirtti.

  • Avukat Fatih Karamercan: Bu bozma kararının benzer davalarda mahkemelerin daha titiz vesayet araştırması yapmasına yol açabileceğini söylerken; yalnızca anksiyete teşhisinin veya yeşil reçete kullanımının kısıtlılık için yetmeyeceğini, kişinin hukuki ehliyetini doğrudan engellediğine dair somut bulguların aranması gerektiğini vurguladı.

  • Avukat Özlem Şen: Günümüzde çok sayıda vatandaşın bu tür tedaviler görerek normal ve üretken yaşamlarına devam ettiğini hatırlatarak, mahkemelerce esas incelenmesi gereken unsurun kişinin yargılama sürecini algılayabilme yetisi ve iradesini sağlıklı açıklama gücü olduğunu dile getirdi.

Kaynak: Haber Merkezi