13 Ekim Uluslararası Afet Risklerini Azaltma Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Atlas Üniversitesi Meslek Yüksekokulu İlk ve Acil Yardım Program Başkanı Öğr. Gör. Kadir Şeker, afet anlarında yaşanan ilk dakikaların hayat kurtarmadaki kritik rolüne vurgu yaptı. Profesyonel ekipler olay yerine ulaşana dek geçen sürede bilinçli hareket edilmesinin önemine değinen Şeker, vatandaşların öncelikle kendi güvenliklerini sağlamaları ve yalnızca eğitimini aldıkları ilk yardım uygulamalarını gerçekleştirmeleri gerektiğini belirtti.

Afetlerde Zamanla Yarış ve Can Kayıplarını Azaltma

Afetlerin ardından yaşanan can kayıplarının sınırlandırılmasında, olay yerindeki ilk dakikalarda gerçekleştirilen doğru uygulamalar belirleyici bir faktör oluşturmaktadır. Ağır kanamalar, solunum ve dolaşımın durması, hava yolu tıkanıklıkları, enkaz altında sıkışma ile baş ve boyun travmaları gibi doğrudan yaşamı tehdit eden durumlarda hızlı hareket edilmesi gerekmektedir. Deprem ve benzeri büyük felaketlerde ulaşım yollarının kapanması, iletişim ağlarında kesintiler yaşanması ve profesyonel kurtarma ekiplerinin her noktaya aynı anda erişememesi, çevrede bulunan vatandaşların müdahale kapasitesini ön plana çıkarmaktadır.

Bireysel Güvenlik ve Doğru Acil Çağrı Yönetimi

Afet sonrasında ilk müdahalenin çoğunlukla afetzedelerin yakınları, komşuları veya çevredeki duyarlı kişiler tarafından yapıldığı gözlemlenmektedir. Ancak kopmuş elektrik hatları, gaz sızıntıları ve devam eden artçı sarsıntı riskleri dikkate alınmadan yapılan hamleler, yardım etmek isteyen kişilerin de hayati tehlike altına girmesine neden olabilmektedir. Bu doğrultuda temel ilkenin öncelikle kişisel güvenliği sağlamak olduğu ifade edilmektedir. Ardından 112 Acil Çağrı Merkezi’ne açık ve doğru adres ile yaralı durumu bilgisi iletilmeli, profesyonel ekipler gelene kadar yaralıların yanında kalınarak sakinleştirilmeleri sağlanmalıdır.

Toplumsal Dayanıklılık ve Yanlış Uygulama Riskleri

Afet risklerini azaltma çalışmalarının yalnızca yapısal önlemler ve bina güçlendirmelerinden ibaret olmadığı, toplumun "altın saatler" olarak adlandırılan ilk kritik evrede doğru davranma bilincine sahip olması gerektiği belirtilmektedir. Yeterli bilgiye dayanmayan ve iyi niyetle yapılan müdahaleler yaralıların durumunu daha da ağırlaştırabilmektedir. Omurga şüphesi olan kişilerin bilinçsizce hareket ettirilmesi, yara üzerine tel veya ip gibi malzemelerle uygunsuz turnike uygulanması, yanıklara salça veya yoğurt sürülmesi ve yaralılara su veya ilaç verilmesi sıklıkla yapılan hatalar arasında yer almaktadır.

Sağlık profesyonellerinin ve İlk ve Acil Yardım programı mezunlarının afet yönetiminin her aşamasında kritik görevler üstlendiği aktarılmaktadır. Afet anında kaotik ortamın yönetilmesi ve kısıtlı kaynakların doğru kullanımı adına yapılan "triyaj" (hasta sınıflandırma ve önceliklendirme) işlemlerinde bu personeller liderlik rolü üstlenmektedir. Eğitimli bireylerin ve uzman kadroların varlığı, kriz anlarında paniğin azaltılmasına katkı sağlarken profesyonel ekiplerin iş yükünü de hafifletmektedir.

Afetlere karşı hazırlıklı olma sürecinin felaketler yaşanmadan önce başlaması gerektiği vurgulanmaktadır. Deprem kuşağında yer alan bölgelerde toplumsal afet bilincinin artırılması ve ilk yardım eğitimlerinin yaygınlaştırılması hayati bir sorumluluk olarak öne çıkmaktadır. Yetkili kurumlar tarafından düzenlenen farkındalık ve ilk yardım eğitimlerine katılım sağlanması, afet anındaki dayanışma zincirini güçlendirerek can kayıplarının önüne geçilmesinde temel faktör olmaya devam etmektedir.

Kaynak: Haber Merkezi